Uzman Uyarıyor: Diyabetik Ayak Kader Değil, Önlenebilir
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla artan diyabet, yalnızca kan şekeri dengesini bozan bir hastalık değil; zamanla sinirleri, damarları ve yara iyileşmesini etkileyerek birçok hayati organda ciddi hasarlara yol açabilen önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Diyabetin en ağır ve en sık göz ardı edilen sonuçlarından biri ise diyabetik ayak yaraları.
Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Uzmanı Selim Aydın, diyabetik ayak konusunda toplumdaki farkındalığın son derece yetersiz olduğuna dikkat çekerek, ayakta oluşan küçük yaraların bile “önemsiz” görülmesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtti.
Doç. Dr. Aydın, diyabetli bireylerde ayakta gelişen basit bir çatlak, su toplaması ya da fark edilmeyen küçük bir kesinin kısa sürede kronik yaraya dönüşebildiğini vurgulayarak, “Zamanında ve doğru şekilde tedavi edilmeyen diyabetik ayak yaraları enfeksiyonlara, uzuv kaybına ve hatta yaşam kaybına neden olabilmektedir” dedi.
Uzmanlara göre diyabetik ayak yaralarının önlenmesinde en önemli adım, kan şekerinin düzenli olarak kontrol altında tutulması. Kan şekeri dengesi bozuk olan bireylerde yaraların daha geç iyileştiğini ve enfeksiyon riskinin arttığını belirten Aydın, düzenli hekim kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini vurguladı.
Günlük ayak bakımının diyabet hastaları için hayati önemde olduğunu ifade eden uzmanlar, ayakların her gün dikkatle incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Sinir hasarı nedeniyle his kaybı yaşayan diyabet hastalarının, ayakta oluşan yaraları geç fark edebileceğini belirten Aydın, kızarıklık, çatlak, renk değişikliği, akıntı veya yara fark edildiğinde zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini söyledi.
Evde çıplak ayakla dolaşmanın da ciddi risk oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Aydın, diyabetik ayak yaralarının önemli bir kısmının ev içinde meydana geldiğini ifade etti. Parmak arası terlikler ve ucu açık ayakkabıların tercih edilmemesi gerektiğini vurgulayan Aydın, ayakkabı seçiminde ayağı sıkmayan, yumuşak tabanlı ve iç dikişi olmayan modellerin tercih edilmesini önerdi.
Diyabetik ayak yaralarının en önemli nedenlerinden birinin damar tıkanıklıkları olduğunu söyleyen Aydın, ayakta kan dolaşımı yeterli değilse en iyi yara bakımının bile iyileşme sağlamayacağını belirtti. Bu nedenle tedavinin ilk aşamalarından birinin damar yapısının ayrıntılı olarak değerlendirilmesi olduğunu ifade etti.
Uzmanlar, diyabetik ayak yaralarının “geçer” diye beklenmemesi gerektiğini vurgulayarak, bilinçsiz pansuman, rastgele kullanılan kremler ve bitkisel ürünlerin durumu daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Doç. Dr. Selim Aydın, erken tanı ve multidisipliner yaklaşım sayesinde diyabetik ayak yaralarının büyük bölümünde uzuv kaybının önlenebildiğini belirterek, “Diyabetik ayak kader değildir. Erken müdahale, doğru tedavi ve düzenli takip ile hem ayaklar hem de hayatlar kurtarılabilir” dedi.