DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Murat CEVAHİR
Murat CEVAHİR
Giriş Tarihi : 19-03-2017 00:00

Türkiye kendisine son formatı mı atıyor?

Devlet örgütlenmiş devasa siyasal bir yapı. Yöneten, düzenleyen, yaptırım koyan, koyduklarını kaldıran, hatta savaşlar çıkarabilen tüzel bir varlık. Yani hukuki, hukuka tabi bir yapı. En azından 300 yıldır böyle. Devletin ele geçirilmesi tabiri kullanıldığında, Louis Bonaparte’ın cumhuriyeti imparatorluğa, Hitler’in Weimar cumhuriyetini parlamento çoğunluğuna dayanarak faşizme dönüştürmesi akla gelir. Bonaparte’ın arkasında 6 milyon Fransız köylüsünün desteği vardı. Hitler'in arkasında da savaştan yenik çıkmış lümpen “proletarya” ve Almanya’nın orta sınıfları. Yani çoğunluk. Çoğunluğun gücünü elde tutanlar, yönlendirip yönetenler, arkalarına aldıkları bu güçle; konjöktürel şartla arafta bir durumdur. Eskiyi tamamen yıkıp yenisini kuracağı meçhuldür. Kurabilirse ve devamlılığını sürdürebilirse yeni kurucu irade olur. Kuramazsa ne olur?  Sanırım “ya yeni bir yol bulunur ya da yeni bir yol yapılır” demekten başka söz yok.

Bizde devleti ele geçirme düşüncesinin kökleri çok eskilere dayanır. Sol kültür içinde bir akım ve küçük bir gurup olarak “sol cuntacılığın” yeri yakın tarihin içinde hafızalardadır. Şüphesiz ki bu akımın temelinde Kemalizmin kurucu volontarizminden derin bir etkilenme vardır. Marksist kökenli solun geleneksel olarak cunta karşıtı olmakla birlikte, sol cuntacılarla 70’lerde esnek bir kardeşliğinin olmadığı da söylenemez. Faşist cunta bir gecede onları tasfiye etti. Bu düşüncenin sönümlenmesi, eleştirilere ve reddiyeye evrilmesi 1980’leri buldu. Genel olarak sağ cenah; darbeler sağ hükümetler iktidarına yapıldığından soldan gelen cunta eleştirilerine çok memnuniyet gösterdi. Onlara göre sol “milli” değildi, “milletine yabancıydı” bu nitelemeden tarihi hakikat çıkardılar. Huzura erdiler.

Volontarizm felsefesinden etkilenen sadece solcular değildir. Genel olarak sağ siyasal yapılardaki etkilenme; özel olarak Türk ırkçı milliyetçilerinde ve siyasal İslamcı yapılarda iktidarın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumu hamur gibi yoğurmak, milliyetçi ve Müslüman nesiller yetiştirmek hülyası biçiminde olmuştur.

Cumhuriyet yeni bir ulus, yeni bir halk demektir. 1789'da Fransa’da ayaklanan La Marseillaise marşının o müthiş nakaratlarının coşkun uğultularıyla meydanlara dökülerek ve savaşarak monark rejimi yıkan halk başka bir halktır. 1917'de Moskova meydanlarında çarlığı yıkan halk da öyle. Mustafa Kemal önderliğinde birleşerek, yediden yetmişe büyük bir coşkuyla savaşarak kurtuluş mücadelesinden zaferle çıkan; yaşasın cumhuriyet, yaşasın istiklal, yaşasın hürriyet uğultularıyla Yeni Türkiye’nin sokaklarını, meydanlarını dolduran halk da öyleDevrimle saltanat ve hilafet lağvedildi. Bağımsız, laik cumhuriyet kuruldu. Osmanlı'nın tebası reaya ümmet; cumhuriyetin halkı, yurttaşı oldu. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti adlı ulus devletin uluslaşma süreci başladı.

İdeolojisiz bir kurucu irade olamaz. Kurucu iradenin cumhuriyeti yeni bir dünya, yeni bir toplum ve yeni bir insan yarama ülküsüdür. Bu ülkü: “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikatı medeniyedir”. “En hakiki mürşit ilimdir fendir” ülküsüdür. Pekiyi yarattı mı? Evet. Tamamlandı mı? Hayır. Bu bir süreçtir. Yüzde 95’i okuma yazama bilmeyen, bacaları tüten fabrikası olmayan, bir evlek toprağa sahip ve muhtaç mazlum ahalinin halk olmak gibi bir kaygısı yoktu. Halk kendisine rağmen halk ve yurttaş yapıldı.

Modern siyaset anlayışı, büyük devrimlerin iki tür şiddet barındırdığı için eleştirilmeye muhtaç olduğunu ileri sürer. İktidarı ele geçirirken ortaya çıkan şiddet. Daha sonra da toplumu yeniden yaratmaya yeltenildiğinde yarattığı şiddet. Bu konu üzerine verilecek cevap tarihsel haksızlıklar karşısında alınacak tutum nasıl olmalıdır sorusunda aranmalı. Cumhuriyetin de tarihi içinde hatalı politikaları olmuştur. Zamanın tarihinin konjöktürel şartlarında değerlendirilmelidir.

Cumhuriyet saltanattan aldığı sorunları 30 yılda çözmek için gösterdiği gayret yetmedi. Korktu. Emperyalist sisteme eklemlendi. Bağımsızlığını kaybetti. Kalkınması yavaşladı. Halkının karnını yeterince doyuramadı, eğitimini sağlayamadı. Bu topraklarda yaşayan herkesi, dinine, diline, ırkına bakmaksızın yurttaş haline getiremedi. Emperyalizm ve işbirlikçilerinin güdümündeki yönetimlerin desteğiyle dinci siyasal akımlar güçlendi. Önce iktidara alternatif oldu sonra da iktidar. Arkalarında gönüllü kul olmaya rıza gösteren büyük kalabalıklar, yani çoğunluk var. Dahası geçen on iki yılda küresel liberalizmin iç entelijansiyası vardı. Düzene örtülü veya açık eklemlenmiş çene suyu çorba satıcısı solcular vardı.

Gömleği çıkardık, muhafazakâr demokratız, medeniyetler ittifakı, Avrupa Birliği'ne giriyoruz, ileri demokrasi, askeri vesayeti bitiriyoruzla başlayıp kazanın altını yaktılar. 2010 referandumuyla hedeflerine varmaya ramak dalmıştı ki, kurbağa pişmek üzereydi ki, kurdukları kleptokratik sistem 17/25'te çatladı. Haziran 2015 seçimlerinde tek başına hükümet etme hakkını kaybettiler. Sandıklı demokrasinin iradesine; olmadı kaybettik, cayıyoruz, bunu kabul etmiyoruz dediler. Liberaller Bonapartizmden bahseder oldu. Çoğunluk arkalarındaydı, yeniden seçim dediler, tekrar kazandılar. Ardından devlet bürokrasisinde örgütlenmiş eski ortaklarının 15 Temmuz darbesiyle karpuz tam yerinde patladı. Karpuzun çürümüş kara çekirdeklerini temizlerken kurdukları rulet masasında kazanan hepsini alırın ince hesapları içten içe yapılırken imdatlarına Türk milliyetçilerinin devletlusu yetişti. Bu sefer de İslamcı-şoven Türkçü ortaklığıyla kalabalık çoğunluğu arkalarına alarak sandıkla rejimi değiştirmek için son formatı atmaya karar verdiler.

15 yılda cumhuriyet rejiminin siyasi ve fiziki tüm omurgası tarumar edildi.

 

  • Laikçilik, laikçi, özgürlükçü laiklik, inançlara saygılı laiklik, sekülarizm, kahrolsun Jakoben laiklik, laiklik bitti; -kebapçıda yoğurt bitti, ayran verelim o da bitmiş gagoz verelim diyen garson gibi- sekülarizm verelim diyen liberallerin dedikleri oldu. 80 yıl kör topal varlığını sürdüren LAİKLİK yıkıldı.

 

  • TSK, kurucu organ olarak cumhuriyet tarihi boyunca devlet siyasetinin temel belirleyicilerinden biri ve önemli siyasal kararların alınmasında başlıca “kontrol ve denge” unsuru olmuştur. Bu omurgaya yönelik ilk etkili darbe, Ergenekon/Balyoz davaları oldu. Bu davalar, “vesayet rejiminin tasfiyesi” “demokratikleşme” gerekçesiyle iç ve dış kamuoyu nezdinde meşru görüldü. Ordunun yapısı, kadroları ve siyasetteki ağırlığında önemli hasarlar oluşturacak darbeler vuruldu. 15 Temmuz darbe girişimiyle Gülencilerin tasviyesi sonrası cumhuriyetin bu temel omurgasının Kemalizm yerine İslamcılık dozunun ağırlıklı olduğu Türk-İslam sentezi ideolojisi temelli yeniden yapılandırılmasının sonuçlarıyla ileride görülecektir.

 

  • Yukarıdaki ifadede anlam bulan tüm esaslar emniyet ve güvenlik kurumları içinde de yaşanmıştır. Aynılık taşır.

 

  • 2010 anayasa değişiklikleriyle yargı alanında yargı ve anayasa yargısında yönetimin geleneksel “vesayetçi” güçlerden alınmasına dayanıyordu. Aslında Gülencilerle beraber yol almışlardı. Ele geçirdiklerini zannettiler. Darbe girişiminden sonra hüsrana uğradılar, bilmiyorduk gördük tasfiye ediyoruz diyorlar. Referandum sonrası  yenisini kuracaklar.

 

  • Eğitimde az da olsa var olan laikliğin temeli yıkıldı. Sistemin dindarlaştırılmasında son derece dönüştürücü yol aldılar. Üniversite sistemi ayrı bir sorun. Üniversitelerden barış imzacılarıyla beraber her tür muhalif düşüncede olanlar da atılmaya başlandı.

 

  • Medya- iletişim haberleşme kanalları ve organları ram altına alındı. “Bazıları, bazı şeylerin bazı yerlerde yayınlanmasını istemez. İşte o şeylere haber diyoruz”. Ve Gazetecilik, habercilik yapıyoruz diyenlerin mekânı mahpushaneler oldu.

 

  • Memur sendikacılığı devlet sendikacılığına ve devletin ideolojik organlarına dönüştürüldü.

 

  • Ekonomi hayatının sivil anayasal kurumları ticaret odaları, odalar ve borsalar birliği gibi birçok meslek örgütlenmeleri devleti yöneten partinin etki alanına sokuldu.

 

  • 14 yılda ekonomik hayatta devlet ihalelerinden beslemeli yeni İslamcı burjuvazi ve yeni orta sınıflar yaratıldı. Cumhuriyetin büyüttüğü küresel sermaye ile birleşmiş sınai ve mali sermayedarı kreman dö krema büyük burjuvazi korkutulup sindirildi.

 

  • Kürt sorunu, çözüm politikaları, etnik Kürt milliyetçiliği, PKK terörü ve devletin uyguladığı havuç ve sopa politikaları ayrı bir sorundur. Terör üretmeye devam ediyor.

 

  • Siyasal İslamcı-mezhepçi, yeni Osmanlıcı yayılmacı dış politika, Suriye’ye müdahale ve askeri operasyonları ayrı bir olay. Sonuçları uzun dönemde bir fecaate dönüşmesi kuvvetle muhtemeldir.

Türkiye’yi de içine alan Ortadoğu coğrafyası, emperyalistler tarafından yenden paylaşılacak alanın ön bölgesidir. Yeniden kurulacak küresel kapitalist- emperyalist çok kutuplu dünyanın alacağı seyirler ülkede strateji ve siyaset üreten,  müesses nizamın görünen görünmeyen temsilcilerince “devletin güvenliği” kavramını öne çıkarmaktadır.

Sonuç olarak: Türkiye Cumhuriyeti (Ecevit hükümeti ve AKP hükümetleri dahil) Avrupa Birliği’ne üyelik perspektifi kapsamında demokratikleşme çabası göstermekle birlikte otoriter yanı ağır basan bir rejimdi. Gezi sürecinden özellikle de Haziran 2015 seçimleri ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşananlarla otoriter rejim, siyasal İslamcı-Türkçü bir ideolojinin totaliterliğine eviriliyor. Sürdürebilirliği var mı? Durum arafta. Olağanüstü hal ve KHK’ler şimdilik sonuç üretiyor, fakat sonrası öngörülemiyor. Bir de Suriye ve uluslararası belirsizlik.

Çareyi baş kurt devletlu ile bir günde buldular. Naomi Klein’ın şok doktrini tezine benzer uygulamalarla düzlüğe çıkmak. Anayasa değişikliği ve referandumuyla başla dediler.Anayasalar ileriye değil geriye dönük yazılırlar. Değişmiş olan rejimi ilan ederler. Araftalar, ya da bir ihtimal daha var; o da, olmak veya olamamak hali.

Başarırlarsa:  Niccolo Machiavelli devlet eliyle toplumu yeniden şekillendirebileceğine dair kanaatini kayda geçirdiği “her şeye gücü yeten devlet” “Prens”  adlı denemesinde teorileştirdiği; kitleleri hamur gibi yoğurarak, halkı görkemli Roma ayarlarına göre yeniden yaratacak, ihya edecek, yeniden birlik olmayı öğrenen halk, yeni Roma cumhuriyetinin adil, adaletli düzeninde yönetilme erdemine kavuşacak; savından aşırma uygulamalarla “İslam milletinin”, "Halil İbrahim milletinin” kutsal devleti kurulacak; ya da bu devlet Thomas Hobbes’un canavar (Leviathan ) devleti gibi; kıracak, dökecek, öldürecek; ama ideal halkı ve devleti (yeniden) inşa edecek. Sonra ne olacak? Sonra toplumsal sözleşmeyle tüm hakların ve toplumsal sosyal hayatın yönetimini (hukuk dahil) egemene devredilmesiyle tıkır tıkır işleyen adil düzen kurulmuş olacak.

Ben yukarıda anlattıklarım üzerinde düşünmeyi şimdilik bıraktım. Yeni rejimin Hitler'in Nazizmi'nin baş ideologlarından biri olan Hobbes’un sosyal sözleşmesi üzerine çalışmış Carl Schmitt’i kim olacak. Merakım bu. Yine de sorayım.

Referandumdan EVET çıkarsa başaracaklar mı? Benim cevabım büyük bir HAYIR. Neden? O da başka yazıya...

 

#HAYIR'lı günler...

NELER SÖYLENDİ?
@
Murat CEVAHİR

Murat CEVAHİR

DİĞER YAZILARI Neoconların Minyatür Osmanlısı.. TÜRKÇELEŞTİRİLMİŞ DİN DİLİ KRALIN SOYTARILARI... Türk Eğitimine Vurulan Kilit TÜRK TANRI'YI KORUSUN...!!! Türk Geni Nedir? Türk Genleri Nelerdir? Türk Haplogrupları Nelerdir? (G, I, J1, J2, L, N, O, Q, R1a, R1b) DEVŞİRME ZİHNİYETİ DEVAM EDİYOR KİMLER MİLLİYETÇİ VE VATANSEVER OLAMAZLAR... TÜRKİYELİLER! 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI ANISINA TÜRKLERİN SON BAŞBUĞU M.KEMAL ATATÜRK ... Türkiye’nin Milli Para’sı yok ANADOLUDA KAYBOLAN GAYRİTÜRKLER...!! Ben Bir TÜRKÜM !... TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDU... ÇOK ŞÜKÜR TÜRKİYE SÖMÜRGE OLMADI,YOKSA...!!! MEVLANA'NIN TÜRK DÜŞMANLIĞI ve BİAT KÜLTÜRÜ ROTARY, LIONS ve MASONLAR Anunnaki'ler (Anunnaku) DEVE BİR GİRERSE.. Laiklik Dinsizlik midir? YALAKA KOYUN, KASABIN KESKİN BIÇAĞINI ÖVERMİŞ. BİR ÜLKE İÇERDEKİ İŞBİRLİKÇİLERLE NASIL ÇÖKERTİLİR! Yeşeren Zehir: Osmanlıcılık İSLAMCILIK VE KÜRTÇÜLÜĞE KARŞI TÜRKÇÜLÜK TÜRK TARİHİNE BAKIŞIMIZ NASIL OLMALIDIR ACELE EDİN ve DEFOLUP GİDİN! ARAP/EMEVİ MİLLİYETÇİLERİ 79 yıllık gaflet uykusu ve sorumluları Atatürk ve Maya Medeniyetleri 15 TEMMUZ’U ANLAMAK! 15 TEMMUZ DARBESİ(!) SAÇMALIĞI 15 TEMMUZ DARBESİ(!) SAÇMALIĞI MİLLİ SİYASET BİZ YENİ BİR ÜLKE KURACAĞIZ TEMEL SORUNUMUZ TÜRKİYE’ YE VE TÜRK ULUSUNA İHANET VE MELANET GÖSTERGELERİ TÜRKLER NEDEN İSLAM’A DİRENDİLER? BİZ, TÜRK’LER KENDİMİZİ TANIYORMUYUZ ? Siyaset meydanı’ndan siyaset pazarına… Gagauzlar: Gök Oğuz’dan Hristiyan Türkler Tengricilikte Oruç Tengricilikte Oruç İbadeti Milleti koruyan zırhlar yok ediliyor MODERN ZAMAN KÖLELİĞİ GÖK TANRI,KÖK TENGRİ,TENGRİCİLİK YADA TENGRİZM BEDENİMİZDEKİ HÜCRELERİ NASIL TESLİM ALDILAR? BİZ NASIL BU KADAR TEPKİSİZ TOPLUM OLDUK? YA DA NASIL VE NEDEN GENLERİMİZLE OYNUYORLAR? Kılavuzu emperyalizm olanın başı beladan kurtulmaz Tüm dünya alfabelerinin kökeni `TÜRK´ alfabesidir.! Göktürk Alfabesi Göktürk Alfabesi SİZLER HANGİ İSLAM'A İNANIYORSUNUZ? TOPLUM PSİKOLOJİSİNİ YÖNLENDİRMEK AKP'nin TÜRKİYE'yi BÖLME PLANI... BESMELE,HAMDELE VE SALVELE İLE SIFIRLANAN TÜRKİYE VE İSLAM... ÜLKÜCÜLÜK VE TÜRKÇÜLÜK 3 MAYIS 1944 TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ Kayın Ağacının Türk Mitolojisindeki Yeri Biat Kültürü ve Günümüze Yansımaları Türk oğlu, Türk kızı Türklüğünü koru! Gök Tanrı'nın Özellikleri (Tengri) MİKROPLAR DEVLETİN TEPESİNE NASIL YERLEŞİR? Türkçülüğün Doğuşu Devlet; sen milletten aldığın bu vergiyi ne yaptın? SON YÜZYILIN EN BÜYÜK İTİRAFLARI ‘Hayır’ aklı temsil eden uygarlık, ‘Evet’ ise akılsızlığın sembolü biatçılıktır YÖRÜKLER - KÖKENİ VE TARİHÇESİ KÜRT ALEVİ YOKTUR ALEVİLER ÖZ BE ÖZ TÜRKTÜR... AKP ADINA İTİRAF: BAŞKANLIK TÜRK KAVMİNE GÖNDERİLEN PEYGAMBER... Geçmişten Günümüze MÜTAREKE BASINI ve ALİ KEMAL’ler… TÜRKÇÜLÜK VE SİYASET Başkanlığa EVET(!) TÜRKİYE'DE TÜRK OLMAK (2) TÜRKLER ASİMİLE EDİLMEK İSTENİYOR TÜRKİYE'DE TÜRK OLMAK ÜMMETÇİ – KÜRTÇÜ DAYANIŞMASI Kokuşmuş Kapitalizmin ,Kokuşmuş Medyası Eski Türklerde Tanrı İnancı Evet şovu için Türkiye’yi aşağılatanlar! TÜRK IRKÇILIĞI TÜRKİYENİN İTİBARI SIFIRLANDI... TÜRKÇÜLERİ VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ AŞAĞILAYAN ALÇAK KRİPTO DÖNME VE NAYLON ETNİK KİMLİKLİLER. Laiklik Fransız değil Türk icadı AMAZON KADINLARI TÜRKTÜ! SÜMERLER…Tarih Türklerde başlar TIKANDI BABA!.. TÜRKİYE ‘YUMUŞAK İŞGAL’ ALTINDA AYYAŞ CIA ve Türklerin genetik şifreleri! Tengricilikte Oruç Dinlerin Ortaya Çıkışına İlişkin Bir Tez: Kleptokrasi Gök Tanrı İnancında İbadetler (Tengricilik'te İbadetler) TÜRKİYE'Yİ KİM SATIN ALIYOR? Ayvacık Depreminden Ne Anlamalıyız? EKONOMİ ÇOK ZORDA DEVLET BİR MİLLETİN GENETİK MİRASIDIR HANGİ REFARANDUM? Son Asırların Acı Gerçeği: Ümmetçi Tuzakları NOSTALJİ... TENGRİCİ TÜRKİYE Atatürk sebataistmidir ? ve Atatürk Mason mudur? NURCULUK DENEN SAYIKLAMA Anadolu Türklerinin Orta Asya Türkleri ile Genetik Benzerlikleri 'Türkler Yüzlerce Yıldır Kendinden Olmayanların Yönetiminde! Devlet Bizim,Ya İktidar?' Yecüc ve Mecüc Türklerdir TÜRK IRKI AK-BABALAR!!! Eski Türk İnancının Adlandırılması Sorunu SEMAVİ DİNLER ASLINDA TENGRİCİLİKTİR SEMAVİ DİNLERİN SÜMER MİTOLOJİSİ OLDUĞU GERÇEĞİ Bozkurt mu? Mankurt mu? Neoconların Minyatür Osmanlısı Osmanlı Türk'mü? Şamanizmden günümüze uzanan ve hala uygulanan Türk adetleri! KÜRESEL SALDIRI: ÖZELLEŞTİRME TÜRK TARİHİNİN BİLİNMEYEN GERÇEKLERİ BİLİNEN İLK TÜRK KİMDİR? ATATÜRK TÜRK TARİH TEZİNİN TASFİYESİ ve TÜRK İSLAM SENTEZCİLİĞİ ATATÜRK’ÜN HAYALİ; “BOZKURT BAŞLI GÖK BAYRAK”…
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA