ÇOMÜ’den Çığır Açan Buluş: Meme Kanseri Tümörü 10 Dakikada Analiz Edilecek
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), sağlık teknolojileri alanında çığır açabilecek önemli bir çalışmaya imza attı. Üniversite bünyesinde geliştirilen yeni bir tıbbi cihaz sayesinde, meme kanseri ameliyatlarında çıkarılan tümör dokusunun hastadan tamamen temizlenip temizlenmediği ameliyat sırasında yalnızca 10 dakika içinde tespit edilebilecek.
ÇOMÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adem Polat tarafından geliştirilen ve “MamoScope” adı verilen cihaz, mevcut patoloji süreçlerine kıyasla büyük bir zaman ve risk avantajı sunuyor. Hâlihazırda meme kanseri ameliyatlarında alınan doku örnekleri patoloji laboratuvarlarına gönderiliyor ve sonuçların çıkması 2 ila 4 haftayı bulabiliyor. Bu sürede tümörün tam olarak temizlenemediğinin anlaşılması halinde hastalar yeniden ameliyata alınmak zorunda kalıyor.
Bilimsel veriler, meme kanseri ameliyatı geçiren her 100 hastadan yaklaşık 30’unun bu nedenle ikinci bir ameliyat geçirdiğini ortaya koyuyor. Geliştirilen yeni cihaz, bu sorunu ameliyat anında çözmeyi hedefliyor.
Doç. Dr. Adem Polat, cihazın çalışma prensibine ilişkin yaptığı açıklamada, cerrah tarafından çıkarılan tümör dokusunun özel bir görüntüleme ve analiz sistemiyle anında incelendiğini belirterek, “Ameliyat sırasında elde edilen doku, cihaz yardımıyla yaklaşık 10 dakika içinde analiz ediliyor. Böylece tümörün cerrahi sınırlarının temiz olup olmadığı anında görülebiliyor. Bu durum hem hasta sağlığı hem de sağlık sisteminin yükünün azalması açısından son derece önemli” dedi.
Yapay zekâ destekli analiz modülleriyle donatılan cihazın, çıplak gözle tespit edilemeyen mikroskobik tümör yayılımlarını da belirleyebildiği ifade ediliyor. Bu sayede cerrahlar, ameliyat devam ederken gerekli ek müdahaleyi yapma imkânına kavuşuyor.
Uzmanlar, cihazın yaygın kullanıma girmesi halinde hem hastaların ikinci kez ameliyat olma riskinin önemli ölçüde azalacağını hem de sağlık harcamalarında ciddi bir tasarruf sağlanacağını belirtiyor. ÇOMÜ’de geliştirilen bu teknolojinin, klinik testlerin ardından ulusal ve uluslararası sağlık merkezlerinde kullanılması hedefleniyor.