Levent GÜLTEKİN
Levent GÜLTEKİN
Giriş Tarihi : 05-02-2019 21:35

Türkiye’nin beka sorunu

İktidar sıklıkla Türkiye’nin bir beka sorunu olduğuna vurgu yapıyor. Bu vurgu her seçim öncesi daha da yoğunlaşıyor.

Muhalefet ise ‘böyle bir sorunun olmadığını, iktidarın bir algı operasyonu yaptığını’ söylüyor.

Esasında ülke gerçek anlamda bir beka sorunuyla karşı karşıya.

“Hayır böyle bir sorun yoktur” demek durumu normalleştirmektir.

Yapılması gereken beka sorununa neyin kaynaklık ettiğini topluma açık ve net bir şekilde anlatmaktır.

Ülke ciddi anlamda bir beka sorunuyla karşı karşıya.

Çünkü:

Bir ülkede bağımsız yargı yoksa…

Ülkeyi yönetenler aleni bir şekilde anayasayı hiçe sayıyorsa…

Kamu adına iktidarı denetleyecek ve ülkede olup biteni topluma anlatacak bağımsız bir medya yoksa…

Ülke tek adam rejimine teslim olmuşsa…

Devlet parti devletine dönüşmüşse…

Meclis bütünü ye etkisiz hale getirilmişse…

Seçimlerin demokratik meşruiyetine gölge düşürecek uygulamalar her geçen gün daha da artıyorsa…

Ülke yönetiminde, iktidarda kalmayı her şeyden daha önemli gören bir anlayış varsa…

Ülkeyi yönetenler toplumun yarısını düşman görüyor ve bu düşmanlığı körüklemekten zerre kadar imtina etmiyorsa…

Bir mafya özentisi topluma “Silahlanın” diyerek alenen iç savaş çağırısı yaparken tek bir savcı da çıkıp “Gel bakalım buraya sen ne diyorsun?” diye sormuyorsa…

Bu mafya özentisinin akıl almaz çağrısına iktidarın tek bir mensubundan bir itiraz, kınama gelmiyorsa…

Bizim gibi dinle toplumsal ilişkisini sağlıklı bir zemine oturtamamış ülkeler için çok önemli işlevi olan laiklik açık bir şekilde tahrip ediliyorsa…

Özgürlükler kısıtlanmış, demokrasi askıya alınmışsa…  

Liyakat bütünüyle devre dışı bırakılmış, vasat insanlar ülke yönetiminde söz sahibi yapılmışsa…

“Dindar nesil yetiştireceğiz” saçmalığıyla eğitim dünya gerçeklerinden koparılıp koca bir nesil cehalete mahkum ediliyorsa…

Toplumu birbirine bağlayan değerler hoyratça tahrip ediliyorsa…

İktidar hamasete teslim olduğu için ekonomideki çöküşe sağlıklı bir tedbir alınamıyorsa ve yoksulluk ülkede dalga dalga yayılıyorsa…

O ülke gerçek anlamda bir beka sorunuyla karşı karşıya demektir.

Bütün bunlar ortadayken iktidar gerçekleri saptırıp kendi siyasi sorumluluğunu gözden kaçırarak “Ülkede beka sorunu var” diyor.

Muhalefet ise “Hayır, beka sorunu yok” diyor.

Ülkeyi yıkıma sürükleyen politikaların sorumlusu iktidar seçimleri bir beka sorunu haline getirirken ülkeyi yıkımdan kurtarmakla sorumlu muhalefet ise “Hayır, bu sadece bir belediye seçimi” diyerek durumu, yaşananları normalleştiriyor.

Gerçekten merak ediyorum: Muhalefetin, ülkenin gerçek bir beka sorunuyla karşı karşıya kaldığını görmesi, kavraması için daha ne olması gerekiyor?

Daha ne olursa “Ülke gerçekten büyük bir tehlike altında” diyecekler?

Böyle durumlarda ister genel, ister yerel olsun her seçimin, durumu topluma anlatmak ve toplumu uyarmak için en önemli fırsat olduğunu anlaması için daha ne olması gerekiyor.

Toplumdaki beka sorunu korkusunun kaynağı Irak, Suriye, Libya gibi ülkelerde yaşananlar.

Son olarak Venezuela’daki gelişmeler de bu korkuyu tetikledi.

Peki ne oldu bu ülkelerde?

Niçin büyük bir yıkıma sürüklendiler?

Bu ülkelerin ortak özelliği yukarıda saydığım sorunları yaşamış olmaları.

Yani demokrasiyi, hukuku, özgürlükleri, bağımsız medyayı, bağımsız yargıyı yok edip tek adam rejimine teslim olmaları.

Yönetimleri, ülkelerini dış güçlerin operasyonlarına karşı korunaksız hale getirmiş olmaları.

Birkaç yıl önce bir yazımda söylemiştim, yeri gelmişken tekrar edeyim: Irak’ı dış güçler değil muhalefeti susturan, demokrasiyi yok eden, tek adam rejimi kuran, halkını yoksulluğa mahkum eden ve nihayetinden ülkesini dış güçlerin hedefi haline getiren Saddam yıktı.

Suriye’yi dış güçler değil, onlarca yıl baskıcı politikalarla muhalefeti susturan, bağımsız medyayı yok eden, özgürlükleri kısıtlayan ve halkını yoksulluğa mahkum edip nihayetinde de ülkesini dış kaynaklı kışkırtmalara açık hale getiren Esad ailesi yıktı.

Venezuela’yı dış güçlerin hedefi haline getiren; tek adam rejimi kurarak ülkeyi yoksulluğa, açılığa mahkum eden, seçimlerin demokratik meşruiyetini ortadan kaldıran, muhalefeti baskıyla, tehditle susturan, anayasayı askıya alan Maduro oldu.

Bütün bu liderlerin yaptığının aynısını yapıp sonra da ülkenin karşı karşıya kaldığı beka sorununu dış kaynaklı göstermek için insanın ya kötü niyetli olması lazım ya da aklını bütünüyle kaçırmış olması lazım.

Bütün bu ülkelerin uyguladığı politikaların benzeri uygulanırken “Ülkenin beka sorunu yok” demek de ülkede tam olarak ne olduğunu kavrayamamaktır.

Muhalefet ülkeyi tümüyle saran krizi göremiyor.

İktidarın, aslında kendisinin sebep olduğu beka sorununu ise muhalefet sadece inkar ediyor.

Ülke cidden beka sorunyla karşı karşıya.

Muhalefete düşen, önümüzdeki seçimleri “Bu, belediye seçimidir” deyip karşı karşıya olduğumuz tehlikeyi topluma anlatmaktan kaçınmak değil, her seçimi bir referanduma dönüştürmek, her seçimi durumun vahametini topluma anlatmak için bir fırsat olarak kullanmaktır.

Diğer taraftan “Aman beka sorunu var” deyip iktidarın arkasında hizaya giren kimi ulusalcıları, milliyetçileri gerçekten hiç anlamıyorum.

Laikliğin olmadığı bir Türkiye zaten yıkıma sürüklenmiş bir ülkedir.

Bir mafya özentisinin aleni bir şekilde toplumun bir yarısını diğer yarısına karşı silahlanmaya çağıracak cesareti bulması ve iktidarın buna müsamaha göstermesi gerçek bir beka sorunudur.  

Eğitimi çökmüş, bilimden, sanattan, felsefeden uzaklaşmış bir ülke zaten ciddi anlamda bir beka sorunuyla karşı karşıya demektir.

“Beka sorunu var” diyerek tüm bu sorunlara kaynaklık eden politikaların uygulayıcısı iktidarın yanında kümelenmek…  

Hakikaten anlaşılır gibi değil.

Halbuki bu tehlikeyi atlatmamızın yolu bütün bunlara neden olan iktidarın etrafında kenetlenmek değil, ona meşruiyet sağlayacak söz ve davranışlardan kaçınmaktır.

Kısaca özetleyeyim: Ülke gerçekten de bir beka sorunuyla karşı karşıya.

Bunun nedeni dış güçlerin hesapları değil ülkeyi dış güçlerin operasyonuna açık hale getiren politikalar ve yönetim anlayışı.

Her seçim, karşı karşıya olduğumuz bu tehlikeyi topluma anlatmak için büyük bir fırsat.

Bu fırsatı tepmek, ülke böyle bir tehlikeyle karşı karşıya değilmiş, her şey normalmiş gibi davranmak “Bu, yerel seçimdir” deyip yol, köprü konuşmak hakikaten anlaşılır bir durum değil.

Çünkü bu seçimin sadece bir yerel seçim olmadığını seçimler sonuçlandığında hepimiz göreceğiz.   

DİKEN.COM.TR

Levent GÜLTEKİN

Levent GÜLTEKİN

DİĞER YAZILARI Türkiye’nin beka sorunu 05-02-2019 21:35 Türkiye’ye zarar vermek isteyen bir odak olsaydı neler yapardı? 12-03-2018 00:43 Beka sorunu: Erdoğan’ın mı Türkiye’nin mi? 15-10-2017 20:14 AK Parti’nin kendi seçmenine yaptığı büyük kötülük 25-08-2017 21:23 AK Parti’deki ‘metal yorgunluğu’ 22-07-2017 21:13 Hak, Hukuk, Adalet… 10-07-2017 02:00 Erdoğan’ın korkusu 03-07-2017 01:23 İçimizdeki köle ruhlular… Ve bana müsaade 01-06-2017 22:11 Barzani, PYD ve Türkiye’nin akıl almaz işleri 25-05-2017 00:13 Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik 15-05-2017 21:05 Düşün yakamızdan! 06-05-2017 21:40 Türkiye’nin önündeki tarihi fırsat 01-05-2017 10:28 Peki şimdi ne olacak? Ya da ne yapmalıyız? 25-04-2017 23:57 Referandum sonuçları ne anlama geliyor? 19-04-2017 01:15 Niçin ‘Hayır’ diyorum? 11-04-2017 01:09 Ucuz kabadayılığın ağır faturası 02-04-2017 21:47 Bu vicdansızlığa ‘Evet’ diyecek misiniz? 29-03-2017 11:57 Müslümanlar ile Erdoğanistlerin çatışması 20-03-2017 11:24 Türkiye’ye kötülük yapanlar kimler? 12-03-2017 21:12 Avrupa, Türkiye’den ne istiyor? 05-03-2017 23:17 Evet/Hayır… Kimlerdeniz, neyden yanayız? 05-03-2017 18:49 Türkiye’nin yeni istikameti 25-02-2017 20:38 Hak, hukuk, adalet ve Allah korkusu 12-02-2017 20:14 Türkiye’nin önündeki en büyük tehlike 07-02-2017 00:12 Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa ne olur, ‘Hayır’ çıkarsa ne olur? 22-01-2017 22:43
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
23 Nisan 2018 Solo Türk Gösterisi
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
İYİ Parti ÇTSO ve Esnaf Odaları Ziyareti
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA