Metin AKGÜN
Metin AKGÜN
Giriş Tarihi : 27-09-2017 20:56

ÖFKE

Öfke, gazap veya sinirlenmek, kişinin kendi hâkimiyetini yitirerek, kendisine veya başkalarına zarar verebilecek duruma dönüşmesidir. Öfke, ana ve babadan, eş ve kardeşten, evladından, dostlarından ayıran, hatta katil bile yapabilen bir afettir.

Öfke kontrol edilmediğinde ortaya çıkan zararlar, sadece öfke davranışını sergileyenle sınırlı kalmaz. Öfkenin sonuçları, kendisi kadar kişinin etrafındakileri de etkiler. Öfke, insanın heyecanlanmasına, sözlü ya da fiili taşkınlık yapmasına yol açar. (1)

Öfke, kısa süreli delilik olarak tanımlanabilmektedir. Çünkü öfke, akıl kontrolünün belli bir süre yok olmasıdır.

Öfke; engellenme, saldırıya uğrama, tehdit edilme, yoksun bırakılma, kısıtlanma gibi durumlarda hissedilen ve genellikle neden olan şeye veya kişiye yönelik saldırgan davranışlarla sonuçlanabilen oldukça yoğun negatif bir duygudur.

Yazılı ve görsel medyada yer alan haberler ve yaşadığımız çevrede bizzat tanık olduğumuz hadiselere baktığımızda, her geçen gün artan olayların temelinde bir anlık öfkeye dayalı refleks tepkiler, belki daha vahimi olan, anlık tepki verilmeyen ancak daha planlı, daha korkunç neticelere yönelen intikam noktasında yaşanan daha elim hadiseler…

İzledikleri veya tanık oldukları sürecin tesirinde çocuklarımızda bile her geçen gün artan “ÖFKE” halinin yansımaları insanı korkutmalı aslında…

Öfke hissi, insanda, kontrolsüz kaldığında, gözü dönmüş bir cani, dünyalık beklentilerin peşinde çağdaş Firavun’a dönüştürebilir.

Eğer, bu öfke hissi, kontrol altında tutulabilir, dünyalık bekletilerin ötesinde hedefe yönelmede, motivasyon kaynağı olarak denetlenebilir, vatan, millet, devlet, bayrak hassasiyetlerine dönük, Allah’ın rızasına yönelmede denge unsuru olarak kullanılabilir, vicdan mekanizmasının kontrolünde yönetilebilir ise sonuç bir başka olabilir…

Ancak, kontrolsüz öfkenin tesirinde kalan çocukların, yetişkinlerin tepkileri en yakın çevrelerindekinden başlayarak dışarıya devam etmekte. Aile içi şiddete baktığımız zaman; anasını, babasını, bir ömrü paylaştığı eşini, karnındaki evladı ile defalarca bıçaklayacak kadar kendini kaybeden insanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Okuduğumuz, duyduğumuz veya bizzat tanık olduğumuz hadiselerin her geçen gündeki artış yüzde oranları dikkate değer…

Aile içinde öfkeli yaşayan birey, çalıştığı kurumda da çevresine yansıtmakta, kurumlara yansıyan tepkilerin geniş toplum katmanlarına da tesir ederken, çalışılan kurumlardan daha geniş örgütler bazında da yansımaları olmaktadır.

Ülke geneline yansıyabilecek değişkenlerin de bu gergin, öfkeli bireylerin tepkileri ile daha farklı boyutlara ulaşma riski göz ardı edilmemeli...

Oysa; Hz. Peygamber; “"Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır,…” demektedir. Şeytanın tesirinde, öfkenin esiri olmaktan kurtuluş, Allah (c.c.) yolunda teslim olmakla sükunet bulur.

Allah (c.c); “O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.” (Al-i İmran suresi 3/134) der.

Öfkeyi yenmek ilk aşamadır. Ancak tek başına yeterli değildir. İnsan bazen, hınç almak ve şiddetli kin beslemek için öfkesini yutabilir. Bu durumda bir anlık öfke, korkunç bir intikama, dışa vurmuş bir kızgınlık, gizli bir kine dönüşür. Oysa öfke ve kızgınlık, hınç ve kine oranla

daha pâk ve daha temizdir. Bu yüzden, ayeti kerime muttakîlerin ruhlarındaki, bu yenilmiş öfkenin ulaşması gereken sonucunu göstermekte ve bunun affetme, hoşgörü ve serbestlik olduğunu bildirmektedir. (Fizilali’l-Kur’an).

Yine Allah (c.c); “Musa'nın öfkesi yatışınca attığı levhaları yerden aldı. Bu levhalarda Rabblerinden korkanlar için doğru yolu gösteren, rahmet niteliğinde yazılar vardı.” (Araf 7/154.) Derken, “… öfkeyi canlı bir varlık gibi somutlaştırıyor. Bu öfke Musa üzerine çullanan ve onu harekete iten canlı bir varlık gibi tasvir ediliyor. Bu canlı varlık, ondan "el çekip" onu kendi haline terk ettiğinde, Musa kendine geliyor. Öfkesinin dürtüsü ve kendisine hâkim olması nedeniyle attığı levhaları tekrar alıyor... Sonra ayeti kerime, bu levhalarda; Rabblerinden korkan ve O'ndan sakınanlar için bir hidayet ve rahmet bulunduğunu, onların kalplerini doğru yola ilettiğini, onunla rahmete kavuştuklarını bir kere daha belirtiyor. Zaten hidayetin kendisi rahmettir. Nuru bulunmayan sapık kalpten daha bedbahtı yoktur. Hidayete ermeyen ve kesin inanca kavuşmayan başıboş ve şaşkın ruhtan daha bedbahtı düşünülemez. Allah'ın korkusu ve heybeti kalpleri hidayete açar, onları gafletten uyarır, kabul etmeye ve doğru yola hazırlar. (Fizilali’l-Kur’an).

Yine Allah (c.c); “Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde: "Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!" diye niyaz etti.” (Enbiya 21/87). Der.

Bu surede; “Hz. Yunus Allah tarafından bir şehre peygamber olarak gönderilir. Halkı Allah'a çağırır. Halk bu çağrıya olumsuz tepki gösterir. Karşı çıkar. Bunun üzerine Hz. Yunus'un canı sıkılır öfkelenerek onları terk eder. Onları davet ederken karşı karşıya kaldığı zorluklara sabretmez. Ve yüce Allah'ın yeryüzünü ona dar etmeyeceğini sanır. Yeryüzü geniştir, şehirleri çoktur. Yeryüzünde birçok millet yaşamaktadır. Bunlar davete olumsuz tepki gösterip karşı çıkıyorlarsa, yüce Allah onu bir diğer topluma gönderecektir diye düşünür. "Bizim kendisini sıkıntıya uğratmayacağımızı sanmıştı." Yani "onu sıkmayacağımızı sanmıştı" sözünün anlamı budur.

Hz. Yunus'u -selâm üzerine olsun- kabaran öfkesi, boğulacak gibi artan can sıkıntısı, bir deniz kıyısına sürüklemişti. Orada demirlenmiş bir gemi bulur ve biner gemiye. Az sonra yükünün ağırlığından dolayı gemi batacak gibi olur. Bunun üzerine geminin tayfaları "diğer yolcuların boğulmaktan kurtulmaları için içlerinden birini denize atmaktan başka seçenek yoktur" derler. Kura çekerler, kura Hz. Yunus'a çıkar. Tutup atarlar veya kendisi atlar. Bu sırada bir balık tarafından yutulur. Böylece sıkıntısı kat kat artar, dayanılmaz bir sıkıntıya düşer. Karanlıklar içindeyken, balığın karnındayken, denizin ve gecenin karanlıkları içindeyken, "Senden başka ilah yoktur, sen her türlü noksanlıktan münezzehsin, ben gerçekten bir zalim oldum" diye Rabb'ine seslenmişti. Yüce Allah hemen duasına karşılık vermiş, içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtarmıştı.

Kuşkusuz yüce Allah'ın Hz. Yunus'a yönelik rahmeti ve karanlıklar içinde pişmanlığını dile getirdiği duasına olumlu karşılık vermesi mü'minler için bir müjde niteliğindedir. (Fizilali’l-Kur’an).

Bu açıdan; bireysel bazda yaşadığımız öfkenin yarattığı cinnet halimizle aile içindeki birlik ve beraberliği kaybederken, ailede ayrışma, aile içi artan şiddet, aile içinde başlayan, yakın uzak akrabalara da yansıyan cinayetlere kadar uzanabilmekte, uzun yıllara yayılan kan davalarını başlattığını,

Öfkeli fertlerin yaşadığı toplumda da tahammül sınırları daralmış olan insanların, ait oldukları veya kendilerini ait olduklarını zannettikleri, bir başka yönüyle de yalnızlıklarını aşmak

amaçlı bir gruba ait olmak yönündeki arayışlarının yansıması dahilinde, beraber oldukları grupların normlarına uymak zorunda oldukları zannı ile sebebini dahi tam anlamadıkları nedenlerle, bulundukları grupla karşıt gruplar arasında başlayan çıkar veya normlarının çakışmasından kaynaklı öfke halinin doğurduğu gerginliğin yansımalarından kaynaklanan, hızla artan şiddet, terör bir anda toplumsal cinnete dönüşebilir.

Toplumsal cinnetin sadece refleks tepki yerine planlı ve intikam odaklı davranışlara dönüşme riski dahilinde kontrolsüz gelişen hadiselerin ulaşabileceği boyutlar ve bu risklerin hızlı artışının doğurabileceği sonuçlarının, artma ihtimali yükselirken, vatandaşlarımız arasında yayılan terör çatışmalarının, toplumsal ayrışmada onarılması çok daha zor olan ayrışma riskleriyle topluma, toplum liderleri olan kanaat önerlerine önemli mesajlar verdiğini düşünüyoruz.

Bu açıdan baktığımızda; toplumun gerek siyasi temsilcilerine, gerekse kanaat önderlerine öncelikli olmak üzere, her bir ferdine, önce bireysel, sonra toplumda yaşanan öfkenin kontrolünde başarı sağlanması yönünde görev düşmektedir.

Ailede ve toplumsal yapımızda huzuru, birlik ve beraberliğin temini, tesisi ve bunun devamının sağlanması yönünde; bireysel ve toplumsal reflekslerimizi, tepkilerimizi ve daha korkuncu olan, planlı intikam hırsına dönebilen kızgınlığımızı, öfke halimizi kontrol altına almak, bir ve beraber yaşama yönünde kendimizi ve karşımızdaki her bir ferdi, “yaratılanların en şereflisi olduğu farkındalığı içinde,” şartsız kabul ederek, bireysel ve toplumsal farklılıkların zenginliğini yaşama yönünde imani feraset içerisinde, ortak değerlerimizin tebliği yönünde çalışmak gerek.

Elbette, bu samimi gayretin sonucunun ise Allah’ın (c.c.) elinde olacağı kabul noktasına ulaşmaktır.

Rabbim (c.c.) öfkemizi doğru yönetebilmemizi, onun esiri olmamamızı nasip etmesi yönünde en kalbi dualarımızla…

 

Metin AKGÜN

Maarif Müfettişi

Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı

Metin AKGÜN

Metin AKGÜN

DİĞER YAZILARI Milli Beka Mücadelemizde Ana Eksenimiz “EĞİTİM” Olmalıdır. 29-07-2019 21:50 Eğitimde Yaşanan Sorunlarımız, Çözümsüz Değil. 12-07-2019 01:00 Her Sınav, Yeni Bir Başlangıç Olmalı… 30-06-2019 23:50 Refleks Tepkiler, Ağır Bedeller Ödetir… 27-05-2019 01:32 Bir Nesli İnşa Ederken… 15-05-2019 22:04 Başkan Akgün’ün, “Avukatlar Günü’nü” Kutlama Mesajı. 05-04-2019 22:04 “Nevruz” Tarımsal Açısından Bir Fırsat Olabilir… 21-03-2019 20:36 Mesleki Eğitimde Paradigma Değişimi, Hayalin Alt Yapısıyla Başlar. (HAY) 02-03-2019 19:27 TARİFELİ UÇAĞI KAÇIRSANIZ NE HİSSEDERSİNİZ? 03-02-2019 15:35 Eğitimde 2023 Vizyonumuzda “Değerlerimiz” Yer Almalı…(I) 14-01-2019 12:33 “5N 1K” Uygulamasına Farklı bir Bakış… 14-12-2018 08:16 Eğitimde Kalite için; Öz Değerlendirme Şart… 18-10-2018 12:14 Her Şey Mutlu Yarınlarımız için… 07-10-2018 21:20 Çocuklarımızla Hayatı Paylaşalım…(2) 11-07-2018 00:03 Çocuklarımızla Hayatı Paylaşalım…(1) 22-06-2018 01:13 23 Nisan’ın Mana Derinliği, Bir Günde Bitmemeli… 26-04-2018 20:56 Çanakkale Ruhu, İstiklalimizin Teminatıdır… 17-03-2018 22:14 Eğitime Bakış Açımızı Sorgulamalıyız… 20-02-2018 13:57 Eğitim Sistemimiz “ERÖR” Veriyor… 22-01-2018 10:52 Mesuliyetimiz, Mefkûremizin Derinliğidir 12-01-2018 02:05 Teknik Eğitim Yarınımızdır… 25-12-2017 10:52 Toplumsal Yapıda Değişim, Kavramlarla Başlar. 11-12-2017 23:38 Farkında mıyız? Bu Gün 24 Kasım Öğretmenler Günü… 24-11-2017 00:30 Bugün 29 Ekim, “Cumhuriyetin” Mana Derinliğini Anlamak Gerek… 29-10-2017 00:32 “Neme Lazım Be Sultanım” Deme! 12-10-2017 21:23 Eğitimde “Şiir” Önemlidir… 03-10-2017 17:18 ÖFKE 27-09-2017 20:56 2017-2018 eğitim ve öğretim yılı başlıyor. 18-09-2017 21:56 Endüstri 4.0 ile Her Şey, “Toz Pembe” Olmayacak! 10-07-2017 02:20 Endüstri 4.0 Günlük Hayatımızda Neleri Değiştirebilir? 03-07-2017 01:18 Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ! 07-06-2017 09:05 Nefsin Doymazlığı Peşinde Nereye… 27-04-2017 23:42 İnanmak, Mutluluk İçin En Temel Şarttır… 09-04-2017 14:17 Çanakkale Ruhu, İstiklal Ve İstikbalimizin Teminatıdır 18-03-2017 16:27 Neslin İnşa Sürecinde “TİYATRO!” Önemlidir 16-02-2017 11:15 “Zaman Sana Uymuyorsa Sen Zamana Uyacaksın” Diyorlar! 21-01-2017 23:36 Mutluluk İstemekle Başlar... 20-11-2016 21:05 Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı Akgün'ün -10 Kasım Atatürk’ü anma- Mesajı 10-11-2016 08:00 Yaşadığımız Hayatı, Hissetmeliyiz! 17-10-2016 09:20 Şemdinli’deki Durak Jandarma Karakolu’na yapılan saldırıyı ve Van'da buluşan 16 ilden 181 aşiret temsilcisinin; PKK'ya gösterdikleri tepki 10-10-2016 10:54 Sevmek Ama Nasıl? 30-09-2016 22:02 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılı, Eğitimde Yeni Bir Başlangıç Olsun. 19-09-2016 19:17 '19 Eylül Gaziler Günü' Kutlama Mesajı 19-09-2016 18:09 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılı, Eğitimde Yeni Bir Başlangıç Olsun 19-09-2016 18:05 Çocuklarımızın Başarısız Olmasında Sebep Biz Olabilir miyiz? (2) 02-09-2016 00:44 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun. 29-08-2016 20:35 Basın Açıklaması 18-08-2016 21:14 Çocuklarımızın Başarısız Olmasında Sebep Biz Olabilir miyiz? (1) 07-07-2016 07:15 Bin Aydan Daha Hayırlı olan Kadir Gecemiz Mübarek Olsun 30-06-2016 20:08 İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki Hain Terör Saldırısını Nefretle Kınıyoruz 29-06-2016 09:26 İnsanın yaradılışındaki üç temel özellik ve EĞİTİM! 18-06-2016 20:13 Kardeşliğin Doğduğu, Sevgi Dolu Bir Ramazan Olsun… 05-06-2016 23:28 İnsan Olmak Önemli … 26-05-2016 09:05 Çocuklarımızın Satırlarında 19 Mayıs… 19-05-2016 12:10 Bütün Annelerimizin Mübarek Ellerinden Öpüyoruz. 08-05-2016 12:22 Bütün Annelerimizin Mübarek Ellerinden Öpüyoruz 07-05-2016 23:50 Miraç Kandili Fırsattır 02-05-2016 23:28 Mavi Kurdele! 26-04-2016 23:24 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun 22-04-2016 09:32 Küçüktük Ufacıktık Top Oynadık Acıktık… 06-04-2016 09:32 Çanakkale Zaferini Doğru Anlamalı ve Anlatmalıyız… 18-03-2016 20:08 Cemreler Gönüllere Düşsün! 07-03-2016 00:08 İnsan Olmak, İnsan Kalabilmek! 21-02-2016 09:47 Nasihat… 09-02-2016 01:19 Zan… 31-01-2016 05:28 İnşanın İnşası Mesuliyetimiz; Kriterlerimizi Doğru Seçmektir 16-01-2016 15:13 Mekke’nin Fethinin Maneviyatında 2016’ı Değerlendirmeliyiz! 31-12-2015 13:01 24 Kasım Öğretmenler Günümüzü Tebrik Ediyoruz… 23-11-2015 21:40 Eğitim Sürecinde Öğretmen Önemlidir… 22-11-2015 07:49 Çocuklarımız İstikbalimizdir… 10-11-2015 09:19 Bu Ahlaki Çöküşle Nereye Kadar! 29-10-2015 07:56 Metin AKGÜN ;Terörün Kıblesi Yok! 13-10-2015 06:18 Metin AKGÜN ; İSTİKAMET! 29-09-2015 08:02 Birlik ve Beraberlik İçin, Bayramlar Fırsat Olsun! 22-09-2015 21:09 Terörün Yarattığı Zulüm, Milletçe Ciğerimizi Dağlıyor… 12-09-2015 18:17 Bugün 30 Ağustos… 29-08-2015 09:05 Yarının Daha Güzel Olması İçin… 25-08-2015 06:16 AKLIMDASIN ALLAH’IM 14-08-2015 18:15 Baskil Kaysıları Türk Ocakları Genel Merkezinde 10-08-2015 18:17 Şehitler ölmez! Bilakis onlar diridirler 05-08-2015 07:11 Kardeşliğimize Sıkılan, Ciğerlerimizi Dağlayan Kurşun! 24-07-2015 05:35 Bayramlar Fırsattır… 18-07-2015 16:12 Tatilde Hikâyeler Anlatalım Çocuklarımıza! 04-07-2015 14:59 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan… 18-06-2015 13:34 Devlet… 05-06-2015 05:49 Beraat Gecesi Samimiyet İster… 01-06-2015 09:40 19 Mayıs 1919 Sıradan Bir Gün Değildi… 19-05-2015 11:16 Bağıranın Önüne Ot Atınca…. 16-04-2015 00:08 Toplumsal Çözülme Sürecine, Değer Eğitimi Odaklı Bakış! 05-04-2015 18:10 27 Mart Dünya Tiyatro Gününü 28-03-2015 13:59 Fedakarlığın Zirvesinin (İSAR) Yaşandığı ÇANAKAKLE… 19-03-2015 11:13 Değerlerimizi Kazandırmadığımız Nesil Nereye Gider? 21-02-2015 13:24 Toplumsal Değişim Yönetilebilmeli! 06-02-2015 11:58 Özgürlük ve Adalet Kavramlarında Yaşanan İkilem… 04-02-2015 11:09 Küreselleşme Süreci, Geleceğin Eğitimi ve Risklerimiz! 21-01-2015 12:59 M.Ö. 2000 Yıllarından Günümüze Yansıyan DUA! 12-01-2015 17:04 Çocuklarımızı Eğitiyor muyuz? 05-01-2015 12:29 Ekonomik Kalkınmanın Sağlam Temellere Oturması Sürecinde; İNSAN! 23-12-2014 09:48 SÜRÜCÜ MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ “SRC” EĞİTİMİ VE SINAVI YETERLİ Mİ? 01-12-2014 21:53 Eğitim, Geleceği Kazanma Savaşıdır… 21-11-2014 20:36 İnovasyon Hedefinde Yeni Nesil…(2) 21-11-2014 19:05 İnovasyon Hedefinde Yeni Nesil… 29-10-2014 00:24 “HANNAS”’IN VESVESESİ KISKACINDA BİZ! 12-10-2014 21:29 Orta Doğuda Yaşanan Kaos… 27-09-2014 14:21 Askeri Zaferlerin Devamı İçin “Eğitim” Önemli… 10-09-2014 21:44 “Ensar” Olmak Zor... 31-08-2014 16:00 KURT KUZUYU YEMEK İSTİYOR AMA! 24-07-2014 13:28 Kavramdan Manaya “RAMAZAN” 09-07-2014 15:23 Ramazan-ı Şerif Temizlenmek İçin Fırsattır. 01-07-2014 22:29 IRAK DA YAŞANAN KAOS... 17-06-2014 16:22 Adalet İstemek Yetmez, “Adalet” Emek İster. 06-06-2014 01:02 Depremle Yaşamak 27-05-2014 22:44 Analarımız bizim için “Cennettir” 11-05-2014 19:14 Bağımlılıklarımız Bizi Dönüştürüyor… 26-04-2014 21:20
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
23 Nisan 2018 Solo Türk Gösterisi
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
İYİ Parti ÇTSO ve Esnaf Odaları Ziyareti
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA