Murat CEVAHİR
Murat CEVAHİR
Giriş Tarihi : 15-06-2017 01:27

Gagauzlar: Gök Oğuz’dan Hristiyan Türkler

Karadeniz’in kuzeyine yüzyıllar önce göç eden, Oğuz boyundan gelen soydaşlarımız Gagauz (Gök Oğuz) Türkleri, bugün Türklüğü hiçbir yerde görülmeyen bir bağlılıkla yaşamaya çalışıyorlar. Yoğun çabalarıyla, güçlüklere ve baskılara rağmen kurdukları özerk yönetimle Moldova’da kendi bayrakları altında yaşamak için çabalıyorlar. Ata yurtlarından ayrılmak, Slav etkisi altına girmek ve çok defa çeşitli baskılarla oyunlara maruz kalmak, onların öz değerlerine sıkı sıkıya bağlı kalmalarını sağlamış. Böylece, diğer Oğuz boylulardan ayrılalı yüzlerce yıl geçmesine rağmen, hâlâ Oğuz Ata’nın boyuna layık olabilmek için, çevredeki çaşıtların (1) inadına Türk bilincini yaşıyor, yaşatıyorlar.
 
Bütün Oğuzların atası olarak kabul edilen Oğuz Kağan‘ın adından hareketle, “Gök – Oğuz” adından türeyerek oluştuğu düşünülen “Gagauz” adının kökeni hakkında farklı düşünceler de vardır. Yapılan araştırmalar, Gagauz Türkleri’nin Peçeneklerle çok yakın ilgisi olduğunu ortaya koymaktadır. Yaklaşık 11. yüzyılda Tuna’yı geçerek Balkanlar’a doğru göç eden Gagauzlar, daha sonra Ortodoks Hristiyan olmuşlar, bir dönem Osmanlı hâkimiyetinde kaldıktan sonra 18 – 19. yüzyılda yaygınlaşan bağımsızlık hareketlerinden etkilenerek yeniden Tuna’ya doğru göç etmişlerdir. Sovyetler Birliği Gagauzların yerleşmesi için Tuna Nehri’nin çevresinde bir yer ayırmıştır. O dönemden beri bugün Komrat diye adlandırılan topraklarda yaşayan Gagauzlar, şu anda Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla kurulan Moldova Cumhuriyeti’ne bağlı “özerk” bir devlet olarak varlığını sürdürüyor. Bir “halk ayaklanması” biçiminde özerlik hakkını elde eden Gagauzlar‘ın kendi bayrakları, ulusal marşları, sınırlı yetkiler çerçevesinde yasama – yürütme – yargı erklerinin toplandığı bir meclisleri (2) ve milletvekilleri bulunuyor. Her ne kadar Moldova Anayasası’nda belirlenen sınırlılıkları aşamasa da bu özerk devlet, kendi içinde düzeni sağlayabilecek güce sahip.
 
Bugün yaklaşık olarak 250.000 Gagauz Türkü‘nün yaşadığı söyleniyor. Bu nüfusun hepsi Gagauzya’da yaşamıyor. Başta Moldova ve Ukrayna olmak üzere Rusya, Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye’de de Gagauzların yaşadığı biliniyor. Gagauzya (Gagavuzya) adı verilen özerk devletin yüzölçümü 1,832 km2 civarında. Yüzölçümü bakımından pek büyük değil ve topraklar da pek verimli değil. Halkın gelir düzeyi orta seviyede. Moldova Lirası (ML) geçerli para birimi olarak kullanılıyor. Kurak iklim ve verimsiz topraklar nedeniyle tarım pek yapılamıyor; fakat hayvancılık ve şarap üreticiliği ekonomide önemli yer tutuyor. Gagauzya’da yaşayan Türkler, milliyetlerine çok bağlı insanlar ve çoğu Türkiye Türkleri’ni oldukça seviyor.
 
Gagauzlar‘ın en dikkat çekici özellikleri, kuşkusuz Hristiyan olmalarıdır. Bugün dünyadaki bütün Türkler’in büyük kısmı Müslümandır. Gagauzlar ise, Altay, Tuva, Çuvaş, Yakut… Türkleri gibi Müslüman değillerdir. Bu konu, geçmişten beri çok tartışılmıştır. Günümüzde sığ düşünceli bazı kimseler, “Müslüman olmayan, Türk olamaz.” gibi söylemlerde bulunmuşlardır. Bu uydurma sözlere inanmak, gözümüzü dünyaya kapatmak demektir. Türkçülerle Türk – İslam sentezcileri arasında tartışmalara neden olan Gagauzlar, ne yazık ki bu tartışmaların gölgesinde kalacak kadar ilgisiz bırakılmıştır. Hatta hep “Müslüman bir ülke ile Gagauzlar savaşsalar, hangisine yardıma gidersiniz?” diye bir soru sorulur. Bu soru, Türklüğü ve Türkçülüğü yaralamaktan başka amaç taşımayan, özünde “Türkçülükten” çok “ümmetçiliği” benimseyen kişilerce ortaya atılmış düşüncelerdir. Böyle bir durumda, gerçek bir Türkçünün kuşkusuz “Gagauzlardan” yana olması gerekir. İşte bu tartışmalar nedeniyle dinleri yüzünden eleştirilen Gagauzlar, gereksiz ve anlamsız saplantılar dolayısıyla ilgisiz bırakılmışlardır.
 
Gagauzlar, Ortodoks Hrisiyanlığını benimsemiş bir Türk topluluğudur. Balkanlar’a Karadeniz’in kuzeyinden göç etmeleri ve göç yolları üzerinde Müslüman toplumlarla karşılaşmamaları nedeniyle gittikleri yerde yaşayan Slavların dininden etkilenmiş ve Hristiyan olmuşlardır. Hristiyanlıkları oldukça eski tarihe dayanmaktadır. Benimsedikleri din, normal Ortodoks Hristiyanlığından oldukça farklıdır. Hristiyanlığa ters düşecek inanışları da bulunmaktadır. Çünkü Gagauzlar, eski Türk inancı olan “Gök Tanrı Dini” (Şamanizm) ile Hristiyanlığı birleştirip, özgün bir inanç yapısı oluşturmuşlardır. Örnek vermek gerekirse, Hristiyanlıkta “kurban” kesme ibadeti yoktur. Hatta bu pek uygun görülmez; fakat Gagauzlar eski Türk inancında “Iduk” (kutsal) kabul edilen Tanrı için her yıl kurban keserler. Bunun yanında Şamanizm‘deki doğaya verilen değer, Gagauzlar‘da da devam etmektedir. Gagauzlar, din konusunda tıpkı soylarına düşkün oldukları gibi bağlılık gösterirler. Kendilerine özgü inanç yapılarını, her zaman savunurlar. Çoğu zaman klasik Ortodoks öğretilerine ters düşebilecek inanışları benimserler; fakat bunu hiçbir zaman yanlış görmezler. Onlar için “aforoz” edilmek hiçbir şey ifade etmez. Yani, aslında Ortodoks olmalarına rağmen, eski dinlerine ait inançlarını da terk etmemeleriyle yeni bir yapı oluşturmuş, bu yapıya da sıkı sıkıya bağlı kalarak kendilerine doğru gelen bir inanışa sahip olmuşlardır. Bu inanışlar, kuşkusuz kişileri veya toplumları ilgilendiren konuları içerir. Bunun için Gagauzları sadece Hristiyan oldukları için eleştirmek çok bağnazca bir düşüncedir. Bugün bütün Azerbaycan Türkleri Hristiyan olsa, onların yine özleri Türk‘tür. Onları sırf Hristiyan oldular diye silip atmak, Türklük bilincini hakkıyla benimsememiş olmaya işarettir.
 
Gagauzça diye adlandırılan Gagauz Dili, Türkiye Türkçesine en yakın dillerden biridir. Türkiye Türkçesini bilen birisi, bir Gagauz Türk‘ü ile çok rahat anlaşabilir. Çünkü sözcüklerin çoğu ortaktır ve sesletimler Türkiye Türkçesine çok yakındır. Türkiye Türkleri’nin İslam’ı benimsemesiyle birlikte Arapça – Farsçadan sözcüklerin dilimize girmesi nedeniyle, bizim dilimizde Gagauz Türkçesinden daha çok Arapça – Farsça etkisi görülmektedir. Bizde yabancı kökenli olan birçok sözcük, Gagauzçada Öz Türkçe kökenlidir. Örneğin dilimize Arapçadan geçen “meclis” sözcüğü için Gagauzlar “topluş” sözcüğünü kullanırlar. Buradan da anlaşılacağı üzere, Gagauz Dili, hafif bir Slav etkisi göz önüne alınmazsa eski Türkçeye daha yakındır, yani daha az bozulmuştur. Bugün Gagauzya’da üç tane resmi dil vardır. Bunlardan birincisi, Gagauzlar‘ın öz dili olan Gagauzça, diğer ikisi ise Moldovca (Romence) ve Rusçadır. Fakat Gagauzlar öz dillerine çok önem verirler ve çocuklarına en başta kutlu Türkçelerini öğretirler. Hatta çocuklarına “Ey, sen nesoy Gagauzsun, açan bilmersin bizimce lafetmee?” diye sorarak, onları öz dillerine bağlı kılmaya çalışmışlardır. Gagauzlar, Türkçü düşünür Necip Hablemitoğlu’nun da desteği ile 1993 yılında, o yıla kadar kullandıkları “Kiril alfabesini” değiştirip, “Latin alfabesini” kabul ederler. Onların dillerinde Slav – Latin kökenli yabancılaşmaların meydana gelmemesinin önemli bir nedeni ise, ünlü Gagauz Profesörü Ay Baba Mihail Çakır’ın İncil’i Türkçeye çevirmesi ve böylece tapınma (ibadet) dilinin Türkçe yapılmasıdır. Gagauz Türklerinin adları, genellikle dini adlar olduğu için Türkçe değildir. (Mariya, Dimitri, İvan, Saveliy…) Fakat soyadlarının neredeyse hepsi Öz Türkçe kökenlidir. (Sarı, Kuru, Demirci, Kazancı, Taşoğlu…) Ayrıca yer adları da hep Türkçe kökenlidir.
 
Gagauzya’da oldukça zengin bir kültür bulunmaktadır. Oradaki yaşam, ne tamamen Türk yaşantısına benzer ne de Hristiyan yaşantısına… Değerlerine sımsıkı bağlı olan Gök Oğuzlar, farklı ve özgün bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Gagauzlar, doğumdan sonra bebekleri vaftiz edilmeleri için kiliseye götürüyorlarmış. Rahip, çocuğu üç kere okunmuş suya batırıp çıkardıktan sonra dualar okur ve çocuk kilisenin içerisinde dolaştırırmış. Birkaç işlemden sonra bebek annesine teslim edildiğinde ise vaftiz sona erermiş. Ölümde de farklı uygulamalar var. Ölü, üç gün evden çıkartılmaz, bir bakıma sevdikleriyle görüşmesi için ona fırsat tanınırmış. Üç gün boyunca sevdikleriyle vedalaştıktan sonra, gelinlik eşyalarıyla (yorgan, döşek…) birlikte bahçeye çıkartılır, orada Şamanlık özelliği taşıyan bir iki tören yapılırmış. Daha sonra varsa o evin hayvanlarından kesilir, ekmekler ve tatlılar gelenlere ikram edilirmiş. Sonrasında ise cenazede bulunanlar ağır ağır mezarlığa gider, ölüyü toprağa verirlermiş. Bu dini geleneklerin dışında, Türk kimlikleriyle ilgili de çok önemli uygulamaları var. Bildiğimiz gibi “kurt“, Türklerin en eski sembolüdür ve Türkler, kurda çok önem vermişlerdir. Gagauzlar da kurtlara çok değer vermişler, onu bayraklarına taşımışlar ve onun adına “bayramlar” yapmışlardır. Kurda “canavar” (3) diyen Gagauzlar, her yıl 10 – 17 Aralık tarihleri arasında “Canavar Yortusu” (Kurt Bayramı) düzenleyip, kutlama yaparlar. Bu bayramlarda otağlar kurup ata biner, kımızlar içip Türklüklerini yaşatmaya çalışırlar. Gagauz erkeklerinin içinde, Oğuz Ata gibi Türk’e özgü bir tarzla bıyık bırakanlar da çoktur.
 
Gagauzlar, şaraba çok önem verirler. Çünkü gelirlerinin yarısından fazlası şaraptan elde ederler. Ülkenin topraklarının pek verimli olmaması ve yağış miktarlarının azlığı nedeniyle kurak iklimin görülmesi dolayısıyla, tarım bu bölgede pek gelişememiştir. Toprağı el emeği, göz nuru olarak işlemek isteyen Gök Oğuzlar, belli bölgelerde toprağı canlandırmış ve sulama sorunlarına rağmen özellikle “bağcılığı” geliştirmişlerdir. Çok kaliteli üzümler yetiştiren Gagauzlarda, hemen hemen her evde bu üzümlerden şarap yapılıyormuş. Her evin bodrum katında bir bölüm varmış ve burada şaraplar yapılıp mayalanmaya bırakılırmış. Konuklara şarap ikram edilmeden bırakılmazmış. Zaten ürettikleri şarapların çoğunu, yurt dışına çok iyi paraya satıyorlarmış. Hem böylesine güzel bir gelir kaynağı sağlayan hem de artık kültüre işleyen şaraba bu bağlamda çok önem vermişlerdir. Üzümün dışında, ayçiçeği, tütün, soya… tarımı da yapılıyormuş. Sanayi pek gelişmemiş; fakat yine de irili ufaklı 50’ye yakın farklı dallarda fabrikalar bulunmaktaymış.
 
Moldova Lirası (ML)’nı kullanan Gagauzlar‘da ekonomik durum orta düzeydedir. Eğitim ise oldukça gelişmiştir. Gagauzya genelinde 45’e yakın kütüphane, ilk – orta ve lise düzeyinde eğitim veren 55 tane okul ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de katkılarıyla kurulan Komrat Üniversitesi bulunuyor. Bunların dışında TİKA’nın desteğiyle kurulan Atatürk Kültür Evi ve müzeler de varmış. Türkiye’ye çok ilgili olan ve Türkiye Türklerini çok seven Gagauzların, genellikle Komrat bölgesinde dinlenebilen Gagauz Radyosu’nda Gagauzca yayınlar yapılıyor ve yayınlardan kalan kısımlarda TRT-FM yayınları veriliyor. Ayrıca her gün, hemen hemen her eve bir gazete girer. Roman, öykü, şiir… gibi türlerde eserler de yazılıp basılmaktadır.
 
Anlatılanlardan anlayacağınız üzere, Gagauzlar yüzlerce yıldır soydaşlarından ayrı yaşadıkları hâlde öz dilini kullanan, Türklüğüne bağlı ve çoğu Türkçülerden oluşan bir Türk topluluğudur. Oradaki soydaşlarımızın çoğu, daha iyi şeyler yapabilmek adına bizlerin desteğini ve ilgisini bekliyor. Ben, aynı boydan olduğumuz soydaşlarımıza yürekten sevgilerimi yolluyor ve varlığımızı birleştireceğimiz o kut’lu gün için şu benzetmeyi yapmak istiyorum: Korun (ateşin) üstü külle kaplansa da, ateş o külün dibinde yanmaya devam eder. Bir gün bir rüzgâr çıkar da o küller savrulursa dört yana, Türk’ün gücüne benzettiğim o ateş yeniden bütün dünyayı ışıtmaya / ısıtamaya başlar.
 
Tanrı, bütün soydaşlarımızı korusun!
 
1. Eski Türkçede “ajan -düşman” anlamına gelen sözcük.
 
2. Gagauz’yanın başkenti olan Komrat’ta bulunan ve “Gagauz Halk Topluşu”, bugün Türkiye’deki TBMM’ye benzer amaçla kurulmuş. Elbette “özerk” bir devlet olduğu için, tam bağımsız değil ve kendi yasama – yürütme – yargı organlarını hakkıyla oluşturamıyor. Fakat var olan “Gagauz Ana Kanunu” çerçevesinde ülke içerisinde düzeni sağlamayı başarabiliyor. Sonuçta Moldova Cumhuriyeti’ne bağlı olsa da, “özerk” bir devlet için işlevini yerine getirebiliyor diyebiliriz.
 
3. Eski Türkler, “kurt” için “börü / böri” derlerdi. Bu sözcük, bugün de bazı Türk Lehçelerinde yaşamaktadır. Hatta Anadolu’da bile bu sözcüğün kullanımına rastlamak mümkündür. Fakat bir dönem “börü” yerine “kurt” denmeye başlanmasının muhakkak ki mantıklı bir açıklaması vardır. Bildiğimiz üzere Türkler kurdu “ata” olarak kabul etmiş ve ona saygı duymuşlardır. Bunun için onu ilk ve öz adı olan “börü” yerine başka bir adla adlandırmak istemişlerdir. Nasıl ki bir kişinin babasının adı “Soner” iken, kişi ona adıyla değil de saygısını göstermek amacıyla “baba” diye sesleniyorsa; Eski Türkler de “börü” yerine “kurt” diyerek saygılarını dile getirmeye çalışmışlardır. Gagauzlar ise, “kurt” demeyi de bırakıp onu Farsça kökenli “canavar” sözcüğüyle adlandırmışlardır. Bu değişikliklerin hepsinin temelinde, Türklerin kurdu ata kabul edip, ondan çekinmeleri vardır.
Murat CEVAHİR

Murat CEVAHİR

DİĞER YAZILARI TÜRKÇELEŞTİRİLMİŞ DİN DİLİ 17-01-2018 15:18 KRALIN SOYTARILARI... 30-12-2017 11:04 Türk Eğitimine Vurulan Kilit 11-12-2017 14:50 TÜRK TANRI'YI KORUSUN...!!! 25-11-2017 18:33 Türk Geni Nedir? Türk Genleri Nelerdir? Türk Haplogrupları Nelerdir? (G, I, J1, J2, L, N, O, Q, R1a, R1b) 23-11-2017 15:17 DEVŞİRME ZİHNİYETİ DEVAM EDİYOR 18-11-2017 13:49 KİMLER MİLLİYETÇİ VE VATANSEVER OLAMAZLAR... 08-11-2017 18:39 TÜRKİYELİLER! 04-11-2017 21:54 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI ANISINA TÜRKLERİN SON BAŞBUĞU M.KEMAL ATATÜRK ... 29-10-2017 00:27 Türkiye’nin Milli Para’sı yok 25-10-2017 20:42 ANADOLUDA KAYBOLAN GAYRİTÜRKLER...!! 12-10-2017 20:09 Ben Bir TÜRKÜM !... 11-10-2017 17:05 TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDU... 30-09-2017 21:02 ÇOK ŞÜKÜR TÜRKİYE SÖMÜRGE OLMADI,YOKSA...!!! 27-09-2017 20:09 MEVLANA'NIN TÜRK DÜŞMANLIĞI ve BİAT KÜLTÜRÜ 24-09-2017 00:23 ROTARY, LIONS ve MASONLAR 18-09-2017 21:54 Anunnaki'ler (Anunnaku) 12-09-2017 19:41 DEVE BİR GİRERSE.. 11-09-2017 23:30 Laiklik Dinsizlik midir? 07-09-2017 23:36 YALAKA KOYUN, KASABIN KESKİN BIÇAĞINI ÖVERMİŞ. 05-09-2017 23:35 BİR ÜLKE İÇERDEKİ İŞBİRLİKÇİLERLE NASIL ÇÖKERTİLİR! 01-09-2017 08:53 Yeşeren Zehir: Osmanlıcılık 17-08-2017 23:34 İSLAMCILIK VE KÜRTÇÜLÜĞE KARŞI TÜRKÇÜLÜK 14-08-2017 21:09 TÜRK TARİHİNE BAKIŞIMIZ NASIL OLMALIDIR 07-08-2017 22:34 ACELE EDİN ve DEFOLUP GİDİN! 04-08-2017 21:33 ARAP/EMEVİ MİLLİYETÇİLERİ 30-07-2017 20:17 79 yıllık gaflet uykusu ve sorumluları 26-07-2017 20:22 Atatürk ve Mu - Maya Medeniyetleri 19-07-2017 18:59 15 TEMMUZ’U ANLAMAK! 17-07-2017 19:11 15 TEMMUZ DARBESİ(!) SAÇMALIĞI 16-07-2017 18:37 15 TEMMUZ DARBESİ(!) SAÇMALIĞI 14-07-2017 23:43 MİLLİ SİYASET 13-07-2017 21:56 BİZ YENİ BİR ÜLKE KURACAĞIZ 11-07-2017 21:54 TEMEL SORUNUMUZ 10-07-2017 02:19 TÜRKİYE’ YE VE TÜRK ULUSUNA İHANET VE MELANET GÖSTERGELERİ 03-07-2017 21:44 TÜRKLER NEDEN İSLAM’A DİRENDİLER? 02-07-2017 21:04 BİZ, TÜRK’LER KENDİMİZİ TANIYORMUYUZ ? 28-06-2017 22:32 Siyaset meydanı’ndan siyaset pazarına… 16-06-2017 22:04 Gagauzlar: Gök Oğuz’dan Hristiyan Türkler 15-06-2017 01:27 Tengricilikte Oruç Tengricilikte Oruç İbadeti 10-06-2017 20:25 Milleti koruyan zırhlar yok ediliyor 09-06-2017 18:28 MODERN ZAMAN KÖLELİĞİ 06-06-2017 21:52 GÖK TANRI,KÖK TENGRİ,TENGRİCİLİK YADA TENGRİZM 30-05-2017 17:46 BEDENİMİZDEKİ HÜCRELERİ NASIL TESLİM ALDILAR? BİZ NASIL BU KADAR TEPKİSİZ TOPLUM OLDUK? YA DA NASIL VE NEDEN GENLERİMİZLE OYNUYORLAR? 25-05-2017 19:56 Kılavuzu emperyalizm olanın başı beladan kurtulmaz 23-05-2017 03:32 Tüm dünya alfabelerinin kökeni `TÜRK´ alfabesidir.! 19-05-2017 00:25 Göktürk Alfabesi 17-05-2017 00:01 SİZLER HANGİ İSLAM'A İNANIYORSUNUZ? 12-05-2017 17:44 TOPLUM PSİKOLOJİSİNİ YÖNLENDİRMEK 10-05-2017 12:19 AKP'nin TÜRKİYE'yi BÖLME PLANI... 09-05-2017 19:00 BESMELE,HAMDELE VE SALVELE İLE SIFIRLANAN TÜRKİYE VE İSLAM... 07-05-2017 22:02 ÜLKÜCÜLÜK VE TÜRKÇÜLÜK 04-05-2017 23:52 3 MAYIS 1944 TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ 03-05-2017 18:17 Kayın Ağacının Türk Mitolojisindeki Yeri 02-05-2017 21:55 Biat Kültürü ve Günümüze Yansımaları 30-04-2017 23:16 Türk oğlu, Türk kızı Türklüğünü koru! 28-04-2017 16:10 Gök Tanrı'nın Özellikleri (Tengri) 26-04-2017 23:57 MİKROPLAR DEVLETİN TEPESİNE NASIL YERLEŞİR? 25-04-2017 23:54 Türkçülüğün Doğuşu 24-04-2017 21:18 Devlet; sen milletten aldığın bu vergiyi ne yaptın? 22-04-2017 23:42 SON YÜZYILIN EN BÜYÜK İTİRAFLARI 21-04-2017 15:46 ‘Hayır’ aklı temsil eden uygarlık, ‘Evet’ ise akılsızlığın sembolü biatçılıktır 17-04-2017 18:16 YÖRÜKLER - KÖKENİ VE TARİHÇESİ 14-04-2017 18:39 KÜRT ALEVİ YOKTUR ALEVİLER ÖZ BE ÖZ TÜRKTÜR... 12-04-2017 19:16 AKP ADINA İTİRAF: "TÜRK MİLLETİNİ TASFİYE EDİYORUZ!" 06-04-2017 21:06 BAŞKANLIK 05-04-2017 23:43 TÜRK KAVMİNE GÖNDERİLEN PEYGAMBER... 03-04-2017 01:00 Geçmişten Günümüze MÜTAREKE BASINI ve ALİ KEMAL’ler… 01-04-2017 11:48 TÜRKÇÜLÜK VE SİYASET 31-03-2017 10:17 Başkanlığa EVET(!) 30-03-2017 17:03 TÜRKİYE'DE TÜRK OLMAK (2) 28-03-2017 17:17 TÜRKLER ASİMİLE EDİLMEK İSTENİYOR 27-03-2017 17:24 TÜRKİYE'DE TÜRK OLMAK 25-03-2017 17:52 ÜMMETÇİ – KÜRTÇÜ DAYANIŞMASI 20-03-2017 23:30 Türkiye kendisine son formatı mı atıyor? 19-03-2017 20:03 Kokuşmuş Kapitalizmin ,Kokuşmuş Medyası 18-03-2017 20:02 Eski Türklerde Tanrı İnancı 17-03-2017 19:45 Evet şovu için Türkiye’yi aşağılatanlar! 16-03-2017 21:12 TÜRK IRKÇILIĞI 15-03-2017 18:38 TÜRKİYENİN İTİBARI SIFIRLANDI... 12-03-2017 11:52 TÜRKÇÜLERİ VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ AŞAĞILAYAN ALÇAK KRİPTO DÖNME VE NAYLON ETNİK KİMLİKLİLER. 11-03-2017 19:10 Laiklik Fransız değil Türk icadı 10-03-2017 19:45 AMAZON KADINLARI TÜRKTÜ! 09-03-2017 18:30 SÜMERLER…Tarih Türklerde başlar 08-03-2017 21:40 TIKANDI BABA!.. 07-03-2017 00:21 TÜRKİYE ‘YUMUŞAK İŞGAL’ ALTINDA 05-03-2017 17:54 AYYAŞ 04-03-2017 10:50 CIA ve Türklerin genetik şifreleri! 03-03-2017 15:18 Tengricilikte Oruç 26-02-2017 19:52 Dinlerin Ortaya Çıkışına İlişkin Bir Tez: Kleptokrasi 25-02-2017 20:29 Gök Tanrı İnancında İbadetler (Tengricilik'te İbadetler) 23-02-2017 09:50 TÜRKİYE'Yİ KİM SATIN ALIYOR? 21-02-2017 10:56 Ayvacık Depreminden Ne Anlamalıyız? 20-02-2017 10:54 EKONOMİ ÇOK ZORDA 19-02-2017 10:29 DEVLET BİR MİLLETİN GENETİK MİRASIDIR 18-02-2017 10:07 HANGİ REFARANDUM? 17-02-2017 08:38 Son Asırların Acı Gerçeği: Ümmetçi Tuzakları 16-02-2017 10:56 NOSTALJİ... 15-02-2017 17:44 TENGRİCİ TÜRKİYE 14-02-2017 17:25 Atatürk sebataistmidir ? ve Atatürk Mason mudur? 10-02-2017 17:40 NURCULUK DENEN SAYIKLAMA 09-02-2017 16:07 Anadolu Türklerinin Orta Asya Türkleri ile Genetik Benzerlikleri 08-02-2017 10:47 'Türkler Yüzlerce Yıldır Kendinden Olmayanların Yönetiminde! Devlet Bizim,Ya İktidar?' 06-02-2017 14:52 Yecüc ve Mecüc Türklerdir 05-02-2017 16:37 TÜRK IRKI 31-01-2017 22:33 AK-BABALAR!!! 27-01-2017 17:15 Eski Türk İnancının Adlandırılması Sorunu 26-01-2017 17:31 SEMAVİ DİNLER ASLINDA TENGRİCİLİKTİR 24-01-2017 21:50 SEMAVİ DİNLERİN SÜMER MİTOLOJİSİ OLDUĞU GERÇEĞİ 23-01-2017 19:04 Bozkurt mu? Mankurt mu? 22-01-2017 08:41 Neoconların Minyatür Osmanlısı 16-01-2017 14:13 Osmanlı Türk'mü? 13-01-2017 16:23 Şamanizmden günümüze uzanan ve hala uygulanan Türk adetleri! 09-01-2017 14:07 KÜRESEL SALDIRI: ÖZELLEŞTİRME 28-12-2016 14:04 TÜRK TARİHİNİN BİLİNMEYEN GERÇEKLERİ 19-12-2016 09:46 BİLİNEN İLK TÜRK KİMDİR? 15-12-2016 18:04 ATATÜRK TÜRK TARİH TEZİNİN TASFİYESİ ve TÜRK İSLAM SENTEZCİLİĞİ 14-12-2016 23:34 ATATÜRK’ÜN HAYALİ; “BOZKURT BAŞLI GÖK BAYRAK”… 14-12-2016 12:00
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
23 Nisan 2018 Solo Türk Gösterisi
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
İYİ Parti ÇTSO ve Esnaf Odaları Ziyareti
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA