DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Levent GÜLTEKİN
Levent GÜLTEKİN
Giriş Tarihi : 18-11-2020 14:48

Trump hayranlığı, Biden’ın yarattığı heyecan ve bizim halimiz

Fakat kimi muhaliflerin, bu hayranlığın nedenleri üzerine yaptığı değerlendirmelerde hayli yüzeysel kaldığını düşünüyorum. 

Çünkü bu hayranlığa neyin kaynaklık ettiği üzerine pek kafa yorulmuyor. 

Halbuki mevcut durumdan bir çıkış yaratmak için bu konu derinlemesine tartışılmalı.

Reklam

Bu desteğin ardında yatan tek neden, Trump’ın Erdoğan ve iktidarı için daha yararlı görülmesi değil. 

Bana göre iktidar taraftarlarının Trump hayranlığı iki nedene dayanıyor.

Birincisi: Tıpkı seçmenleri gibi Trump’ı müesses nizama meydan okuyan bir aktör olarak görmeleri.

Yani toplumları sömüren, dahası toplumları yoksullaştıran mevcut dünya düzenine boyun eğmeyen, meydan okuyan, kural tanımayan bir siyasi aktör imajı dünyanın farklı ülkelerinde Trump taraftarlarının oluşmasına neden oldu. 

Dahası, Amerikalı siyasetçi, aydın, sanatçı, işinsanı ve gazetecilerin ‘demokrasi için’ diyerek Trump’a karşı birlik olması sadece ABD’de değil başka ülkelerde de bu algının güçlenmesini sağladı. 

Mesela İsrail’de başbakan Netanyahu’ya, Brezilya’da devlet başkanı Bolsonaro’ya, Macaristan’da başbakan Orban’a, Fransa’da aşırı sağcı parti lideri Marine Le Pen’e ve daha birçok ülkede bu türden siyasetçilere oy veren seçmenlerin önemli bir kısmının tam da bu nedenle Trump’ın kazanmasını istediğini sanıyorum. 

Çünkü bu seçmenler, kendi ülkelerinde desteklediği siyasetçilere de benzer bir misyon yüklediği için bir anlamda onları Trump’la özdeşleştirdi. 

Giderek artan yoksulluk ve işsizlik gibi sorunların kaynaklık ettiği, kimlik ve inanç gibi değerler üzerinden oluşan milliyetçilik refleksiyle hareket eden, ötekini dışlayan, düşman gören, sorunlarını demokrasi dışı yollarla, yani çatışmayla, kavgayla, kendinden olmayanı dışlayarak, içe kapanarak çözeceğini düşünen milyonlar var.

Dahası her ülkede demokrasi, insan hakları, eşitlik gibi değerlerin bu sorunları çözmediğini, hatta bu değerlerin, sömürü düzenini sürdürmek için elit zümre tarafından bir örtü olarak kullanıldığını düşünen ve bu değerleri umursamayan güçlü bir damar var. 

Bütün dünyada esas sorunun bu aktörler değil, toplumlarda giderek daha da kalıcı hale gelen hatta büyüyen bu anlayış olduğu yönünde tartışmalar sürüyor.

Sorunun çözümüne yönelik benzer tartışmaları bizim de kendi ülkemiz için yapmamız gerekiyor. 

Türkiye’deki Trump hayranlığının ikinci nedeni ise: Rakibi Biden’ın seçim sürecinde aleni bir şekilde Türkiye’yi tehdit emiş olması. 

Yani Trump taraftarlığının altında yatan en önemli diğer neden, bu insanların gözünde Biden’a karşı durmanın Türkiye’nin yanında durmakla bir tutulması.

Böyle görüldüğü için Trump’ın gidişine sevinenler her ne kadar “Biden’ın kazanmasına değil Trump’ın kaybetmesine seviniyorum” dese de Türkiye karşıtı olarak algılanıyor. 

Diğer taraftan Trump’ın bazı meselelerde Erdoğan’ı koruması, Kongre’nin yaptırım taleplerine prim vermemesi, Erdoğan ile iyi geçinmeye özen göstermesi…

Bütün bunlar muhaliflerdeki Trump karşıtlığının ve Biden’a yönelik çekingen hayranlığın, Erdoğan ve Türkiye karşıtlığından kaynaklandığının düşünülmesine neden oluyor.

Kimilerinin “Ama bütün bunların hiçbiri gerçek değil ki” dediğini duyar gibiyim. 

Gerçeğin ne kıymeti var?

Sosyologlar, psikologlar, bilim insanları “Post truth çağındayız” diye yazıp durmuyor mu?

Yani düşüncenin yerini duygunun, doğrunun yerini kurgunun/algının, gerçeğin yerini imitasyonun aldığını söylüyorlar. 

Dahası bütün bunların birey ve toplumların normlarını, kişiliklerini, etik anlayışlarını, kültürlerini, ekonomiyi, politikayı, ideolojileri… yani her şeyi sil baştan şekillendirdiğini anlatıyorlar. 

Bu nedenle insanların gerçeklerden daha çok, oluşan algılarla hareket ettiğini söylüyorlar. 

Esas mesele “Hayır gerçek o değil” deyip bildiğimizi mi uygulayacağız yoksa bu algıyı yönetmeye mi çalışacağız?

Sorumluluk duygusuyla, toplumu esir alan algının oluşmasına kaynaklık eden sorunlarla mı mücadele edeceğiz yoksa o algıya teslim olanlarla inatlaşarak güçlenmesine katkı mı vereceğiz? 

Umurumuzda olan anlık duygusal tatminlerimiz, kişisel, partisel kazanımlarımız mı yoksa ülke için köklü bir çözüm mü?

Toplumu değiştirmeyi mi dert edineceğiz yoksa kişiler üzerinden tartışma yürüterek/ konum belirleyerek oluşan gruplaşmaların daha da katılaşmasına katkı mı sunacağız? 

Bu toplum kesimlerine sorunları çözmek için benimsediği yolun, yöntemin doğru olmadığını anlatmak, dahası sözümüzün etkisini sağlamak için oluşan/oluşturulan bu algıyı hesaba katarak söz ve davranışlarımıza çeki düzen verecek miyiz yoksa bu algıyı umursamayıp bildiğimizi okuyarak bu damarın büyümesine katkı mı vereceğiz? 

Bu sorular sanırım hepimizi ilgilendiren sorular.

Esas derdimiz ülkeyse, demokrasiyse, barışçı, özgürlükçü, adil bir toplum yapısının oluşmasıysa yapmamız gereken duygularımızı tatmin edecek söz ve davranışlardan uzaklaşıp toplumları teslim alan algıyı yönetecek, zayıflatacak bir yaklaşım ortaya koymak.

ABD’de medyanın önemli bir bölümünün, birçok sanatçı, işinsanı ve siyasetçinin karşısında birleşmesine rağmen Trump oyunu bir önceki seçime göre 5 milyon artırarak yüzde 48 oy alıp birkaç kritik eyaletteki toplamda 150-200 bin oy farkla başkanlığı kaybetti.

Muhtemel bir başarısızlığın 2024 seçimlerinde ABD’de nasıl bir tablo ortaya çıkaracağını az çok hepimiz tahmin edebiliyoruz.

Aynı tahmini kendi ülkemiz için de yapabiliriz.

O nedenle mesele bir kişiyi yenmek, iktidardan alaşağı etmek değil, o kişilere can veren toplumsal kesimlerin zihinsel dönüşümünü sağlayacak bir yaklaşım geliştirmek. 

Bunun için de kavgayı, aşağılamayı, hakareti, laf sokmayı, algıya teslim olmuş toplum kesimlerinin çelişkileriyle alay etmeyi, dahası başkasının kazanımlarına taraftar olmayı değil, sorunun kaynağını anlamayı, o toplum kesimiyle konuşmayı tercih etmeli, dahası sorunlara sağlıklı çözüm yolları üreten bir yol ve yöntem geliştirmeliyiz.

Levent GÜLTEKİN

Levent GÜLTEKİN

DİĞER YAZILARI Trump hayranlığı, Biden’ın yarattığı heyecan ve bizim halimiz 18-11-2020 14:48 Vazgeçmeyeceğiz, teslim olmayacağız! 17-03-2020 12:07 Türkiye’nin beka sorunu 05-02-2019 21:35 Türkiye’ye zarar vermek isteyen bir odak olsaydı neler yapardı? 12-03-2018 00:43 Beka sorunu: Erdoğan’ın mı Türkiye’nin mi? 15-10-2017 20:14 AK Parti’nin kendi seçmenine yaptığı büyük kötülük 25-08-2017 21:23 AK Parti’deki ‘metal yorgunluğu’ 22-07-2017 21:13 Hak, Hukuk, Adalet… 10-07-2017 02:00 Erdoğan’ın korkusu 03-07-2017 01:23 İçimizdeki köle ruhlular… Ve bana müsaade 01-06-2017 22:11 Barzani, PYD ve Türkiye’nin akıl almaz işleri 25-05-2017 00:13 Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik 15-05-2017 21:05 Düşün yakamızdan! 06-05-2017 21:40 Türkiye’nin önündeki tarihi fırsat 01-05-2017 10:28 Peki şimdi ne olacak? Ya da ne yapmalıyız? 25-04-2017 23:57 Referandum sonuçları ne anlama geliyor? 19-04-2017 01:15 Niçin ‘Hayır’ diyorum? 11-04-2017 01:09 Ucuz kabadayılığın ağır faturası 02-04-2017 21:47 Bu vicdansızlığa ‘Evet’ diyecek misiniz? 29-03-2017 11:57 Müslümanlar ile Erdoğanistlerin çatışması 20-03-2017 11:24 Türkiye’ye kötülük yapanlar kimler? 12-03-2017 21:12 Avrupa, Türkiye’den ne istiyor? 05-03-2017 23:17 Evet/Hayır… Kimlerdeniz, neyden yanayız? 05-03-2017 18:49 Türkiye’nin yeni istikameti 25-02-2017 20:38 Hak, hukuk, adalet ve Allah korkusu 12-02-2017 20:14 Türkiye’nin önündeki en büyük tehlike 07-02-2017 00:12 Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa ne olur, ‘Hayır’ çıkarsa ne olur? 22-01-2017 22:43
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor820
  • 2Fenerbahçe920
  • 3Galatasaray917
  • 4Gaziantep FK914
  • 5Fatih Karagümrük913
  • 6Başakşehir FK913
  • 7Beşiktaş813
  • 8Konyaspor812
  • 9Çaykur Rizespor812
  • 10Kasımpaşa912
  • 11Hatayspor712
  • 12Göztepe811
  • 13Yeni Malatyaspor811
  • 14Sivasspor89
  • 15Trabzonspor99
  • 16Antalyaspor99
  • 17BB Erzurumspor88
  • 18Kayserispor87
  • 19Gençlerbirliği85
  • 20Denizlispor85
  • 21MKE Ankaragücü72
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Anafartalar Market 16. Şube Açılışı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
İYİ Parti ÇTSO ve Esnaf Odaları Ziyareti
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA