Çanakkale Haber

Metin AKGÜN
Köşe Yazarı
Metin AKGÜN
 

Her Şey Mutlu Yarınlarımız için…

Her Şey Mutlu Yarınlarımız için… Çocukların ilk farkına vardıkları temel duygulardan birisidir mutluluk. İlk doğdukları anda; karnının doyduğu, altının kuru olduğu anı yaşadığı, huzur halidir mutluluk… Bu huzur hali;  onların gelişimlerinin olumlu göstergesi, belirleyicisi, yön vericisi ve çıktısıdır…  Mutluluk; literatürde “yaşam doyumu”, “iyi olma” hali olarak da tanımlanmaktadır. Biz insanlar, hızlı değişen dünya gerçeğinde; teknoloji yoğun bir şekilde hayata girmiş, çevre kirliliği, rekabet, toplumsal olaylar, sağlık ve beslenme sorunları gibi birçok olumsuz etmenin tesiri altında mutlu olma mücadelesi veriyor, yaşam doyumu elde etmeye çalışıyoruz. Biz yetişkinlerin mutluluk kriterlerimizde; sağlık, aile, sosyal ilişkiler, güvenlik, özgürlük, ahlaki değerler, gelir, çalışma koşulları gibi daha birçok değişken yer almaktadır. Çocukların mutluluk kriterlerinde ise; sevgi, güven, temel ihtiyaçların giderilmesi, sağlık, iletişim ve oyun gibi değişkenler yer alır. Çocukların mutluluk düzeyinin artması, hayata olumlu bakmalarını ve çevrelerindekilerle olumlu etkileşim kurmalarını,  sağlar. Mutluluğun veya yaşam doyumunun azalması, çocuklarda okul başarısının düşmesi, arkadaş ilişkilerinin zayıflaması, yalnızlık, depresyon, madde bağımlılığı, gibi birçok durumu tetikler. Bu riskler, toplumsal kaosun tetikleyicileridir aslında… Bireyin; özellikle yaşamın ilk yıllarında, hayata olumlu bakabilme ve ümit besleyebilme açısından mutluluk duygusunun güçlü olması gerekmektedir.  Bireyin mutluluğunda hem içsel (algı, dikkat, mizaç vb.), hem dışsal faktörler (aile, okul, arkadaş vb.) etkilidir.  Çocuğun gelişiminde çevresel faktörler fevkalade önemlidir.  Çocukların kendilerini mutlu hissetmelerinde ailenin ve yakın çevrenin önemli etkisi tartışılmaz. Aile içerisinde sevgi, değer verme, açık iletişim, duygusal yakınlık, karşılıklı güvenin olması, destekleyici anne-babaya sahip olma, çocukların mutluluk düzeyini arttırdığı, araştırma sonuçlarıyla sabittir. Eğer anne-baba çocuğun ürettiği fikirleri desteklemez, başarılı olduğu konuları görmezden gelir ve sürekli çocuğunu eleştirir ise bu çocuklar kendi gücünün sınırları konusunda sıkıntı duyar, özgüvenlerini kaybederler. Bu kayıp, onları karşılaştıkları problemlerin çözümüne yönelik çaba harcamak yerine, öğrenilmiş çaresizlik yaşamalarını tetikler. Öğrenilmiş çaresizlik, onları başkalarının kullanmalarına da zemin olur ki, bugün yaşadığımız toplumsal çalkantının, kaosun tetikleyici sebepleri başında yer alır. Oysa anne ve babaları tarafından sevildiklerini hisseden çocuklar, kendilerine dair olumlu bir benlik algısı geliştirir, güven duyguları güçlenir. Olumlu bir benlik algısı gelişen, güven duyguları güçlenen bireyler, anne ve babalarının geliştirmiş oldukları davranış standartlarını daha kolay kabul edip içselleştirirler. Çocuk büyüdükçe aile faktörünün yanında, arkadaşlarla ilişkilerde doyum, okul yaşamı, akademik başarı, kendisinden memnun olma ve yaşadığı yerden doyum alması gibi boyutlar da mutluluğunu etkileyebilir. Mutlu bireyler kendisiyle barışık olup, yakın ve uzak çevresi ile uyumlu, sorun olmak yerine çözüm odaklı yaşayan, kabul alanı geniş, üretici yönüyle de bireysel ve toplumsal katkıları artanlardır. Mutlu bireyler, mutlu toplum olurlar ki, birlik ve beraberliğin de temel harcını teşkil ederler. Çatışmasızlığın da ön şartıdır. Gönül dünyasında huzuru yaşan, kendisiyle barışık bireylerden oluşan toplum, iç dinamikleriyle de hayata olumlu bakar, gelecekten umutlu olur, kendi sorumluluğunuı yerine getirme yönünde de çalışma azim ve kararlığında özverili gayret gösterir. Bu öngörüden hareketle, bugün yaşadığımız sorunların çözüm merkezinde bireylerin mutluluk düzeyinin yer aldığı da söylenebilir. Bu açıdan, anne ve babalarımız, sevgili eğitimcilerimiz, öğretmenlerimiz, eğitim yöneticilerimiz; Eleştirip durduğumuz, sürekli yakındığımız bir sorunu kaynağı olan hatalarımızı fark etmemiz, düzeltme yönünde yeni bir başlangıç yapmamız yönünde yeniden başlamak gerek diye düşünüyor, şahsım ve Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu adına en kalbi duygularla saygılar sunuyorum.     Metin AKGÜN Maarif Müfettişi Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı   -- 
Ekleme Tarihi: 06 Ekim 2018 - Cumartesi
Metin AKGÜN

Her Şey Mutlu Yarınlarımız için…

Her Şey Mutlu Yarınlarımız için…

Çocukların ilk farkına vardıkları temel duygulardan birisidir mutluluk. İlk doğdukları anda; karnının doyduğu, altının kuru olduğu anı yaşadığı, huzur halidir mutluluk…

Bu huzur hali;  onların gelişimlerinin olumlu göstergesi, belirleyicisi, yön vericisi ve çıktısıdır…

 Mutluluk; literatürde “yaşam doyumu”, “iyi olma” hali olarak da tanımlanmaktadır.

Biz insanlar, hızlı değişen dünya gerçeğinde; teknoloji yoğun bir şekilde hayata girmiş, çevre kirliliği, rekabet, toplumsal olaylar, sağlık ve beslenme sorunları gibi birçok olumsuz etmenin tesiri altında mutlu olma mücadelesi veriyor, yaşam doyumu elde etmeye çalışıyoruz.

Biz yetişkinlerin mutluluk kriterlerimizde; sağlık, aile, sosyal ilişkiler, güvenlik, özgürlük, ahlaki değerler, gelir, çalışma koşulları gibi daha birçok değişken yer almaktadır.

Çocukların mutluluk kriterlerinde ise; sevgi, güven, temel ihtiyaçların giderilmesi, sağlık, iletişim ve oyun gibi değişkenler yer alır.

Çocukların mutluluk düzeyinin artması, hayata olumlu bakmalarını ve çevrelerindekilerle olumlu etkileşim kurmalarını,  sağlar.

Mutluluğun veya yaşam doyumunun azalması, çocuklarda okul başarısının düşmesi, arkadaş ilişkilerinin zayıflaması, yalnızlık, depresyon, madde bağımlılığı, gibi birçok durumu tetikler. Bu riskler, toplumsal kaosun tetikleyicileridir aslında…

Bireyin; özellikle yaşamın ilk yıllarında, hayata olumlu bakabilme ve ümit besleyebilme açısından mutluluk duygusunun güçlü olması gerekmektedir. 

Bireyin mutluluğunda hem içsel (algı, dikkat, mizaç vb.), hem dışsal faktörler (aile, okul, arkadaş vb.) etkilidir.

 Çocuğun gelişiminde çevresel faktörler fevkalade önemlidir.  Çocukların kendilerini mutlu hissetmelerinde ailenin ve yakın çevrenin önemli etkisi tartışılmaz.

Aile içerisinde sevgi, değer verme, açık iletişim, duygusal yakınlık, karşılıklı güvenin olması, destekleyici anne-babaya sahip olma, çocukların mutluluk düzeyini arttırdığı, araştırma sonuçlarıyla sabittir.

Eğer anne-baba çocuğun ürettiği fikirleri desteklemez, başarılı olduğu konuları görmezden gelir ve sürekli çocuğunu eleştirir ise bu çocuklar kendi gücünün sınırları konusunda sıkıntı duyar, özgüvenlerini kaybederler.

Bu kayıp, onları karşılaştıkları problemlerin çözümüne yönelik çaba harcamak yerine, öğrenilmiş çaresizlik yaşamalarını tetikler.

Öğrenilmiş çaresizlik, onları başkalarının kullanmalarına da zemin olur ki, bugün yaşadığımız toplumsal çalkantının, kaosun tetikleyici sebepleri başında yer alır.

Oysa anne ve babaları tarafından sevildiklerini hisseden çocuklar, kendilerine dair olumlu bir benlik algısı geliştirir, güven duyguları güçlenir.

Olumlu bir benlik algısı gelişen, güven duyguları güçlenen bireyler, anne ve babalarının geliştirmiş oldukları davranış standartlarını daha kolay kabul edip içselleştirirler.

Çocuk büyüdükçe aile faktörünün yanında, arkadaşlarla ilişkilerde doyum, okul yaşamı, akademik başarı, kendisinden memnun olma ve yaşadığı yerden doyum alması gibi boyutlar da mutluluğunu etkileyebilir.

Mutlu bireyler kendisiyle barışık olup, yakın ve uzak çevresi ile uyumlu, sorun olmak yerine çözüm odaklı yaşayan, kabul alanı geniş, üretici yönüyle de bireysel ve toplumsal katkıları artanlardır.

Mutlu bireyler, mutlu toplum olurlar ki, birlik ve beraberliğin de temel harcını teşkil ederler. Çatışmasızlığın da ön şartıdır.

Gönül dünyasında huzuru yaşan, kendisiyle barışık bireylerden oluşan toplum, iç dinamikleriyle de hayata olumlu bakar, gelecekten umutlu olur, kendi sorumluluğunuı yerine getirme yönünde de çalışma azim ve kararlığında özverili gayret gösterir.

Bu öngörüden hareketle, bugün yaşadığımız sorunların çözüm merkezinde bireylerin mutluluk düzeyinin yer aldığı da söylenebilir.

Bu açıdan, anne ve babalarımız, sevgili eğitimcilerimiz, öğretmenlerimiz, eğitim yöneticilerimiz;

Eleştirip durduğumuz, sürekli yakındığımız bir sorunu kaynağı olan hatalarımızı fark etmemiz, düzeltme yönünde yeni bir başlangıç yapmamız yönünde yeniden başlamak gerek diye düşünüyor, şahsım ve Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu adına en kalbi duygularla saygılar sunuyorum.

 

 

Metin AKGÜN

Maarif Müfettişi

Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

 


-- 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

14
Şubat
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.