KESK Çanakkale’den İş Bırakma Eylemi: “İnsanca Yaşam Bir Tercih Değil, Haktır”
Kamu emekçilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekmek amacıyla KESK Çanakkale Şubeler Platformu tarafından iş bırakma eylemi gerçekleştirildi. Ülke genelinde eş zamanlı olarak yapılan protestoların bir parçası olan eylemde, yüksek enflasyon, yetersiz maaş artışları ve adaletsiz vergi sistemi sert bir dille eleştirildi.
Platform adına yapılan basın açıklamasında, kamu emekçilerinin gelirlerinin hızla eridiği, temel yaşam giderlerinin ise kontrolsüz biçimde arttığı vurgulandı. Açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre dahi Türkiye’nin enflasyon sıralamasında üst sıralarda yer aldığına dikkat çekilerek, “Avrupa Birliği ülkelerinde bir yılda yaşanan enflasyonu biz neredeyse bir ayda yaşıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Maaş artışlarının, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tahminleri ve TÜİK verileri esas alınarak belirlendiği hatırlatılan açıklamada, 2026 yılına taban aylığa 1.000 TL seyyanen artış dâhil yaklaşık yüzde 12,5’lik bir zamla girildiği belirtildi. Ancak bu artışın, hızla yükselen yaşam maliyetleri karşısında anlamını yitirdiği vurgulandı.
KESK Çanakkale Şubeler Platformu, 1 Ocak itibarıyla toplu taşıma, sağlık katılım payları, muayene ücretleri, köprü ve otoyol geçişlerinde en az yüzde 25 oranında artış yaşandığını; kira artışlarının ise ortalama yüzde 35 seviyelerine ulaştığını hatırlattı. Açıklamada, “Maaş zammı diye verilenin büyük bölümü kiraya gitti, kalan kısmı ise vergi dilimleriyle buharlaştı” değerlendirmesi yapıldı.
“Sorun kaynak değil, tercih” başlığı altında bütçe politikalarına da değinilen açıklamada, vergi gelirlerinin önemli bir kısmının faiz, teşvik ve güvenlik harcamalarına aktarıldığı; yoksullukla mücadele ve istihdamı güçlendirecek kalemlerin ise sınırlı kaldığı savunuldu. Platform, Türkiye’nin insanca yaşam koşulları sunabilecek ekonomik kaynağa sahip olduğunu, asıl meselenin bu kaynakların kimler için ve nasıl kullanıldığı olduğunu ifade etti.
Basın açıklamasında talepler de açık şekilde sıralandı. Buna göre; maaşlara derhal ek yüzde 20 artış yapılması, seyyanen ödeneğin taban maaşlara yansıtılması ve emekli aylıklarına eklenmesi, tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi, mülakat uygulamasının kaldırılması, grevli toplu pazarlık hakkının önündeki engellerin kaldırılması ve sendikal mevzuatın evrensel normlara uygun hale getirilmesi istendi. Ayrıca en geç Haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masasının kurulması, en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması ile kira, kreş ve yol yardımı sağlanması talepleri dile getirildi.
Açıklamanın sonunda tüm kamu emekçileri ve toplumun emekçi kesimleri ortak mücadeleye çağrılarak, “Bugün susarsak yarın geç kalırız. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz” mesajı verildi.