Murat CEVAHİR
Murat CEVAHİR
Giriş Tarihi : 16-06-2017 22:04

Siyaset meydanı’ndan siyaset pazarına…

Siyasetin olumlu bir çağrışımının olmadığı bir siyasi kültürden geliyoruz. Yüzyıllar boyunca cezalandırma ve bilhassa idam cezası anlamında kullanılan ‘siyaset’in nihayet gelip dayandığı yer ilkesiz at pazarlıklarının revaçta olduğu, güdülen davanın şahsi menfaatler, hak edilmemiş makamlar uğruna bir çırpıda satılığa çıkarıldığı bir ucuzluklar pazarı oldu.
 
Sultanların muhaliflerine “siyaseten katl” kararlarının yargısız infaz edildiği kanlı “siyaset meydanı”nın faziletlerinden bahsedecek halimiz yok. Ama on yıllara dayalı köklü bir geçmişi, iyi kötü bir töresi ve geleneği olan koca koca siyasi partilerin liderlerinin sırf şahsi menfaatleri uğruna kendilerini satılığa çıkardıkları “siyaset pazarı”nın mevcut siyasetteki şahsiyet fukaralığını bihakkın sembolize ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
 
‘SİYASETEN KATL’İN KURUMSALLAŞMA TARİHİ
 
Sultanlar “asayişin temini, bireylerin can güvenliği ve devlete karşı işlenen menfi fiiller vs” bahanesiyle ve bilhassa “siyasi suçlar”a karşı “siyaseten katl” denilen ölüm cezasına sıklıkla başvurmuşlardır. İslam Hukuku’nun yetersiz kaldığı durumlarda örfi hukuk ve dönemin şartlarına göre uydurdukları metotlara yönelmişlerdir. Özellikle Osmanlılar, ceza sistemlerinde bu dualist ve pragmatik hukuk metoduyla çoğu yargısız infaz niteliğindeki idam cezasını “siyaseten katl” adı altında kurumsallaştırmışlardır. Siyaseten katlin başlıca sebebini ise padişahın/hanedanın meşruiyetine karşı işlenen suçlar teşkil etmiştir.
 
İlki Çandarlı Halil Paşa olmak üzere Osmanlı’da 44 veziri azamın siyaseten katledilmesi bu uygulamanın yaygınlığına işaret eder. Pek çok şehzadenin infazı da dahil olmak üzere siyaseten katlin şeklen meşruiyetini temin için verdikleri fetvaları kullanılan bazı şeyhülislamlar da bu infaz yönteminden kendilerini kurtaramamışlardır. Nizam-ı alem uğruna yüz binden fazla insanı öldürten IV. Murad’ın dönemi, ilk şeyhülislamın siyaseten katle uğradığı dönem olarak da bilinir.
 
‘SİYASET PAZARI’ EN ALAYİŞLİ DEVRİNİ BUGÜN YAŞIYOR
 
İdam cezalarının infaz edildiği yerlere “siyasetgah” ya da “siyaset meydanı”, sultanın ya da padişahın idam cezası verme hak ve iktidarına “siyaset” denildiği o tuhaf günleri geride bırakalı çok oluyor. Devir değişti, yöntemler değişti ve “siyaset meydanı”nın yerini zamanla omurgasız, ilkesiz siyaset tacirlerinin şahsiyetlerini ucuz pazarlıklara malzeme ettikleri, türlü kıvraklıkların, akılalmaz hokkabazlıkların erdem sayıldığı “siyaset pazarı” aldı.
 
Otoriterleştiği ölçüde eleştirilerine hedef olduğu için Erdoğan’ın “siyaseten haps” ettirdiği Altan Kardeşlerin en az kendileri kadar cesur babaları Çetin Altan, siyasetçilik ve gazetecilik yıllarında şahit olduklarını mizahi bir dille anlattığı “Gölgelerin Gölgesi” kitabında, devrin ahlaksız ve omurgasız siyaset tüccarlarının örneklerinden de bahseder. Mesela “Siyaset Panayırından Üç Beş Anı” başlıklı yazısında, 1946’nın “açık oy, gizli sayım”lı seçimleri sonrası ilk kez Meclis’e girebilen Demokrat Parti’ye karşı en ateşli saldırılarda bulunan bir Meclis Başkanvekili’nin tuhaf hikâyesine de yer verir. Altan, türlü hakaretler ettiği DP milletvekillerini Meclis’te konuşturmamak için envai çeşit katakulliye imza atan bu Başkanvekili’nin siyasi maceralarını(!) mizahi bir dille anlatır.
 
Çetin Altan’ın, siyaset anlayışını kendisine ait “Siyaset yapmak demek, ne yapıp yapıp iktidarı bırakmamak demektir… Ben iyi bir futbolcuyum, hangi takım daha çok verirse oynarım” sözleriyle aktardığı bu siyaset tacirinin DP’nin yükselmesi ile birlikte ışık hızıyla nasıl DP saflarına geçtiğini, DP’lilerin de nefret ettikleri bu şahsı nasıl hiçbir şey olmamış gibi aralarına aldıklarını bir güzel anlatır. Tıpkı bu siyaset taciri gibi, ucuz kamu kredileriyle yürüttüğü ticari işleri olan bir başka siyasetçinin de, sırf ucuz kredilerinin devamı uğruna, öncesinde “hain ve namussuz” diye hakaret ettiği DP saflarına mahir bir kıvraklıkla nasıl geçtiğini ve bakanlığa kadar nasıl yükseldiğini de Altan’ın anlatımlarından öğreniyoruz.
 
SOYLU, KURTULMUŞ VE BAHÇELİ UCUZLUK PAZARINDA
 
Aziz Nesin’in politik kara mizah romanı “Zübük”’te anlattığı gibi çok partili demokrasiye geçişten bu yana vıcıklaştıkça vıcıklaşan “siyaset pazarı” ahlaksız tekliflerin, menfaat pazarlıklarının, ucuz artırmaların hep bir et ve at pazarı olagelmiştir. “Siyaset pazarı”, yine de hiçbir zaman bu dönemdeki kadar ahlaksız pazarlıkların mekanı olmamıştır. Güya köklü bir geçmişleri ve gelenekleri olan siyasi partilerin kerli ferli liderlerinin partilerini ve davalarını(!) bırakarak daha düne kadar hakaret ettikleri iktidardaki partiye yamanmalarına ilk kez bu dönemde şahit olduk.
 
Evet, doğru tahmin ettiniz. Has Parti eski Başkanı Numan Kurtulmuş, Demokrat Parti eski Başkanı Süleyman Soylu ve MHP Başkanı Devlet Bahçeli’den bahsediyorum. Sevsek de sevmesek de babasının kurup geliştirdiği bir siyasi mirası, şahsi koltuğa tahville bozuk para gibi haracayıp Başbakan Yardımcısı koltuğuna oturmayı onuruna yedirebilmiş Tuğrul Türkeş’i de unutmuş değilim. O da “siyaset pazarı”nın ucuzluk günlerinin en ucuz malzemesi olarak tarihteki yerini çoktan aldı.
 
KLASİK BİR ERDOĞAN İCADI: ‘ŞAHSİYETEN KATL’
 
Kabul etmeliyiz ki Erdoğan, bir türlü olgunlaşmayan siyaset kültürümüz açısından devrim niteliğinde işlere imza attı. Mesela, kendisi gibi astığı astık, kestiği kestik despotik yetkilere sahip her hükümdarın yüzyıllar boyunca başvurduğu “siyaseten katl”i ortadan kaldırdı. Yerine, en ufak alternatif olma potansiyeli taşıdığını düşündüğü siyasi rakiplerine karşı “şahsiyeten katl” yöntemini icat etti ve bunu başarıyla uyguladı.
 
Rüşvet olarak sunduğu menfaatler ve makamlarla alternatif olma potansiyeli olan ikisi köklü üç siyasi partinin liderini kendisine bende yapmayı başarabilmek her ‘dehanın’ yapabileceği bir iş değildir. İşin garibi, Erdoğan’ın rakip partilerin liderliklerinden devşirdikleri, sadece bu üç siyaset/şahsiyet meftasından ibaret kalacak gibi de görünmüyor. Doğruya doğru Erdoğan’ın eteklerinin altına sığınan Soylu ve Kurtulmuş gibi, babasının siyasi mirasına ihanet eden Türkeş’in de AKP’ye geçisine şaşırmıştık. Türkeş’in ihanetine öfkelenmiş rolleri kesen Bahçeli’nin Erdoğan’a bendelik kulvarına girmesi de şaşırtmıştı.
 
KOCA KOCA PARTİLERİN ŞAHSİYET CÜCESİ LİDERLERİ
 
Sultan ve padişahlar “siyaseten katl”ini emrettikleri kişilere bu kararlarını kılıç ve topuz göndererek ya da “kara kaftan” giydirmek suretiyle gösterirlerdi. Erdoğan ise, kararını ballı imkanlar ve makamlar teklif ederek muhataplarına ulaştırıyor. Siyaseten katlin infazında kemend, urgan, kılıç, balta veya pala kullanılırken, Erdoğan “şahsiyeten katl”de sadece makam, koltuk, para ve iktidar vaadini kullanıyor. Güç, makam veya iktidar bahşişinden pay almak uğruna dün ağız dolusu tükürdüklerini afiyetle yalayan koca koca siyasi partilerin şahsiyet cücesi liderleri, Erdoğan’ın attıklarını havada kapmak için adeta birbirleriyle yarışıyor.
 
Erdoğan’ın maharetle uyguladığı “şahsiyeten katl”e en iyi örnek, Menderes’in mirası Demokrat Parti’nin başkanlığını şahsi makama tahvil etmekte kullanan Süleyman Soylu oldu. Oysa bakın Soylu, Erdoğan ve AKP için neler neler söylemişti? “Erdoğan’ın paçalarından yolsuzluk akıyor”, “Erdoğan’a gününü göstereceğiz”, “At üstünde durmayı beceremeyen başbakan”, “(Filistin konusunda) Çeviriyorsun, boş geliyor. Bir daha çeviriyorsun, pas geliyor… Ey Erdoğan, boyun eğdin, emir eri oldun… Boyan döküldü Erdoğan”, “Yolsuzluklarla mücadele edeceğim diyen hükümet, Türkiye’yi yolsuzluk çukuru içine batırdı”, “(Yolsuzluğa bulaştıkları için) Etrafındakileri temizlesen adam kalmaz Tayyip Bey.”
 
Bunları diyen de Soylu, “Erdoğan ezeli ve ebedi liderimizdir” deyip etrafındaki kirli adamların arasındaki kirli yerini alan da… Erdoğan’ın hukuksuz pis işlerini yapmaktaki pervasızlığıyla yükselen Efkan Ala’nın yerine, Erdoğan’ı daha fazla tatmin edebilmek için İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturan da aynı Soylu oldu.
 
KURTULMUŞ SANKİ SOYLU’DAN DAHA MI SOYLU?
 
HAS Parti Genel Başkanlığı’nı Erdoğan’ın önüne attığı koltuğa değişen Numan Kurtulmuş sanki Soylu’dan daha mı soylu? Erdoğan’ı eleştirirken “İsrail en büyük zaferini AKP sayesinde kazandı. 2010 Mayıs’ında Türkiye İsrail’in OECD üyeliğini onayladı… Otel lobisinde değil, BM’de, OECD salonlarında ‘one minute’ demek marifettir. Sayın Başbakanın kalbi Ali diyor, dili Muaviye söylüyor” diyen Kurtulmuş Erdoğan’a daha neler demişti neler…
 
“Yapmayacağız” dediği her şeyi bugün fazlasıyla yapan bu siyaset taciri, Erdoğan’ı “1970 model Süleyman Demirel”e benzetmekten de geri durmamıştı. Erdoğan’ın iki partili parlamento önerisine tepki göstermiş ve “Emriniz olur Sayın Başbakan. İki parti çok, tek parti olsun. Bütün partileri kapatalım ve tek parti olarak siz parlamentoya girip ülkeyi yönetin.” demişti. Bugün hiç utanmadan bir parçası olduğu bu uğraşın daha öncesinde kehanetini de bizzat kendisi yapan “siyaset pazarı”nın bu ucuz malzemesi, en çok da şu sözünde haklı çıktı galiba: “Bizim en büyük sorunumuz, içimizdeki sinsi AKP’liler!”
 
‘SİYASET PAZARI’NIN SON GÖZDESİ BAHÇELİ
 
“Siyaset pazarı”nın en son gözdesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. Parti içi iktidar mücadelesinde aldığı despotik destek karşılığı Saray’a kurtluğa soyunan Bahçeli, dün karşı çıktığı ne varsa bugün canhıraş savunuyor. 7 Haziran seçimleri sonrası CHP’nin başbakanlık teklifini “Beni bir koltukla kandıramazsınız” diyerek reddeden Bahçeli’de birdenbire depreşen Saray mamulü koltuk sevdası herkesin merakını celbediyor. Yarım asırlık Ülkücülüğü şahsi hesaplarına malzeme yapan Bahçeli’nin, dün “…alçaksın, şerefsizsin. Erdoğan, sen nasıl bir Müslümansın? Hadi Cumhurbaşkanı olmanı geçtik de, nasıl bir insansın?” diye hitap ettiği Erdoğan’a “atıl” denilince hiç düşünmeden atılacak bir nefer yazılmasının siyaseten de makul bir açıklaması bulunmuyor.
 
“Türkiye Cumhuriyeti, Erdoğan’ın kuşatması ve tazyiki altındadır”, “…zırvalamış, hezeyana batmış, zıvanadan çıkmıştır… Erdoğan aklıyla arasını açmış, klinik bir vaka haline gelmiştir.”, “Artık iyice anlaşılıyor ki, sende şeref ve mertlik işportaya düşmüş, hurdaya çıkmış. … Ve şerefsizliğin kara bulutu başının üzerinden bir türlü ayrılmıyor. Erdoğan sen yakın tarihimizin en yanlış şahsiyetisin.”, ”Erdoğan’a ’şeref ne?’ diye sorsanız, ’Nerede satılıyor, hangi villada bulunur?’ der!” diyen Bahçeli, bugün nasıl olduysa Erdoğan’ın seferbelik görev emrinin en sadık neferi haline geliverdi.
 
7 Haziran seçimleri sonrasında, 17–25 Aralık yolsuzluk skandalına atıfla, AKP ile asla yanyana gelmeyeceklerini duyuran Bahçeli, “Bilal’in içinde olacağı sıfırlanan paraların hesabını sormayacak mıyız? Bu sürecin bir tarafında Bilal var. Versin Bilal’i alsın iktidarı.” demişti. Bugün ise Bilal’i almak şöyle dursun partisinin üç hilali ile birlikte kendisini Bilal’e ve babasına tamamen peşkeş çekmiş durumda.
 
Hatasıyla sevabıyla geçmişin ”siyaset meydanı” yine de bir er ve şeref meydanıydı. Pespaye bir ucuzluk panayırına dönüşen bugünün ”siyaset pazar”ında ise şeref ve haysiyet işportada bile bulunmuyor.
 
Bu yazıyla midenizi bulandırdığım için affınızı diliyorum.
 
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN
Murat CEVAHİR

Murat CEVAHİR

DİĞER YAZILARI TÜRKÇELEŞTİRİLMİŞ DİN DİLİ 17-01-2018 15:18 KRALIN SOYTARILARI... 30-12-2017 11:04 Türk Eğitimine Vurulan Kilit 11-12-2017 14:50 TÜRK TANRI'YI KORUSUN...!!! 25-11-2017 18:33 Türk Geni Nedir? Türk Genleri Nelerdir? Türk Haplogrupları Nelerdir? (G, I, J1, J2, L, N, O, Q, R1a, R1b) 23-11-2017 15:17 DEVŞİRME ZİHNİYETİ DEVAM EDİYOR 18-11-2017 13:49 KİMLER MİLLİYETÇİ VE VATANSEVER OLAMAZLAR... 08-11-2017 18:39 TÜRKİYELİLER! 04-11-2017 21:54 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI ANISINA TÜRKLERİN SON BAŞBUĞU M.KEMAL ATATÜRK ... 29-10-2017 00:27 Türkiye’nin Milli Para’sı yok 25-10-2017 20:42 ANADOLUDA KAYBOLAN GAYRİTÜRKLER...!! 12-10-2017 20:09 Ben Bir TÜRKÜM !... 11-10-2017 17:05 TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDU... 30-09-2017 21:02 ÇOK ŞÜKÜR TÜRKİYE SÖMÜRGE OLMADI,YOKSA...!!! 27-09-2017 20:09 MEVLANA'NIN TÜRK DÜŞMANLIĞI ve BİAT KÜLTÜRÜ 24-09-2017 00:23 ROTARY, LIONS ve MASONLAR 18-09-2017 21:54 Anunnaki'ler (Anunnaku) 12-09-2017 19:41 DEVE BİR GİRERSE.. 11-09-2017 23:30 Laiklik Dinsizlik midir? 07-09-2017 23:36 YALAKA KOYUN, KASABIN KESKİN BIÇAĞINI ÖVERMİŞ. 05-09-2017 23:35 BİR ÜLKE İÇERDEKİ İŞBİRLİKÇİLERLE NASIL ÇÖKERTİLİR! 01-09-2017 08:53 Yeşeren Zehir: Osmanlıcılık 17-08-2017 23:34 İSLAMCILIK VE KÜRTÇÜLÜĞE KARŞI TÜRKÇÜLÜK 14-08-2017 21:09 TÜRK TARİHİNE BAKIŞIMIZ NASIL OLMALIDIR 07-08-2017 22:34 ACELE EDİN ve DEFOLUP GİDİN! 04-08-2017 21:33 ARAP/EMEVİ MİLLİYETÇİLERİ 30-07-2017 20:17 79 yıllık gaflet uykusu ve sorumluları 26-07-2017 20:22 Atatürk ve Mu - Maya Medeniyetleri 19-07-2017 18:59 15 TEMMUZ’U ANLAMAK! 17-07-2017 19:11 15 TEMMUZ DARBESİ(!) SAÇMALIĞI 16-07-2017 18:37 15 TEMMUZ DARBESİ(!) SAÇMALIĞI 14-07-2017 23:43 MİLLİ SİYASET 13-07-2017 21:56 BİZ YENİ BİR ÜLKE KURACAĞIZ 11-07-2017 21:54 TEMEL SORUNUMUZ 10-07-2017 02:19 TÜRKİYE’ YE VE TÜRK ULUSUNA İHANET VE MELANET GÖSTERGELERİ 03-07-2017 21:44 TÜRKLER NEDEN İSLAM’A DİRENDİLER? 02-07-2017 21:04 BİZ, TÜRK’LER KENDİMİZİ TANIYORMUYUZ ? 28-06-2017 22:32 Siyaset meydanı’ndan siyaset pazarına… 16-06-2017 22:04 Gagauzlar: Gök Oğuz’dan Hristiyan Türkler 15-06-2017 01:27 Tengricilikte Oruç Tengricilikte Oruç İbadeti 10-06-2017 20:25 Milleti koruyan zırhlar yok ediliyor 09-06-2017 18:28 MODERN ZAMAN KÖLELİĞİ 06-06-2017 21:52 GÖK TANRI,KÖK TENGRİ,TENGRİCİLİK YADA TENGRİZM 30-05-2017 17:46 BEDENİMİZDEKİ HÜCRELERİ NASIL TESLİM ALDILAR? BİZ NASIL BU KADAR TEPKİSİZ TOPLUM OLDUK? YA DA NASIL VE NEDEN GENLERİMİZLE OYNUYORLAR? 25-05-2017 19:56 Kılavuzu emperyalizm olanın başı beladan kurtulmaz 23-05-2017 03:32 Tüm dünya alfabelerinin kökeni `TÜRK´ alfabesidir.! 19-05-2017 00:25 Göktürk Alfabesi 17-05-2017 00:01 SİZLER HANGİ İSLAM'A İNANIYORSUNUZ? 12-05-2017 17:44 TOPLUM PSİKOLOJİSİNİ YÖNLENDİRMEK 10-05-2017 12:19 AKP'nin TÜRKİYE'yi BÖLME PLANI... 09-05-2017 19:00 BESMELE,HAMDELE VE SALVELE İLE SIFIRLANAN TÜRKİYE VE İSLAM... 07-05-2017 22:02 ÜLKÜCÜLÜK VE TÜRKÇÜLÜK 04-05-2017 23:52 3 MAYIS 1944 TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ 03-05-2017 18:17 Kayın Ağacının Türk Mitolojisindeki Yeri 02-05-2017 21:55 Biat Kültürü ve Günümüze Yansımaları 30-04-2017 23:16 Türk oğlu, Türk kızı Türklüğünü koru! 28-04-2017 16:10 Gök Tanrı'nın Özellikleri (Tengri) 26-04-2017 23:57 MİKROPLAR DEVLETİN TEPESİNE NASIL YERLEŞİR? 25-04-2017 23:54 Türkçülüğün Doğuşu 24-04-2017 21:18 Devlet; sen milletten aldığın bu vergiyi ne yaptın? 22-04-2017 23:42 SON YÜZYILIN EN BÜYÜK İTİRAFLARI 21-04-2017 15:46 ‘Hayır’ aklı temsil eden uygarlık, ‘Evet’ ise akılsızlığın sembolü biatçılıktır 17-04-2017 18:16 YÖRÜKLER - KÖKENİ VE TARİHÇESİ 14-04-2017 18:39 KÜRT ALEVİ YOKTUR ALEVİLER ÖZ BE ÖZ TÜRKTÜR... 12-04-2017 19:16 AKP ADINA İTİRAF: "TÜRK MİLLETİNİ TASFİYE EDİYORUZ!" 06-04-2017 21:06 BAŞKANLIK 05-04-2017 23:43 TÜRK KAVMİNE GÖNDERİLEN PEYGAMBER... 03-04-2017 01:00 Geçmişten Günümüze MÜTAREKE BASINI ve ALİ KEMAL’ler… 01-04-2017 11:48 TÜRKÇÜLÜK VE SİYASET 31-03-2017 10:17 Başkanlığa EVET(!) 30-03-2017 17:03 TÜRKİYE'DE TÜRK OLMAK (2) 28-03-2017 17:17 TÜRKLER ASİMİLE EDİLMEK İSTENİYOR 27-03-2017 17:24 TÜRKİYE'DE TÜRK OLMAK 25-03-2017 17:52 ÜMMETÇİ – KÜRTÇÜ DAYANIŞMASI 20-03-2017 23:30 Türkiye kendisine son formatı mı atıyor? 19-03-2017 20:03 Kokuşmuş Kapitalizmin ,Kokuşmuş Medyası 18-03-2017 20:02 Eski Türklerde Tanrı İnancı 17-03-2017 19:45 Evet şovu için Türkiye’yi aşağılatanlar! 16-03-2017 21:12 TÜRK IRKÇILIĞI 15-03-2017 18:38 TÜRKİYENİN İTİBARI SIFIRLANDI... 12-03-2017 11:52 TÜRKÇÜLERİ VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ AŞAĞILAYAN ALÇAK KRİPTO DÖNME VE NAYLON ETNİK KİMLİKLİLER. 11-03-2017 19:10 Laiklik Fransız değil Türk icadı 10-03-2017 19:45 AMAZON KADINLARI TÜRKTÜ! 09-03-2017 18:30 SÜMERLER…Tarih Türklerde başlar 08-03-2017 21:40 TIKANDI BABA!.. 07-03-2017 00:21 TÜRKİYE ‘YUMUŞAK İŞGAL’ ALTINDA 05-03-2017 17:54 AYYAŞ 04-03-2017 10:50 CIA ve Türklerin genetik şifreleri! 03-03-2017 15:18 Tengricilikte Oruç 26-02-2017 19:52 Dinlerin Ortaya Çıkışına İlişkin Bir Tez: Kleptokrasi 25-02-2017 20:29 Gök Tanrı İnancında İbadetler (Tengricilik'te İbadetler) 23-02-2017 09:50 TÜRKİYE'Yİ KİM SATIN ALIYOR? 21-02-2017 10:56 Ayvacık Depreminden Ne Anlamalıyız? 20-02-2017 10:54 EKONOMİ ÇOK ZORDA 19-02-2017 10:29 DEVLET BİR MİLLETİN GENETİK MİRASIDIR 18-02-2017 10:07 HANGİ REFARANDUM? 17-02-2017 08:38 Son Asırların Acı Gerçeği: Ümmetçi Tuzakları 16-02-2017 10:56 NOSTALJİ... 15-02-2017 17:44 TENGRİCİ TÜRKİYE 14-02-2017 17:25 Atatürk sebataistmidir ? ve Atatürk Mason mudur? 10-02-2017 17:40 NURCULUK DENEN SAYIKLAMA 09-02-2017 16:07 Anadolu Türklerinin Orta Asya Türkleri ile Genetik Benzerlikleri 08-02-2017 10:47 'Türkler Yüzlerce Yıldır Kendinden Olmayanların Yönetiminde! Devlet Bizim,Ya İktidar?' 06-02-2017 14:52 Yecüc ve Mecüc Türklerdir 05-02-2017 16:37 TÜRK IRKI 31-01-2017 22:33 AK-BABALAR!!! 27-01-2017 17:15 Eski Türk İnancının Adlandırılması Sorunu 26-01-2017 17:31 SEMAVİ DİNLER ASLINDA TENGRİCİLİKTİR 24-01-2017 21:50 SEMAVİ DİNLERİN SÜMER MİTOLOJİSİ OLDUĞU GERÇEĞİ 23-01-2017 19:04 Bozkurt mu? Mankurt mu? 22-01-2017 08:41 Neoconların Minyatür Osmanlısı 16-01-2017 14:13 Osmanlı Türk'mü? 13-01-2017 16:23 Şamanizmden günümüze uzanan ve hala uygulanan Türk adetleri! 09-01-2017 14:07 KÜRESEL SALDIRI: ÖZELLEŞTİRME 28-12-2016 14:04 TÜRK TARİHİNİN BİLİNMEYEN GERÇEKLERİ 19-12-2016 09:46 BİLİNEN İLK TÜRK KİMDİR? 15-12-2016 18:04 ATATÜRK TÜRK TARİH TEZİNİN TASFİYESİ ve TÜRK İSLAM SENTEZCİLİĞİ 14-12-2016 23:34 ATATÜRK’ÜN HAYALİ; “BOZKURT BAŞLI GÖK BAYRAK”… 14-12-2016 12:00
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
23 Nisan 2018 Solo Türk Gösterisi
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
İYİ Parti ÇTSO ve Esnaf Odaları Ziyareti
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA