Metin AKGÜN
Metin AKGÜN
Giriş Tarihi : 19-03-2015 11:13

Fedakarlığın Zirvesinin (İSAR) Yaşandığı ÇANAKAKLE…

İslamiyet’te üstünlük ve fazilet zenginlikle, soyda, makamda değil, Allah’a ibadet, taat ve insanlara/insanlığa hizmetle olur. Nitekim Allah Teâlâ (c.c.) “Şüphesiz Allah katında en değerliniz O’nun emirlerine karşı gelmekten en çok sakınanızdır”(1) buyururken, Peygamber Efendimiz de (s.a.v)“Bir toplumun efendisi, onlara hizmet edendir”(2) buyruğu üzere, (Emr-i_bi'l_ma'rûf_ve_nehy-i_anil_münker) "İyiliği emretmek ve kötülükten men etmek" istikametinde bir hayat sürmektir…

            İyiliği emrederken de, kötülükten men ederken de yaşantıdaki samimiyet,  Allah’ın (c.c.) emir ve yasakları istikametinde doğruyu yaşama hassasiyetinde model olma, nefsinden önce çevresini düşünme, onlara faydalı olmaya odaklanmadır. Öncelikli davranış, zararı dokunmamaktan ziyade çevresine fayda sağlamaktır. Bu faydanın derecesi; mal, can ötesinde samimiyettir…

İşte bu nedenle Allah (c.c.) zekât, infak ve sadaka gibi yollarla fakirlerin gözetilip onlara yardım edilmesini, zenginlerin servetlerinde fakirlerin de haklarının olduğunu belirtir: “Zenginlerin mallarında muhtaç ve yoksulların da hakkı vardır.” (Zâriyât Sûresi, 51/19. ) ve Nûr Sûresi’nde de “Onlara, Allah’ın size verdiği maldan veriniz.” (Nûr Sûresi, 24/33)  onlara haklarının verilmesini emrederken, ayette fakire yardımda bulunan zenginin dikkati çekiliyor, sanki: “Fakire yardımda bulunurken mağrur olma, ona tepeden bakma. Zira sen, Allah’ın sana verdiği malın bir kısmını ona veriyorsun, bu, onun hakkıdır. Sen ona bir lütufta bulunmuyorsun, bilakis Allah’ın emrini tutup ona hakkını veriyorsun.” Derken, diğer taraftan da fakirin de dikkati çekilir ve adeta ona da; “Sana yardımda bulunan kimseyi zengin eden benim. Ona verdiğim malın bir kısmını sana vermesini ben emrettim. Bu malda senin hakkın vardır. Bu duygu içerisinde onu kabul et, eziklik içerisinde bulunma.” Diyor.

Allah’ın zenginlere, fakir ve güçsüzleri gözetmelerini emretmesinin sayısız hikmet ve yararları vardır. Bunların birkaçı şunlardır: İslamiyet cemiyetin birlik ve beraberliğine çok önem verir. Müslümanların birbirlerine kenetlenmiş sağlam bir bina gibi olmalarını ister.( Saff Sûresi, 61/4) Müslümanlardan meydana gelen toplumu bir vücut ve o toplumun fertlerini de o vücudun muhtelif organları gibi görür ( Müslim, Birr,17).

Vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen üzüntü ve ızdıraba diğer organlar nasıl ilgisiz kalamazsa, toplumda kendisini meydana getiren fertlerin dert, üzüntü ve sıkıntılarına ilgisiz kalamaz. Nitekim Peygamber efendimiz “Her kim müslümanların derdini kendine dert edinmezse onlardan değildir” (Aclûnî, Keşfü’l-hafâ’, II, 227. ) buyurmuştur.

Zekât, infak ve sadakanın ötesinde takva yönüyle bir zirvedir Îsâr… Terim olarak Haşr Sûresi’nin 9’ncu ayetinde kullanılmakta olup anlamı; “Onlardan önce Medine’yi yurt edinmiş olup da imanı gönülle-rine yerleştiren kimseler, hicret edip kendilerine gelen müminleri sever-ler. Onlara verilenlerden dolayı gönüllerinde bir kıskançlık duymazlar, çekememezlik hissetmezler. Aksine kendileri zaruret içerisinde bulun-salar bile onları kendilerine tercih ederler/ kendilerinden önde tutarlar. Kim böyle nefsinin hırs ve cimriliğinden korunursa, işte kurtuluşa erenler onlardır.”(Haşr, 59/9) diye açıklanabilir.

A’lâ Sûresi’nin 87/16: “Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Ahiret/ ebedî yurt daha hayırlı ve bâkîdir.” (A’lâ Sûresi 87/16) ayetine uyan ensar, “Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler. Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.”, (İnsan Sûresi, 76/8-9) “……akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere, özgürlüğüne kavuşmak gayretinde olanlara malını seve seve verir.” (Bakara Sûresi, 2/177). Ayetlerine uygun hareket ederler.

            “Îsâr” Ensar’ın Muhacir’e sağladığı yardımdaki zirve olmanın ötesinde mal ile can ile hayatı anlama, hayatı yaşama anlayışıdır aslında…

Ayet-i Kerimede Ensar’ın özellikleri;

·         Onlar hicret edip kendilerine gelenleri severler.

·         Muhacirlere verilenlerden dolayı gönüllerinde bir kıskançlık duymazlar.

·         Onlar, kendileri zaruret içerisinde bulunsalar bile muhacirleri kendilerine tercih ederler/ kendilerinden önde tutarlar.

·         Kim böyle nefsinin hırs ve cimriliğinden korunursa, işte kurtuluşa erenler onlardır. Diye tanımlanır.

Mal ile yapılan “Îsâr” can ile yapılan yönü bir başka zirvedir, ecdadın yaşantısında!

Îsâr, sıddıkların mertebesi ve Allah için birbirini sevenlerin en üstün derecesidir. Onlar Allah için canını da feda etmişlerdir.

Anlatıldığına göre, halife Muvaffak zamanında, Gulam Halil b. Ahmed bazı sufileri halifeye şikâyet edip haksız yere suçladılar. Halife bunların yakalanıp cezalandırılmasını emretti.

Cüneyd-i Bağdadî kendisini fakih göstererek kurtuldu.

Şehham, Rakkam ve Ebu’l-Hüseyin Nurî isimli zatlar yakalanıp nezarete alındılar. Boyunları vurulmak üzere hazırlık yapılınca Ebu’i Hüseyin öne atıldı.

Cellat kendisine;

– Niçin acele ediyorsun, diye sordu.

Ebu’l-Hüseyin Nurî k.s.:

– Kardeşlerimin bir saat fazla yaşamaları için. Önce beni öldürün, dedi.

Cellat hayret içinde kaldı, elini geri çekti. Hadise halifeye haber verildi. Halife sufilerin halini incelemek üzere, baş kadı İsmail b. İshak’a haber gönderdi. Kadı, Ebu’l-Hüseyin Nurî’ye fıkıhla ilgili birtakım sorular sordu. Hepsine çok güzel cevaplar verdi. Sonra sözlerine şöyle devam etti:

– Allah Tealâ’nın öyle kulları vardır ki, kalktıklarında Allah ile kalkarlar, konuştuklarında Allah ile konuşurlar. Derken kamil mümin olmanın derecelerine işaret eder…

Huzeyfetül Adevi’nin anlatımında;

“ Yermuk savaşı günü kimi canlı, kimi cansız serilen Müslüman cesetleri arasında amcamın oğlunu arıyordum. Bulduğumda su ister misin dedim. Gözleriyle evet cevabını verdi. Lakin o sırada öte taraftan bir inilti işitildi. Amcazadem suyu ona götürmemi istedi. Tam o yaralının yanına gidip suyu vereceğimde bir inilti daha duyuldu o da bunu duyunca suyu ona götürmemi istedi. Tam o yaralının yanına gitmiştim ki son nefesini verdi. Ben de hızla ikinci yaralının yanına koştum ancak onunda şehit olduğunu gördüm. Sonra hızla amcam oğlunun yanına koşmuştum ki onun da şehit olduğunu anladım.

Kendisi ölümün eşiğinde iken, kendi ihtiyacını, bir başka kardeşini tercih etmesi ecdadın yaşadığı örneklerden olup, Çanakkale Savaşları da bu yaşantının zirvelerindendir.

Kendinden sonra gelenlerin/geleceklerin bir saat, bir gün, bir hafta veya dahası yaşayabilmesi için Çanakkale’de canını feda eden Mehmetlerin “işar”da ulaştıkları zirvelerdendir aslında…

Savaştığı insana dahi merhametin, tedavi etme hassasiyetinin namütenahi örnekleri yaşanmıştır.

Çanakkale Zaferini anlatmaya çalışan herkes, bu harbin manevi cephesine vurgu yapar, anekdotlarla zenginleştirmeye çalışır yazısını, konuşmalarını… Asrı Saadet’teki, özellikle Bedir’deki ruhla mukayese yapar Mehmetçiğin o asil mücadelesini

Çanakkale de Mehmetçikte, bizi biz kılan değerlerin en samimi yaşanmasındaki zirve olan; o teslimiyetin, nefsinden arınmışlığın o safiyetin, o masumiyetin, kaynağı Kur’an terbiyesi almış edebin zirvesinde olan Mehmetçiğin başarısıdır.

Çanakkale’de savaşan Mehmetçiği eğiten, Kilitbahir tabyalarında eğitim subaylığı görevini ifa eden Yüzbaşı Mehmet Hilmi Bey’in o günlerle ilgili hatıraları “Cepheden Cepheye Bir Ömür” adı ile Gazanfer ŞANLITOP tarafından kitaplaştırılan o hatıralarda: “…“Askerler! Buradaki yenilgi hiçbir savaştaki yenilgiye benzemez. Bu savaşta hiçbir ödül de beklemeyin! Hiçbirimiz rütbe, nişan ve dünya menfaatlerinin ve heveslerinin uğruna harp etmeyeceğiz. Allah rızası için harp etmeye niyet edelim ki, gazamız mübarek olsun. Ya gazi ya şehit olalım!..” cümleri devamındaki; “…Bedir savaşında Efendimiz ve az sayıdaki sahabenin güçlü müşrik ordusuna karşı savaşarak Allah’ın yardımını nasıl elde ettiklerini ve Enfal Suresi’nin 17. Ayeti’nin anlamını izah etmesindeki sırdadır” aslında…

Çanakkale ruhunu en güzel “işar” örneklerinin arasında sayabiliriz. Dedelerimiz sırf kendilerinden sonra gelen nesiller vatansız kalmasın, esir yaşamasın, dinlerini rahatça yaşasın diye canlarından vazgeçmişlerdir.

İsar; İnsanlar arasında ülfet, muhabbet, şefkat ve merhamet meydana getirir. Böylece birbirlerini seven ve sayan insanlardan meydana gelen bir sevgi toplumu oluşmuş olur. İnsanı cimrilikten, hasislikten kurtarır, fedakârlık ve diğerkâmlığa alıştırır.

Îsâr; toplumun menfaat ve çıkarlarını kendi menfaat ve çıkarlarından üstün tutması, yaşama zevki yerine yaşatmaktan haz duymasıdır.

Îsâr, ulvî bir duygu, yüksek bir haslet ve insanlar arasındaki sevgi, saygı, merhamet, şefkat ve kardeşliğin güzel bir tezahürüdür.

Îsâr, bir nazariye değil, yaşanmadan ortaya atılmış bir görüş, bir ideal değil, yaşanmış, ilk İslam toplumunda en güzel örnekleri verilmiş ahlaki bir erdemliliktir. (PUSMAZ, D., 2011).

Günümüz dünyasında evlatlarımız, gençlerimiz aldıkları eğitim sürecinde manevi açıdan mana derinliği ile bilim arasındaki dengeyi kurmadan ne hürriyet ne istiklal, ne de bunları bizlere temin eden Çanakkale nasıl anlaşılabilir bugün…

Bugün, vatan ve hürriyetimize, din ve devletimize, can ve mal güvenliğine, gönderde dalgalanan bayrağımıza ve ezanımıza sahip isek, bunu vatan uğrunda canlarını feda eden, “işar”ı canın feda edilmesi ölçüsünde en samimi yaşayan aziz şehitlerimize ve gazilerimize borçlu olduğumuzu unutmamalıyız.

Çanakkale ruhunu yaşattığımız müddetçe ulaşamayacağımız hiçbir hedef, başaramayacağımız hiçbir iş, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun kalmayacağı inancımız ile, 12 Mart itibari idrak ettiğimiz İstiklal Marşının kabulü ve 100. yıldönümünü idrak ettiğimiz Çanakkale Zaferi münasebetiyle, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve bütün şehit ve gazilerimizi rahmetle anıyoruz.

-------------

1 Hucurât Sûresi, 49/13.

2 Nebhânî, el-Fethu’l-kebîr, I, 644; Aclûnî, Keşfu’l-hafâ, I, 462.

3. Durak PUSMAZ,  2011,  Kur’an’da İsar Kavramı,  İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2011, 25, 77-104

                                     

 

Metin AKGÜN

Maarif Müfettişi

Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Genel Başkanı

Metin AKGÜN

Metin AKGÜN

DİĞER YAZILARI Refleks Tepkiler, Ağır Bedeller Ödetir… 27-05-2019 01:32 Bir Nesli İnşa Ederken… 15-05-2019 22:04 Başkan Akgün’ün, “Avukatlar Günü’nü” Kutlama Mesajı. 05-04-2019 22:04 “Nevruz” Tarımsal Açısından Bir Fırsat Olabilir… 21-03-2019 20:36 Mesleki Eğitimde Paradigma Değişimi, Hayalin Alt Yapısıyla Başlar. (HAY) 02-03-2019 19:27 TARİFELİ UÇAĞI KAÇIRSANIZ NE HİSSEDERSİNİZ? 03-02-2019 15:35 Eğitimde 2023 Vizyonumuzda “Değerlerimiz” Yer Almalı…(I) 14-01-2019 12:33 “5N 1K” Uygulamasına Farklı bir Bakış… 14-12-2018 08:16 Eğitimde Kalite için; Öz Değerlendirme Şart… 18-10-2018 12:14 Her Şey Mutlu Yarınlarımız için… 07-10-2018 21:20 Çocuklarımızla Hayatı Paylaşalım…(2) 11-07-2018 00:03 Çocuklarımızla Hayatı Paylaşalım…(1) 22-06-2018 01:13 23 Nisan’ın Mana Derinliği, Bir Günde Bitmemeli… 26-04-2018 20:56 Çanakkale Ruhu, İstiklalimizin Teminatıdır… 17-03-2018 22:14 Eğitime Bakış Açımızı Sorgulamalıyız… 20-02-2018 13:57 Eğitim Sistemimiz “ERÖR” Veriyor… 22-01-2018 10:52 Mesuliyetimiz, Mefkûremizin Derinliğidir 12-01-2018 02:05 Teknik Eğitim Yarınımızdır… 25-12-2017 10:52 Toplumsal Yapıda Değişim, Kavramlarla Başlar. 11-12-2017 23:38 Farkında mıyız? Bu Gün 24 Kasım Öğretmenler Günü… 24-11-2017 00:30 Bugün 29 Ekim, “Cumhuriyetin” Mana Derinliğini Anlamak Gerek… 29-10-2017 00:32 “Neme Lazım Be Sultanım” Deme! 12-10-2017 21:23 Eğitimde “Şiir” Önemlidir… 03-10-2017 17:18 ÖFKE 27-09-2017 20:56 2017-2018 eğitim ve öğretim yılı başlıyor. 18-09-2017 21:56 Endüstri 4.0 ile Her Şey, “Toz Pembe” Olmayacak! 10-07-2017 02:20 Endüstri 4.0 Günlük Hayatımızda Neleri Değiştirebilir? 03-07-2017 01:18 Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ! 07-06-2017 09:05 Nefsin Doymazlığı Peşinde Nereye… 27-04-2017 23:42 İnanmak, Mutluluk İçin En Temel Şarttır… 09-04-2017 14:17 Çanakkale Ruhu, İstiklal Ve İstikbalimizin Teminatıdır 18-03-2017 16:27 Neslin İnşa Sürecinde “TİYATRO!” Önemlidir 16-02-2017 11:15 “Zaman Sana Uymuyorsa Sen Zamana Uyacaksın” Diyorlar! 21-01-2017 23:36 Mutluluk İstemekle Başlar... 20-11-2016 21:05 Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı Akgün'ün -10 Kasım Atatürk’ü anma- Mesajı 10-11-2016 08:00 Yaşadığımız Hayatı, Hissetmeliyiz! 17-10-2016 09:20 Şemdinli’deki Durak Jandarma Karakolu’na yapılan saldırıyı ve Van'da buluşan 16 ilden 181 aşiret temsilcisinin; PKK'ya gösterdikleri tepki 10-10-2016 10:54 Sevmek Ama Nasıl? 30-09-2016 22:02 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılı, Eğitimde Yeni Bir Başlangıç Olsun. 19-09-2016 19:17 '19 Eylül Gaziler Günü' Kutlama Mesajı 19-09-2016 18:09 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılı, Eğitimde Yeni Bir Başlangıç Olsun 19-09-2016 18:05 Çocuklarımızın Başarısız Olmasında Sebep Biz Olabilir miyiz? (2) 02-09-2016 00:44 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun. 29-08-2016 20:35 Basın Açıklaması 18-08-2016 21:14 Çocuklarımızın Başarısız Olmasında Sebep Biz Olabilir miyiz? (1) 07-07-2016 07:15 Bin Aydan Daha Hayırlı olan Kadir Gecemiz Mübarek Olsun 30-06-2016 20:08 İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki Hain Terör Saldırısını Nefretle Kınıyoruz 29-06-2016 09:26 İnsanın yaradılışındaki üç temel özellik ve EĞİTİM! 18-06-2016 20:13 Kardeşliğin Doğduğu, Sevgi Dolu Bir Ramazan Olsun… 05-06-2016 23:28 İnsan Olmak Önemli … 26-05-2016 09:05 Çocuklarımızın Satırlarında 19 Mayıs… 19-05-2016 12:10 Bütün Annelerimizin Mübarek Ellerinden Öpüyoruz. 08-05-2016 12:22 Bütün Annelerimizin Mübarek Ellerinden Öpüyoruz 07-05-2016 23:50 Miraç Kandili Fırsattır 02-05-2016 23:28 Mavi Kurdele! 26-04-2016 23:24 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun 22-04-2016 09:32 Küçüktük Ufacıktık Top Oynadık Acıktık… 06-04-2016 09:32 Çanakkale Zaferini Doğru Anlamalı ve Anlatmalıyız… 18-03-2016 20:08 Cemreler Gönüllere Düşsün! 07-03-2016 00:08 İnsan Olmak, İnsan Kalabilmek! 21-02-2016 09:47 Nasihat… 09-02-2016 01:19 Zan… 31-01-2016 05:28 İnşanın İnşası Mesuliyetimiz; Kriterlerimizi Doğru Seçmektir 16-01-2016 15:13 Mekke’nin Fethinin Maneviyatında 2016’ı Değerlendirmeliyiz! 31-12-2015 13:01 24 Kasım Öğretmenler Günümüzü Tebrik Ediyoruz… 23-11-2015 21:40 Eğitim Sürecinde Öğretmen Önemlidir… 22-11-2015 07:49 Çocuklarımız İstikbalimizdir… 10-11-2015 09:19 Bu Ahlaki Çöküşle Nereye Kadar! 29-10-2015 07:56 Metin AKGÜN ;Terörün Kıblesi Yok! 13-10-2015 06:18 Metin AKGÜN ; İSTİKAMET! 29-09-2015 08:02 Birlik ve Beraberlik İçin, Bayramlar Fırsat Olsun! 22-09-2015 21:09 Terörün Yarattığı Zulüm, Milletçe Ciğerimizi Dağlıyor… 12-09-2015 18:17 Bugün 30 Ağustos… 29-08-2015 09:05 Yarının Daha Güzel Olması İçin… 25-08-2015 06:16 AKLIMDASIN ALLAH’IM 14-08-2015 18:15 Baskil Kaysıları Türk Ocakları Genel Merkezinde 10-08-2015 18:17 Şehitler ölmez! Bilakis onlar diridirler 05-08-2015 07:11 Kardeşliğimize Sıkılan, Ciğerlerimizi Dağlayan Kurşun! 24-07-2015 05:35 Bayramlar Fırsattır… 18-07-2015 16:12 Tatilde Hikâyeler Anlatalım Çocuklarımıza! 04-07-2015 14:59 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan… 18-06-2015 13:34 Devlet… 05-06-2015 05:49 Beraat Gecesi Samimiyet İster… 01-06-2015 09:40 19 Mayıs 1919 Sıradan Bir Gün Değildi… 19-05-2015 11:16 Bağıranın Önüne Ot Atınca…. 16-04-2015 00:08 Toplumsal Çözülme Sürecine, Değer Eğitimi Odaklı Bakış! 05-04-2015 18:10 27 Mart Dünya Tiyatro Gününü 28-03-2015 13:59 Fedakarlığın Zirvesinin (İSAR) Yaşandığı ÇANAKAKLE… 19-03-2015 11:13 Değerlerimizi Kazandırmadığımız Nesil Nereye Gider? 21-02-2015 13:24 Toplumsal Değişim Yönetilebilmeli! 06-02-2015 11:58 Özgürlük ve Adalet Kavramlarında Yaşanan İkilem… 04-02-2015 11:09 Küreselleşme Süreci, Geleceğin Eğitimi ve Risklerimiz! 21-01-2015 12:59 M.Ö. 2000 Yıllarından Günümüze Yansıyan DUA! 12-01-2015 17:04 Çocuklarımızı Eğitiyor muyuz? 05-01-2015 12:29 Ekonomik Kalkınmanın Sağlam Temellere Oturması Sürecinde; İNSAN! 23-12-2014 09:48 SÜRÜCÜ MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ “SRC” EĞİTİMİ VE SINAVI YETERLİ Mİ? 01-12-2014 21:53 Eğitim, Geleceği Kazanma Savaşıdır… 21-11-2014 20:36 İnovasyon Hedefinde Yeni Nesil…(2) 21-11-2014 19:05 İnovasyon Hedefinde Yeni Nesil… 29-10-2014 00:24 “HANNAS”’IN VESVESESİ KISKACINDA BİZ! 12-10-2014 21:29 Orta Doğuda Yaşanan Kaos… 27-09-2014 14:21 Askeri Zaferlerin Devamı İçin “Eğitim” Önemli… 10-09-2014 21:44 “Ensar” Olmak Zor... 31-08-2014 16:00 KURT KUZUYU YEMEK İSTİYOR AMA! 24-07-2014 13:28 Kavramdan Manaya “RAMAZAN” 09-07-2014 15:23 Ramazan-ı Şerif Temizlenmek İçin Fırsattır. 01-07-2014 22:29 IRAK DA YAŞANAN KAOS... 17-06-2014 16:22 Adalet İstemek Yetmez, “Adalet” Emek İster. 06-06-2014 01:02 Depremle Yaşamak 27-05-2014 22:44 Analarımız bizim için “Cennettir” 11-05-2014 19:14 Bağımlılıklarımız Bizi Dönüştürüyor… 26-04-2014 21:20
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
23 Nisan 2018 Solo Türk Gösterisi
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
İYİ Parti ÇTSO ve Esnaf Odaları Ziyareti
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA