Murat CEVAHİR
Murat CEVAHİR
Giriş Tarihi : 25-02-2017 20:29

Dinlerin Ortaya Çıkışına İlişkin Bir Tez: Kleptokrasi

DEĞERLİ KANDAŞLARIM BU ÇALIŞMANIN UZUN OLMASINDAN ZİYADE ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİN PAYLAŞTIM.LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUNUZ...
 
Dinlerin Ortaya Çıkışına İlişkin Bir Tez: Kleptokrasi
 
Mevcut antropolojik çalışmalar, avcı-toplayıcı kültüre sahip insanların on binlerce yıl boyunca herhangi bir dine sahip olmadıklarını; din adı altında kabul edilen disiplinlerin ancak insanların yerleşik yaşama geçmesinin ardından ortaya çıktığını göstermektedir. Diğer bir deyişle, din, insanlık tarihiyle birlikte başlamamış, tıpkı devlet, bürokrasi ve hatta ahlaksal normlar gibi sonradan insanlığa entegre olmuş bir çeşit toplumsal örgütlenme örneğidir. Peki neden avcı-toplayıcı kültüre sahip topluluklarda dinin olduğunu gösteren hiçbir bulgu yokken -ki bu durum, dolayısıyla o toplumların herhangi bir dininin olmadığının da göstergesidir- yerleşik yaşama geçtikten sonra "din" kavramı ortaya çıkmış ve insanlar arasında yayılmıştır?
 
Her ne kadar dünyanın farklı yerlerinde, farklı zamanlarda ve farklı şekillerde insanlar avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik yaşama geçmiş olsa da, genel hatlarıyla olup bitenler benzerdir. Buna göre, avcı-toplayıcı kültüre sahip topluluklar yüzden az kişiden oluşur, topluluktaki kişiler birbirinin akrabasıdır, herkes gücü yettiği ölçüde topluluğun bekası için çalışır (yemek toplar veya avlanır), topluluk içi eşitlik söz konusudur (eşitlikçilik vardır), ulu önder veya resmi lider yoktur, kişiler kendi aralarındaki uyuşmazlığı resmi kanallardan değil, birebir konuşarak çözmeye çalışır (çünkü zaten akrabalardır ve topluluktaki herkes birbirini direkt olarak tanır).
 
Avcı-toplayıcı kültürdeki toplulukların özellikleri daha da ayrıntılandırılabilir, ancak temel özellikleri, eşitlikçi olmaları, kişiler arası ilişkilerin resmi kanallara dayanmaması, herhangi önder veya ayrıcalıklı sınıfının olmaması ve de en önemlisi, belli bir yerde durmadıkları, göçebe oldukları için, ihtiyaç fazlası ürün elde edemiyor oluşlarıdır.
 
Yerleşik yaşama geçilmesi hem nüfus artışıyla ilişkili hem de ürün üretiminin başlamasıyla ilişkilidir. Bu iki neden (ve aynı zamanda sonuç) birbirinin tetikleyicisi gibi görünmektedir. Durum her ne olursa olsun, topluluklar yerleşik yaşama geçtiklerinde ilkin kabile, sonrasında şeflik ve devlet şeklinde örgütlenmişlerdir.
 
Kabilelerdeki nüfus bine yakın bir sayıyla sınırlıyken, şefliklerde nüfus binlerce kişiyi rahatlıkla bulur, devletlerde ise elli binin altında kişi sayısı pek görülmez. Aynı şekilde, kabileler tek bir merkezde yerleşmişken, şeflikler birkaç yerleşim merkezine dağılmış haldedir. Devletlerde ise köy ve şehirlerin sayısı çok daha fazladır. Kabilelerde eşitlikçi yapı devam etmekle birlikte, kimi zaman bir ulu kişi öne çıkmaktadır. Şefliklerde yönetim babadan oğula geçmekte; devletlerde ise artık merkezi yönetim benimsenmektedir. Aynı şekilde kabilelerde resmi kanallar yokken, şefliklerde resmi kurumlar oluşmaya başlar. Devletlerde bürokrasi ve yasalar neredeyse vazgeçilmezdir.
 
Görüldüğü gibi, kabile, şeflik ve devlet arasında bir çeşit derece farkı söz konusudur. Yerleşik yaşama geçmiş topluluklar daha ayrıntılı bir şekilde sınıflandırılabilse de, bu üç örgütleniş şekli temel alınabilir ve her biri, bir sonraki aşamanın önceki halidir. Diğer bir deyişle, basitten karmaşığa doğru bir gelişim söz konusudur. Bu gelişimin temel sebebi olarak da nüfus artışı gösterilebilir. Nüfus artışı neticesinde ve insanların yerleşik bir yaşam sürmesinin doğal sonucu olarak besin üretimindeki uzmanlık artmakta ve teknolojik gelişmeler çoğalmaktadır.
 
Peki, avcı-toplayıcı topluluklarda din gibi bir kavram yokken, yerleşik yaşama geçilmesi ile nasıl oldu da din kavramı ortaya çıkmış oldu? Bu sorunun cevabı birbirinin neden ve sonucu olan birçok olayda gizlidir. Şöyle ki, yerleşik yaşama geçilmesinin temel iki sonucu vardır dedik; ilki, nüfusun artması, ikincisi yiyecek üretiminin artması. İlk başlarda -yani kabile örgütlenmesinde- insanlar yine az-çok birbirini tanıdığı için resmi bir düzene ihtiyaç duymadan üretime katkıda bulunabiliyor, kendi aralarındaki sorunu çözüyor -ya da çözmeye uğraşıyorlardı. Ulu kişinin görülmeye başlandığı dönem de bu dönemdir. Çünkü yerleşik yaşama geçmekle birlikte, kabilenin varlığını sürdürmek totemlere bağlı duruma gelmiştir. Avcı-toplayıcı kültürde sürekli besin peşinde geçirilen bir hayat söz konusuyken (bu durumda besinin olmayışı herhangi ilahi bir işaret sayılmaz, göç edilerek yeni besin kaynakları bulunmaya çalışılır), yerleşik yaşamla birlikte göçebe hayat sona ermiş ve artık bolluk, kıtlık gibi durumlar önemli hale gelmiştir (ki bu durumda bir bölgedeki besinler bitince göç edilmediği için kıtlığa neyin sebep olduğu veya bolluğu neyin sağladığı üzerinde durulmuştur) ve bu durumları oluşturan ya da engelleyen hallere sebep verecek totemlere karşı bir inanış kendini göstermiştir. Bu totemlerin neler olduğunu ise en iyi bilen kişiler ulu kişi olarak kabilenin başında bir nevi akıl verici konumuna gelmiştir. Yine de, kabilenin geri kalanıyla eşit bir durumda yaşamını sürdürmektedir bu ulu kişi ve herhangi ayrıcalıklı bir hakka sahip değildir.
 
Nüfusun artması belli bir uzmanlaşmayı da beraberinde getirmektedir. Avcı-toplayıcı kültürdeki herkesin gücüyle orantılı olarak topluluğun bekası için çalışması, yerini ataerkilliğe bırakmaya başlamıştır. Çünkü iyiden iyiye herkesin görevleri belirlenmeye, daha da önemlisi, totemlerin bir diğer yüzü olan çeşitli tabular kendini göstermeye başlamıştır. Özellikle ürün fazlasının depolanması ile "artı değer" olarak bilinen kavram ortaya çıkmıştır. Bu artı değer, belli bir kitle tarafından kontrol edilmeye başlanmıştır. Tahmin edileceği üzere de, bu kitlede babadan oğula geçen bir şeflik söz konusudur. Zira artı değeri kontrol altında tutmak demek, ayrıcalıklı haklara sahip olmak demektir.
 
İşte konumuzun başlığı olan kleptokrasi kavramı tam olarak burada devreye girmektedir. Öncelikle kleptokrasinin ne demek olduğuna kısaca değinelim. Kleptokrasi, -günümüz için tanımlanırsa- bir ülkedeki yöneticinin veya yönetici sınıfının, o ülkenin maddi kaynaklarını soymasını, otokratik bir yönetim ile ulusal değerleri ve hazineleri kendi çıkarları için kullanmasını ifade etmektedir. Peki kleptokrasi ile dinin ortaya çıkışı arasındaki ilişki nedir? Yerleşik hayatın başındaki iki örgütlenme türü olan kabile ve şefliklerde -devletler zaten bu ikisinin evrilmiş halidir ve dinler devletlerde çoktan ortaya çıkmış haldedir- kleptokrasinin yeri nedir?
 
Yukarıda da değinildiği gibi, kabile yaşamı avcı-toplayıcı kültürün devamı olarak eşitlikçi yapısını korumaktadır. Kölelik ilişkisi bulunmamakta ve yönetici sınıfın diktatörlüğünden bahsetmek mümkün değildir. Yine de yiyecek üretiminin belli bir düzene oturtulmasıyla birlikte şeflik düzenine geçişin altyapısı hazırlanmıştır. Şeflikte artık zaman zaman kölelikler görülmekte, işbölümü sebebiyle toplumsal sınıflar ortaya çıkmaktadır. Bununla ilişkili en önemli durum da, kabiledeki gibi herkesin kendi arasında takas (trampa) ile ekonomiyi sağlamaktan vazgeçip; şefliğin birliği için "haraç" adı altında insanların sahip olduklarının bir kısmına el koyulmasıdır. Bu haraç, günümüzün vergi uygulamasının ilk aşaması olarak kabul edilmektedir. Çünkü toplanan haraç, yine şeflik için harcanmaktadır. Elbette ki bu harcamayı ve dağıtımı yapacak, yine bununla birlikte, zaten hali hazırda oluşmuş olan artı değeri kullanacak ayrıcalıklı bir sınıf bulunmalıdır. Bu sınıf, kabile dönemindeki ulu kişiden farklı olarak, halkın geri kalanından ayrı ve önemli bir konum işgal etmektedir. Nitekim, hem belli totemlerin en yetkili kişisi hem de tabuların muhatabı olarak, bir çeşit hanedanlık oluşturmaktadır.
 
İşte bu noktada, şefliğin -veya topluluğun diyelim- geri kalan kişilerinin gerek bu haraç toplanmasına gerekse de artı değerin kullanımına ilişkin itirazlarının ve başkaldırılarının olmaması için, diğer bir deyişle, yönetici sınıfın ayrıcalığını kabul etmesi için gerekli ve yeterli bir sebep bulunmalıdır. İşte bu sebep de o kişilerin yaptıkları işin kutsal olduğu, bu kutsiyetin de o kişilere sirayet ettiği yönündedir. Yani, yönetici sınıfın kullandığı güç ve yaptığı uygulamalar bir nevi kutsal yasaların, olmazsa olmazların yansımasıdır.
 
Bu noktada çok daha açık bir şekilde Jared Diamond'un Tüfek, Mikrop ve Çelik adlı kitabından şu alıntıyı yapmakta fayda var:
 
İster bir şeflik olsun, ister bir devlet, herhangi bir sınıflı toplum için insan şunu sormalıdır: Halk kendi çileli emeğinin ürünlerinin kleptokratlara aktarılmasına niçin göz yumuyor? (...)
 
Halktan çok daha rahat bir hayat sürdürürken halkın desteğini kazanmak için bir seçkinin ne yapması gerekir? Kleptokratların tarih boyunca başvurdukları bir kaç çözüm yolu vardır. Bunlardan biri; halkı silahsızlandırıp, seçkinleri silahlandırmaktır. Ama kleptokratların halkın desteğini kazanmalarının son çaresi kleptokrasiyi haklı çıkaracak bir ideoloji ya da din inşa etmeleridir. Kurumsallaşmış din, zenginliğin kleptokratlara aktarılmasını haklı gösterirken insanların başka insanlar adına hayatlarını feda etmeleri için kendi genetik öz çıkarları dışında gerekli güdüyü sağlar.
 
Tüm bu açıklamaların ardından genel bir değerlendirme yapmak gerekirse; dinlerin her ne kadar ilahi bir kaynak tarafından gönderildiği düşünülmüş olsa da, şayet dinler ilahi bir kaynaktan gönderilmediyse neden ve nasıl oluştu sorusu sorulmalıdır. Bu sorunun muhakkak ki birbiriyle ilintili bir çok cevabı vardır. Ancak kleptokrasinin, yani belli bir topluluğun halkı yönetmek ve kendi çıkarları doğrultusunda halkın çıkarlarını kullanmak amacıyla ortaya sürdüğü, ve zaten daha öncesinde halk tarafından kabul edilen kimi mistik kabullerin (totem ve tabuların) yansıması olarak düşünülebilecek uygulamaların, "din" adı altında kendini gösterdiği fikri göz ardı edilemez. Diğer bir deyişle, dinin ortaya çıkışının sadece masum bir bireysel inanca dayanmadığı, çok daha önemli ve tutarlı bir biçimde bir soyma mekanizması ve hükmetme örgütlenmesinin ürünü olduğu söylenebilir.
 
Gerek günümüzde yaygın olarak kabul gören İbrahimi dinler, gerekse de irili ufaklı tarih boyunca var olmuş -ve sonra yok olmuş veya hala da varlığını sürdüren- dinlerin, kitle kontrolünün odak noktası olan kleptokrasinin evrilmiş bir biçimi olabileceği gerçeği, günümüzde birçok devletin ve toplumun din aracılığıyla kontrol edildiği de göz önünde tutularak, pek tabii olarak kabul edilebilir.
 
Kaynaklar:
Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik: İnsan Topluluklarının Yazgıları
Alaeddin Şenel, Siyasal Düşünceler Tarihi
Sigmund Freud, Totem ve Tabu,
James George Frazer, Altın Dal
Murat CEVAHİR

Murat CEVAHİR

DİĞER YAZILARI TÜRKÇELEŞTİRİLMİŞ DİN DİLİ 17-01-2018 15:18 KRALIN SOYTARILARI... 30-12-2017 11:04 Türk Eğitimine Vurulan Kilit 11-12-2017 14:50 TÜRK TANRI'YI KORUSUN...!!! 25-11-2017 18:33 Türk Geni Nedir? Türk Genleri Nelerdir? Türk Haplogrupları Nelerdir? (G, I, J1, J2, L, N, O, Q, R1a, R1b) 23-11-2017 15:17 DEVŞİRME ZİHNİYETİ DEVAM EDİYOR 18-11-2017 13:49 KİMLER MİLLİYETÇİ VE VATANSEVER OLAMAZLAR... 08-11-2017 18:39 TÜRKİYELİLER! 04-11-2017 21:54 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI ANISINA TÜRKLERİN SON BAŞBUĞU M.KEMAL ATATÜRK ... 29-10-2017 00:27 Türkiye’nin Milli Para’sı yok 25-10-2017 20:42 ANADOLUDA KAYBOLAN GAYRİTÜRKLER...!! 12-10-2017 20:09 Ben Bir TÜRKÜM !... 11-10-2017 17:05 TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDU... 30-09-2017 21:02 ÇOK ŞÜKÜR TÜRKİYE SÖMÜRGE OLMADI,YOKSA...!!! 27-09-2017 20:09 MEVLANA'NIN TÜRK DÜŞMANLIĞI ve BİAT KÜLTÜRÜ 24-09-2017 00:23 ROTARY, LIONS ve MASONLAR 18-09-2017 21:54 Anunnaki'ler (Anunnaku) 12-09-2017 19:41 DEVE BİR GİRERSE.. 11-09-2017 23:30 Laiklik Dinsizlik midir? 07-09-2017 23:36 YALAKA KOYUN, KASABIN KESKİN BIÇAĞINI ÖVERMİŞ. 05-09-2017 23:35 BİR ÜLKE İÇERDEKİ İŞBİRLİKÇİLERLE NASIL ÇÖKERTİLİR! 01-09-2017 08:53 Yeşeren Zehir: Osmanlıcılık 17-08-2017 23:34 İSLAMCILIK VE KÜRTÇÜLÜĞE KARŞI TÜRKÇÜLÜK 14-08-2017 21:09 TÜRK TARİHİNE BAKIŞIMIZ NASIL OLMALIDIR 07-08-2017 22:34 ACELE EDİN ve DEFOLUP GİDİN! 04-08-2017 21:33 ARAP/EMEVİ MİLLİYETÇİLERİ 30-07-2017 20:17 79 yıllık gaflet uykusu ve sorumluları 26-07-2017 20:22 Atatürk ve Mu - Maya Medeniyetleri 19-07-2017 18:59 15 TEMMUZ’U ANLAMAK! 17-07-2017 19:11 15 TEMMUZ DARBESİ(!) SAÇMALIĞI 16-07-2017 18:37 15 TEMMUZ DARBESİ(!) SAÇMALIĞI 14-07-2017 23:43 MİLLİ SİYASET 13-07-2017 21:56 BİZ YENİ BİR ÜLKE KURACAĞIZ 11-07-2017 21:54 TEMEL SORUNUMUZ 10-07-2017 02:19 TÜRKİYE’ YE VE TÜRK ULUSUNA İHANET VE MELANET GÖSTERGELERİ 03-07-2017 21:44 TÜRKLER NEDEN İSLAM’A DİRENDİLER? 02-07-2017 21:04 BİZ, TÜRK’LER KENDİMİZİ TANIYORMUYUZ ? 28-06-2017 22:32 Siyaset meydanı’ndan siyaset pazarına… 16-06-2017 22:04 Gagauzlar: Gök Oğuz’dan Hristiyan Türkler 15-06-2017 01:27 Tengricilikte Oruç Tengricilikte Oruç İbadeti 10-06-2017 20:25 Milleti koruyan zırhlar yok ediliyor 09-06-2017 18:28 MODERN ZAMAN KÖLELİĞİ 06-06-2017 21:52 GÖK TANRI,KÖK TENGRİ,TENGRİCİLİK YADA TENGRİZM 30-05-2017 17:46 BEDENİMİZDEKİ HÜCRELERİ NASIL TESLİM ALDILAR? BİZ NASIL BU KADAR TEPKİSİZ TOPLUM OLDUK? YA DA NASIL VE NEDEN GENLERİMİZLE OYNUYORLAR? 25-05-2017 19:56 Kılavuzu emperyalizm olanın başı beladan kurtulmaz 23-05-2017 03:32 Tüm dünya alfabelerinin kökeni `TÜRK´ alfabesidir.! 19-05-2017 00:25 Göktürk Alfabesi 17-05-2017 00:01 SİZLER HANGİ İSLAM'A İNANIYORSUNUZ? 12-05-2017 17:44 TOPLUM PSİKOLOJİSİNİ YÖNLENDİRMEK 10-05-2017 12:19 AKP'nin TÜRKİYE'yi BÖLME PLANI... 09-05-2017 19:00 BESMELE,HAMDELE VE SALVELE İLE SIFIRLANAN TÜRKİYE VE İSLAM... 07-05-2017 22:02 ÜLKÜCÜLÜK VE TÜRKÇÜLÜK 04-05-2017 23:52 3 MAYIS 1944 TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ 03-05-2017 18:17 Kayın Ağacının Türk Mitolojisindeki Yeri 02-05-2017 21:55 Biat Kültürü ve Günümüze Yansımaları 30-04-2017 23:16 Türk oğlu, Türk kızı Türklüğünü koru! 28-04-2017 16:10 Gök Tanrı'nın Özellikleri (Tengri) 26-04-2017 23:57 MİKROPLAR DEVLETİN TEPESİNE NASIL YERLEŞİR? 25-04-2017 23:54 Türkçülüğün Doğuşu 24-04-2017 21:18 Devlet; sen milletten aldığın bu vergiyi ne yaptın? 22-04-2017 23:42 SON YÜZYILIN EN BÜYÜK İTİRAFLARI 21-04-2017 15:46 ‘Hayır’ aklı temsil eden uygarlık, ‘Evet’ ise akılsızlığın sembolü biatçılıktır 17-04-2017 18:16 YÖRÜKLER - KÖKENİ VE TARİHÇESİ 14-04-2017 18:39 KÜRT ALEVİ YOKTUR ALEVİLER ÖZ BE ÖZ TÜRKTÜR... 12-04-2017 19:16 AKP ADINA İTİRAF: "TÜRK MİLLETİNİ TASFİYE EDİYORUZ!" 06-04-2017 21:06 BAŞKANLIK 05-04-2017 23:43 TÜRK KAVMİNE GÖNDERİLEN PEYGAMBER... 03-04-2017 01:00 Geçmişten Günümüze MÜTAREKE BASINI ve ALİ KEMAL’ler… 01-04-2017 11:48 TÜRKÇÜLÜK VE SİYASET 31-03-2017 10:17 Başkanlığa EVET(!) 30-03-2017 17:03 TÜRKİYE'DE TÜRK OLMAK (2) 28-03-2017 17:17 TÜRKLER ASİMİLE EDİLMEK İSTENİYOR 27-03-2017 17:24 TÜRKİYE'DE TÜRK OLMAK 25-03-2017 17:52 ÜMMETÇİ – KÜRTÇÜ DAYANIŞMASI 20-03-2017 23:30 Türkiye kendisine son formatı mı atıyor? 19-03-2017 20:03 Kokuşmuş Kapitalizmin ,Kokuşmuş Medyası 18-03-2017 20:02 Eski Türklerde Tanrı İnancı 17-03-2017 19:45 Evet şovu için Türkiye’yi aşağılatanlar! 16-03-2017 21:12 TÜRK IRKÇILIĞI 15-03-2017 18:38 TÜRKİYENİN İTİBARI SIFIRLANDI... 12-03-2017 11:52 TÜRKÇÜLERİ VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ AŞAĞILAYAN ALÇAK KRİPTO DÖNME VE NAYLON ETNİK KİMLİKLİLER. 11-03-2017 19:10 Laiklik Fransız değil Türk icadı 10-03-2017 19:45 AMAZON KADINLARI TÜRKTÜ! 09-03-2017 18:30 SÜMERLER…Tarih Türklerde başlar 08-03-2017 21:40 TIKANDI BABA!.. 07-03-2017 00:21 TÜRKİYE ‘YUMUŞAK İŞGAL’ ALTINDA 05-03-2017 17:54 AYYAŞ 04-03-2017 10:50 CIA ve Türklerin genetik şifreleri! 03-03-2017 15:18 Tengricilikte Oruç 26-02-2017 19:52 Dinlerin Ortaya Çıkışına İlişkin Bir Tez: Kleptokrasi 25-02-2017 20:29 Gök Tanrı İnancında İbadetler (Tengricilik'te İbadetler) 23-02-2017 09:50 TÜRKİYE'Yİ KİM SATIN ALIYOR? 21-02-2017 10:56 Ayvacık Depreminden Ne Anlamalıyız? 20-02-2017 10:54 EKONOMİ ÇOK ZORDA 19-02-2017 10:29 DEVLET BİR MİLLETİN GENETİK MİRASIDIR 18-02-2017 10:07 HANGİ REFARANDUM? 17-02-2017 08:38 Son Asırların Acı Gerçeği: Ümmetçi Tuzakları 16-02-2017 10:56 NOSTALJİ... 15-02-2017 17:44 TENGRİCİ TÜRKİYE 14-02-2017 17:25 Atatürk sebataistmidir ? ve Atatürk Mason mudur? 10-02-2017 17:40 NURCULUK DENEN SAYIKLAMA 09-02-2017 16:07 Anadolu Türklerinin Orta Asya Türkleri ile Genetik Benzerlikleri 08-02-2017 10:47 'Türkler Yüzlerce Yıldır Kendinden Olmayanların Yönetiminde! Devlet Bizim,Ya İktidar?' 06-02-2017 14:52 Yecüc ve Mecüc Türklerdir 05-02-2017 16:37 TÜRK IRKI 31-01-2017 22:33 AK-BABALAR!!! 27-01-2017 17:15 Eski Türk İnancının Adlandırılması Sorunu 26-01-2017 17:31 SEMAVİ DİNLER ASLINDA TENGRİCİLİKTİR 24-01-2017 21:50 SEMAVİ DİNLERİN SÜMER MİTOLOJİSİ OLDUĞU GERÇEĞİ 23-01-2017 19:04 Bozkurt mu? Mankurt mu? 22-01-2017 08:41 Neoconların Minyatür Osmanlısı 16-01-2017 14:13 Osmanlı Türk'mü? 13-01-2017 16:23 Şamanizmden günümüze uzanan ve hala uygulanan Türk adetleri! 09-01-2017 14:07 KÜRESEL SALDIRI: ÖZELLEŞTİRME 28-12-2016 14:04 TÜRK TARİHİNİN BİLİNMEYEN GERÇEKLERİ 19-12-2016 09:46 BİLİNEN İLK TÜRK KİMDİR? 15-12-2016 18:04 ATATÜRK TÜRK TARİH TEZİNİN TASFİYESİ ve TÜRK İSLAM SENTEZCİLİĞİ 14-12-2016 23:34 ATATÜRK’ÜN HAYALİ; “BOZKURT BAŞLI GÖK BAYRAK”… 14-12-2016 12:00
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
23 Nisan 2018 Solo Türk Gösterisi
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
İYİ Parti ÇTSO ve Esnaf Odaları Ziyareti
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA