Advert
DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Metin AKGÜN
Metin AKGÜN
Giriş Tarihi : 27-09-2017 00:00

ÖFKE

Öfke, gazap veya sinirlenmek, kişinin kendi hâkimiyetini yitirerek, kendisine veya başkalarına zarar verebilecek duruma dönüşmesidir. Öfke, ana ve babadan, eş ve kardeşten, evladından, dostlarından ayıran, hatta katil bile yapabilen bir afettir.

Öfke kontrol edilmediğinde ortaya çıkan zararlar, sadece öfke davranışını sergileyenle sınırlı kalmaz. Öfkenin sonuçları, kendisi kadar kişinin etrafındakileri de etkiler. Öfke, insanın heyecanlanmasına, sözlü ya da fiili taşkınlık yapmasına yol açar. (1)

Öfke, kısa süreli delilik olarak tanımlanabilmektedir. Çünkü öfke, akıl kontrolünün belli bir süre yok olmasıdır.

Öfke; engellenme, saldırıya uğrama, tehdit edilme, yoksun bırakılma, kısıtlanma gibi durumlarda hissedilen ve genellikle neden olan şeye veya kişiye yönelik saldırgan davranışlarla sonuçlanabilen oldukça yoğun negatif bir duygudur.

Yazılı ve görsel medyada yer alan haberler ve yaşadığımız çevrede bizzat tanık olduğumuz hadiselere baktığımızda, her geçen gün artan olayların temelinde bir anlık öfkeye dayalı refleks tepkiler, belki daha vahimi olan, anlık tepki verilmeyen ancak daha planlı, daha korkunç neticelere yönelen intikam noktasında yaşanan daha elim hadiseler…

İzledikleri veya tanık oldukları sürecin tesirinde çocuklarımızda bile her geçen gün artan “ÖFKE” halinin yansımaları insanı korkutmalı aslında…

Öfke hissi, insanda, kontrolsüz kaldığında, gözü dönmüş bir cani, dünyalık beklentilerin peşinde çağdaş Firavun’a dönüştürebilir.

Eğer, bu öfke hissi, kontrol altında tutulabilir, dünyalık bekletilerin ötesinde hedefe yönelmede, motivasyon kaynağı olarak denetlenebilir, vatan, millet, devlet, bayrak hassasiyetlerine dönük, Allah’ın rızasına yönelmede denge unsuru olarak kullanılabilir, vicdan mekanizmasının kontrolünde yönetilebilir ise sonuç bir başka olabilir…

Ancak, kontrolsüz öfkenin tesirinde kalan çocukların, yetişkinlerin tepkileri en yakın çevrelerindekinden başlayarak dışarıya devam etmekte. Aile içi şiddete baktığımız zaman; anasını, babasını, bir ömrü paylaştığı eşini, karnındaki evladı ile defalarca bıçaklayacak kadar kendini kaybeden insanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Okuduğumuz, duyduğumuz veya bizzat tanık olduğumuz hadiselerin her geçen gündeki artış yüzde oranları dikkate değer…

Aile içinde öfkeli yaşayan birey, çalıştığı kurumda da çevresine yansıtmakta, kurumlara yansıyan tepkilerin geniş toplum katmanlarına da tesir ederken, çalışılan kurumlardan daha geniş örgütler bazında da yansımaları olmaktadır.

Ülke geneline yansıyabilecek değişkenlerin de bu gergin, öfkeli bireylerin tepkileri ile daha farklı boyutlara ulaşma riski göz ardı edilmemeli...

Oysa; Hz. Peygamber; “"Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır,…” demektedir. Şeytanın tesirinde, öfkenin esiri olmaktan kurtuluş, Allah (c.c.) yolunda teslim olmakla sükunet bulur.

Allah (c.c); “O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.” (Al-i İmran suresi 3/134) der.

Öfkeyi yenmek ilk aşamadır. Ancak tek başına yeterli değildir. İnsan bazen, hınç almak ve şiddetli kin beslemek için öfkesini yutabilir. Bu durumda bir anlık öfke, korkunç bir intikama, dışa vurmuş bir kızgınlık, gizli bir kine dönüşür. Oysa öfke ve kızgınlık, hınç ve kine oranla

daha pâk ve daha temizdir. Bu yüzden, ayeti kerime muttakîlerin ruhlarındaki, bu yenilmiş öfkenin ulaşması gereken sonucunu göstermekte ve bunun affetme, hoşgörü ve serbestlik olduğunu bildirmektedir. (Fizilali’l-Kur’an).

Yine Allah (c.c); “Musa'nın öfkesi yatışınca attığı levhaları yerden aldı. Bu levhalarda Rabblerinden korkanlar için doğru yolu gösteren, rahmet niteliğinde yazılar vardı.” (Araf 7/154.) Derken, “… öfkeyi canlı bir varlık gibi somutlaştırıyor. Bu öfke Musa üzerine çullanan ve onu harekete iten canlı bir varlık gibi tasvir ediliyor. Bu canlı varlık, ondan "el çekip" onu kendi haline terk ettiğinde, Musa kendine geliyor. Öfkesinin dürtüsü ve kendisine hâkim olması nedeniyle attığı levhaları tekrar alıyor... Sonra ayeti kerime, bu levhalarda; Rabblerinden korkan ve O'ndan sakınanlar için bir hidayet ve rahmet bulunduğunu, onların kalplerini doğru yola ilettiğini, onunla rahmete kavuştuklarını bir kere daha belirtiyor. Zaten hidayetin kendisi rahmettir. Nuru bulunmayan sapık kalpten daha bedbahtı yoktur. Hidayete ermeyen ve kesin inanca kavuşmayan başıboş ve şaşkın ruhtan daha bedbahtı düşünülemez. Allah'ın korkusu ve heybeti kalpleri hidayete açar, onları gafletten uyarır, kabul etmeye ve doğru yola hazırlar. (Fizilali’l-Kur’an).

Yine Allah (c.c); “Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde: "Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!" diye niyaz etti.” (Enbiya 21/87). Der.

Bu surede; “Hz. Yunus Allah tarafından bir şehre peygamber olarak gönderilir. Halkı Allah'a çağırır. Halk bu çağrıya olumsuz tepki gösterir. Karşı çıkar. Bunun üzerine Hz. Yunus'un canı sıkılır öfkelenerek onları terk eder. Onları davet ederken karşı karşıya kaldığı zorluklara sabretmez. Ve yüce Allah'ın yeryüzünü ona dar etmeyeceğini sanır. Yeryüzü geniştir, şehirleri çoktur. Yeryüzünde birçok millet yaşamaktadır. Bunlar davete olumsuz tepki gösterip karşı çıkıyorlarsa, yüce Allah onu bir diğer topluma gönderecektir diye düşünür. "Bizim kendisini sıkıntıya uğratmayacağımızı sanmıştı." Yani "onu sıkmayacağımızı sanmıştı" sözünün anlamı budur.

Hz. Yunus'u -selâm üzerine olsun- kabaran öfkesi, boğulacak gibi artan can sıkıntısı, bir deniz kıyısına sürüklemişti. Orada demirlenmiş bir gemi bulur ve biner gemiye. Az sonra yükünün ağırlığından dolayı gemi batacak gibi olur. Bunun üzerine geminin tayfaları "diğer yolcuların boğulmaktan kurtulmaları için içlerinden birini denize atmaktan başka seçenek yoktur" derler. Kura çekerler, kura Hz. Yunus'a çıkar. Tutup atarlar veya kendisi atlar. Bu sırada bir balık tarafından yutulur. Böylece sıkıntısı kat kat artar, dayanılmaz bir sıkıntıya düşer. Karanlıklar içindeyken, balığın karnındayken, denizin ve gecenin karanlıkları içindeyken, "Senden başka ilah yoktur, sen her türlü noksanlıktan münezzehsin, ben gerçekten bir zalim oldum" diye Rabb'ine seslenmişti. Yüce Allah hemen duasına karşılık vermiş, içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtarmıştı.

Kuşkusuz yüce Allah'ın Hz. Yunus'a yönelik rahmeti ve karanlıklar içinde pişmanlığını dile getirdiği duasına olumlu karşılık vermesi mü'minler için bir müjde niteliğindedir. (Fizilali’l-Kur’an).

Bu açıdan; bireysel bazda yaşadığımız öfkenin yarattığı cinnet halimizle aile içindeki birlik ve beraberliği kaybederken, ailede ayrışma, aile içi artan şiddet, aile içinde başlayan, yakın uzak akrabalara da yansıyan cinayetlere kadar uzanabilmekte, uzun yıllara yayılan kan davalarını başlattığını,

Öfkeli fertlerin yaşadığı toplumda da tahammül sınırları daralmış olan insanların, ait oldukları veya kendilerini ait olduklarını zannettikleri, bir başka yönüyle de yalnızlıklarını aşmak

amaçlı bir gruba ait olmak yönündeki arayışlarının yansıması dahilinde, beraber oldukları grupların normlarına uymak zorunda oldukları zannı ile sebebini dahi tam anlamadıkları nedenlerle, bulundukları grupla karşıt gruplar arasında başlayan çıkar veya normlarının çakışmasından kaynaklı öfke halinin doğurduğu gerginliğin yansımalarından kaynaklanan, hızla artan şiddet, terör bir anda toplumsal cinnete dönüşebilir.

Toplumsal cinnetin sadece refleks tepki yerine planlı ve intikam odaklı davranışlara dönüşme riski dahilinde kontrolsüz gelişen hadiselerin ulaşabileceği boyutlar ve bu risklerin hızlı artışının doğurabileceği sonuçlarının, artma ihtimali yükselirken, vatandaşlarımız arasında yayılan terör çatışmalarının, toplumsal ayrışmada onarılması çok daha zor olan ayrışma riskleriyle topluma, toplum liderleri olan kanaat önerlerine önemli mesajlar verdiğini düşünüyoruz.

Bu açıdan baktığımızda; toplumun gerek siyasi temsilcilerine, gerekse kanaat önderlerine öncelikli olmak üzere, her bir ferdine, önce bireysel, sonra toplumda yaşanan öfkenin kontrolünde başarı sağlanması yönünde görev düşmektedir.

Ailede ve toplumsal yapımızda huzuru, birlik ve beraberliğin temini, tesisi ve bunun devamının sağlanması yönünde; bireysel ve toplumsal reflekslerimizi, tepkilerimizi ve daha korkuncu olan, planlı intikam hırsına dönebilen kızgınlığımızı, öfke halimizi kontrol altına almak, bir ve beraber yaşama yönünde kendimizi ve karşımızdaki her bir ferdi, “yaratılanların en şereflisi olduğu farkındalığı içinde,” şartsız kabul ederek, bireysel ve toplumsal farklılıkların zenginliğini yaşama yönünde imani feraset içerisinde, ortak değerlerimizin tebliği yönünde çalışmak gerek.

Elbette, bu samimi gayretin sonucunun ise Allah’ın (c.c.) elinde olacağı kabul noktasına ulaşmaktır.

Rabbim (c.c.) öfkemizi doğru yönetebilmemizi, onun esiri olmamamızı nasip etmesi yönünde en kalbi dualarımızla…

 

Metin AKGÜN

Maarif Müfettişi

Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı

NELER SÖYLENDİ?
@
Metin AKGÜN

Metin AKGÜN

DİĞER YAZILARI MALAZGİRT VE GERÇEKLER Eğitimde Başarı, ‘İnsanı Bilmekle’ Başlar… DOĞRU İSTİKAMET ve DÖNEMLİK DOĞRU İSTİKAMET ve DÖNEMLİK Eğitim, “AKLI” Kullanmayı Kazandırmalıdır… Telafi Eğitimine Hazır mıyız? Engelli Kardeşlerimizi Anlamaya Mecburuz... İnsanın İnşası Mesuliyetimiz; Kriterlerimizi Doğru Seçmektir. Metin AKGÜN - Kavramdan Manaya ‘RAMAZAN’ Eğitimde Yönetsel Körlük Kaynaklı Yanlışlarımız! Çocuklarımızın Şahsiyet Kazanması İçin, Eğitim Şart! Sorumluluk Sahibi Olmak… Başkan AKGÜN’den; Yeni Yıl Mesajı Salgın Sürecinde Eğitimimiz (!) Bizi Biz Kılan Değerlerden Koparılıyoruz. Eğitim, Sadece ‘Akademik Öğrenme’ Değildir. (1) Kaybettiğimiz Değer, “Nezaket…” Toplumsal Kaosun Nedeni, Değerlerimizi Kaybedişimizdir… Eğitimde Kaybettiğimiz Değerlerimiz (2) Eğitimde Kaybettiğimiz Değerlerimiz (1) Verdiğimiz “Eğitim” Bireyi Ne Kadar Erdemli kılıyor. Kovid-19 Salgınının Ekonomi Üzerindeki Etkileri Toplumsal Eğitim Açısından Tiyatro Önemlidir… 6.8’lik Elazığ Depreminin Bilançosu Ağırlaşıyor Türk Her Yerde Türk’tür Farkında Olmadan ‘Şirk’e Kayıyoruz!’ Riyadan Şirke Uzanan Hatalarımız… Milli Beka Mücadelemizde Ana Eksenimiz “EĞİTİM” Olmalıdır. Eğitimde Yaşanan Sorunlarımız, Çözümsüz Değil. Her Sınav, Yeni Bir Başlangıç Olmalı… Refleks Tepkiler, Ağır Bedeller Ödetir… Bir Nesli İnşa Ederken… Başkan Akgün’ün, “Avukatlar Günü’nü” Kutlama Mesajı. “Nevruz” Tarımsal Açısından Bir Fırsat Olabilir… Mesleki Eğitimde Paradigma Değişimi, Hayalin Alt Yapısıyla Başlar. (HAY) TARİFELİ UÇAĞI KAÇIRSANIZ NE HİSSEDERSİNİZ? Eğitimde 2023 Vizyonumuzda “Değerlerimiz” Yer Almalı…(I) “5N 1K” Uygulamasına Farklı bir Bakış… Eğitimde Kalite için; Öz Değerlendirme Şart… Her Şey Mutlu Yarınlarımız için… Çocuklarımızla Hayatı Paylaşalım…(2) Çocuklarımızla Hayatı Paylaşalım…(1) 23 Nisan’ın Mana Derinliği, Bir Günde Bitmemeli… Çanakkale Ruhu, İstiklalimizin Teminatıdır… Eğitime Bakış Açımızı Sorgulamalıyız… Eğitim Sistemimiz “ERÖR” Veriyor… Mesuliyetimiz, Mefkûremizin Derinliğidir Teknik Eğitim Yarınımızdır… Toplumsal Yapıda Değişim, Kavramlarla Başlar. Farkında mıyız? Bu Gün 24 Kasım Öğretmenler Günü… Bugün 29 Ekim, “Cumhuriyetin” Mana Derinliğini Anlamak Gerek… “Neme Lazım Be Sultanım” Deme! Eğitimde “Şiir” Önemlidir… 2017-2018 eğitim ve öğretim yılı başlıyor. Endüstri 4.0 Günlük Hayatımızda Neleri Değiştirebilir? Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ! Nefsin Doymazlığı Peşinde Nereye… İnanmak, Mutluluk İçin En Temel Şarttır… Çanakkale Ruhu, İstiklal Ve İstikbalimizin Teminatıdır Neslin İnşa Sürecinde “TİYATRO!” Önemlidir “Zaman Sana Uymuyorsa Sen Zamana Uyacaksın” Diyorlar! Mutluluk İstemekle Başlar... Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı Akgün'ün -10 Kasım Atatürk’ü anma- Mesajı Yaşadığımız Hayatı, Hissetmeliyiz! Şemdinli’deki Durak Jandarma Karakolu’na yapılan saldırıyı ve Van'da buluşan 16 ilden 181 aşiret temsilcisinin; PKK'ya gösterdikleri tepki Sevmek Ama Nasıl? 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılı, Eğitimde Yeni Bir Başlangıç Olsun. '19 Eylül Gaziler Günü' Kutlama Mesajı 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılı, Eğitimde Yeni Bir Başlangıç Olsun Çocuklarımızın Başarısız Olmasında Sebep Biz Olabilir miyiz? (2) 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun. Basın Açıklaması Çocuklarımızın Başarısız Olmasında Sebep Biz Olabilir miyiz? (1) Bin Aydan Daha Hayırlı olan Kadir Gecemiz Mübarek Olsun İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki Hain Terör Saldırısını Nefretle Kınıyoruz İnsanın yaradılışındaki üç temel özellik ve EĞİTİM! Kardeşliğin Doğduğu, Sevgi Dolu Bir Ramazan Olsun… İnsan Olmak Önemli … Çocuklarımızın Satırlarında 19 Mayıs… Bütün Annelerimizin Mübarek Ellerinden Öpüyoruz. Bütün Annelerimizin Mübarek Ellerinden Öpüyoruz Miraç Kandili Fırsattır Mavi Kurdele! 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun Küçüktük Ufacıktık Top Oynadık Acıktık… Çanakkale Zaferini Doğru Anlamalı ve Anlatmalıyız… Cemreler Gönüllere Düşsün! İnsan Olmak, İnsan Kalabilmek! Nasihat… Zan… İnşanın İnşası Mesuliyetimiz; Kriterlerimizi Doğru Seçmektir Mekke’nin Fethinin Maneviyatında 2016’ı Değerlendirmeliyiz! 24 Kasım Öğretmenler Günümüzü Tebrik Ediyoruz… Eğitim Sürecinde Öğretmen Önemlidir… Çocuklarımız İstikbalimizdir… Bu Ahlaki Çöküşle Nereye Kadar! Metin AKGÜN ;Terörün Kıblesi Yok! Metin AKGÜN ; İSTİKAMET! Birlik ve Beraberlik İçin, Bayramlar Fırsat Olsun! Terörün Yarattığı Zulüm, Milletçe Ciğerimizi Dağlıyor… Bugün 30 Ağustos… Yarının Daha Güzel Olması İçin… AKLIMDASIN ALLAH’IM Baskil Kaysıları Türk Ocakları Genel Merkezinde Şehitler ölmez! Bilakis onlar diridirler Kardeşliğimize Sıkılan, Ciğerlerimizi Dağlayan Kurşun! Bayramlar Fırsattır… Tatilde Hikâyeler Anlatalım Çocuklarımıza! Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan… Devlet… Beraat Gecesi Samimiyet İster… 19 Mayıs 1919 Sıradan Bir Gün Değildi… Bağıranın Önüne Ot Atınca…. Toplumsal Çözülme Sürecine, Değer Eğitimi Odaklı Bakış! 27 Mart Dünya Tiyatro Gününü Fedakarlığın Zirvesinin (İSAR) Yaşandığı ÇANAKAKLE… Değerlerimizi Kazandırmadığımız Nesil Nereye Gider? Toplumsal Değişim Yönetilebilmeli! Özgürlük ve Adalet Kavramlarında Yaşanan İkilem… Küreselleşme Süreci, Geleceğin Eğitimi ve Risklerimiz! M.Ö. 2000 Yıllarından Günümüze Yansıyan DUA! Çocuklarımızı Eğitiyor muyuz? Ekonomik Kalkınmanın Sağlam Temellere Oturması Sürecinde; İNSAN! Eğitim, Geleceği Kazanma Savaşıdır… İnovasyon Hedefinde Yeni Nesil…(2) İnovasyon Hedefinde Yeni Nesil… “HANNAS”’IN VESVESESİ KISKACINDA BİZ! Orta Doğuda Yaşanan Kaos… Askeri Zaferlerin Devamı İçin “Eğitim” Önemli… “Ensar” Olmak Zor... KURT KUZUYU YEMEK İSTİYOR AMA! Kavramdan Manaya “RAMAZAN” Ramazan-ı Şerif Temizlenmek İçin Fırsattır. IRAK DA YAŞANAN KAOS... Adalet İstemek Yetmez, “Adalet” Emek İster. Depremle Yaşamak Analarımız bizim için “Cennettir” Bağımlılıklarımız Bizi Dönüştürüyor…
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor13
  • 2Trabzonspor13
  • 3Adana Demirspor13
  • 4Beşiktaş13
  • 5Galatasaray13
  • 6Gaziantep FK11
  • 7Sivasspor11
  • 8Başakşehir FK00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Hatayspor00
  • 11Kasımpaşa00
  • 12Konyaspor00
  • 13MKE Ankaragücü00
  • 14Ümraniyespor00
  • 15Giresunspor10
  • 16Antalyaspor10
  • 17Kayserispor10
  • 18Fatih Karagümrük10
  • 19İstanbulspor10
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA