Metin AKGÜN
Metin AKGÜN
Giriş Tarihi : 21-01-2017 23:36

“Zaman Sana Uymuyorsa Sen Zamana Uyacaksın” Diyorlar!

Varlığımıza anlam katan, bizi kuru kalabalık olmaktan kurtarırken, millet olmamızı sağlayan, milli ve manevi değerlerimizi yitirirken, hızla bize yabancı değerler ediniyoruz. Bu süreçte, nefsinin tatmininden başka bir şey düşünmeyen, çevreye duyarsız, bir nesli yetiştiriyoruz. Özenle yetiştirdiğimiz bu yeni nesil, nefsi ve hormonlarının tesirinde yaşarken kazandığı veya kendisine altın tepside sunulan güçle yetinmeyip, yeni güçler elde etmek için sürekli başkalarını ezen, onları kullanan, bir başka ifade ile sömüren, selamlaşmayı bile çıkar yönünde araç görmeyi tercih eder oldu… Bu yeni nesil, kendisi dışındakileri pek de önemsemeyip, “önemsemek zorunda değilim” algısını temel değer haline getirirken, gücün kendisine kazandırdıklarını fark etmesi nedeniyle güce tapan bir değişim veya dönüşüm geçirdiler, bir başka ifadeyle de bu dönüşüm süreci devam ediyor. Hızla değişen ve dönüşürken, bizi biz kılan değerlerden hızla uzaklaşan bu yeni nesil, bu yönüyle de “Çağdaş Firavun- Çağdaş Nemrut” örneği gibi bir garabete dönüşüyor. Üstelik bu değişim ve dönüşümü akli, mantıki izaha da gayret ederken, bu uygulamanın dine uyarlığı yönünde ciddi zorlamalarda aşikâr… Toplumda yaşanan bu zaaf halimizin, küresel eşkıyaların kullanımına imkan sağlayan bir açık alanımız olduğunu düşünüyoruz. İçerisine girdiğimiz değişim ve dönüşüm çarkı, farkında olmadığımız boyutlarıyla hepimizi etkiliyor. En şuurlu insanlarımız dahi, çocuklarımızı bu yeni değerle uzlaşmak, çıkar yönünde eksik kalmasın kaygısıyla yetiştirmek gerek algısı ile “zaman sana uymuyorsa sen zamana uyacaksın” sözünü dini değerlerinde sorgulanmasına zemin oluşturur olduk. Bugün toplumda gençlerin sohbetlerinde de karşılık bulan hızla yerleşen; "Zenginler yalnızca başkalarının emeğini sömürerek zengin olmuştur." "Biri kazanıyorsa diğeri kaybetmeye mahkûmdur." gibi önyargılar, geleceğimiz açısından risk taşıyor… Paylaşmayı düşündüğüm yazı; bireysel olarak hızlı yaşadığımız bu değişimin, ekonomik süreçte yarınlarımızı karartan tabloya; Güney Afrika'da Mr. Kent mahlası ile gazetelere yazı gönderdiği düşünülen biri olduğu tahmin edilen, Fred 1. Kent’in, ilkokul çağındaki torununun, Dedesine nasıl bir başkasının yaptıklarını almadan kazanç yaratılabileceğini sorması üzerine kaleme aldığı kenar notu olan “Torununa Mektup” konulu (Nisan) 1942 yılında yazılan köşe yazısının günümüze farklı bakmamızı sağlayacağını düşünüyorum. Bay Kent’in ilkokul çağındaki torunu, kazanç sistemini küçük düşürme modasından rahatsız olmuştu. Dedesine; başkasının yaptıklarını almadan, nasıl bir kazanç yaratılabileceğini sordu. Nisan 1942 Sevgili torunum, Sorunu olabildiğince basit bir şekilde açıklayacağım. Kazanç, girişimci için olduğu kadar diğerleri için de yapılan girişimin sonucudur. Bu durumun işleyişini ilkel bir toplulukta düşünelim ve diyelim ki bu topluluk gün boyu çok çalışarak anca kendi zaruri ihtiyaçlarını karşılamaktan öte yeteneği olmayan yüz kişiden oluşuyor.Bir dağın eteğine kurulu ilkel topluluğumuzun suya ihtiyacı var. Dağın tepesine yakın bir kaynaktan başka hiç su yok. Bu yüzden, o yüz kişi her gün dağın tepesine tırmanıyor. Yukarı çıkıp inmek bir saat sürüyor. Bunu hepsi her gün yapıyor, ta ki aralarından biri, kaynaktan gelen suyun kendi aşağı inerken kendisi ile aynı yönde aşağıya doğru aktığını fark edinceye kadar. Aklına dağın yamacına evinin olduğu yere kadar bir kanal kazmak geliyor. Kanalı kazmaya gidiyor. Diğer 99 kişi onun ne yaptığını merak bile etmiyor. Bir gün bu yüzüncü adam kaynak suyunun bir kısmını kendi kanalına yönlendiriyor ve su dağdan aşağıya adamın aşağıda açtığı bir havzaya akıyor. Bunun üzerine yüzüncü adam her gün su ihtiyacını karşılamak için 1 saatini harcayan diğer 99 kişiye, eğer günlük çalışmalarının 10 dakikasını verirlerse, su verebileceğini söylüyor. Böylece yüzüncü adam her gün diğerlerinin 990 dakika iş gücünü alacak ve artık kendi ihtiyaçlarını karşılamak için günde 16 saat çalışmasına gerek kalmayacak. Adam muazzam bir kazanç sağlıyor – ancak onun girişimi diğer 99 kişiye kendileri için elli artı dakika vermiş oluyor. Emrinde 16 saati olan ve doğası gereği meraklı olan girişimci, zamanının bir kısmını dağdan akan suyu izlemekle geçiriyor. Suyun taşları ve ağaç parçalarını ittiğini görüyor. Böylece su dolabını geliştiriyor, daha sonra onun gücü olduğunu fark ediyor ve saatlerce dikkatle izleme ve çalışmadan sonra, su dolabı ile mısır öğütmek için değirmen yapıyor. Bu yüzüncü adam daha sonra fark ediyor ki diğer 99 adam için mısır öğütecek kadar gücü var. Onlara diyor ki “Eğer tasarruf ettiğiniz zamanın onda birini bana verirseniz, sizin değirmenimde mısır öğütmenize müsaade ederim.” Diğerleri kabul ediyor ve girişimci biraz daha kazanç elde ediyor. Diğer 99 adamın ödediği zamanı daha iyi bir ev, yeni tezgâhlar, ışık girmesi için pencereler ve soğuktan korunmak için kullanıyor. Bu böyle gidiyor, yüzüncü adam sürekli diğer 99 adamın zamandan tasarrufu için yollar buluyor – tasarruf ettiklerinin onda birini diğerlerinden bu girişimi için istiyor. Bu yüzüncü adamın bütün zamanı nihayet kendinin oluyor. Kendi istemedikten sonra çalışmasına gerek kalmıyor. Yemeği, barınağı ve kıyafetleri diğerleri tarafından sağlanıyor. Fakat zihni sürekli çalışıyor ve düşünce ve planlarıyla diğer 99 kişinin sürekli daha fazla zamanı oluyor. Mesela fark ediyor ki, 99 taneden bir tanesi diğerlerinden daha iyi ayakkabı yapıyor. Bu adamın bütün zamanını ayakkabı yapması için ayarlıyor çünkü elde ettiği kazançla adamın yiyecek, kıyafet ve barınağını karşılayabiliyor. Diğer 98 kişi simdi kendi ayakkabısını nasıl yapacağını bilmiyor. Tasarruf ettikleri zamanın onda birini ödüyorlar. 99. adam da daha kısa çalışıyor çünkü diğer 98 kişinin ödediği zamanın bir kısmını yüzüncü adam ayakkabıcıya veriyor. Günler geçerken, yüzüncü adam birinin diğerlerinden daha iyi kıyafet yaptığını fark ediyor ve adamın kendi uzmanlık alanını yapmasını sağlıyor. Ve böyle gidiyor. Yüzüncü adamın ileri görüşlülüğü sayesinde, iş bölümü yaratılıyor ve gitgide grup içinde daha fazla kişi kendisine uygun işi yapıyor. Herkesin elinde tasarruf ettiği çok fazla zaman kalıyor. En sıradanlar hariç, herkes diğerlerinin ne yaptığına daha ilgi duyuyor ve kendi pozisyonunu nasıl iyileştirebileceğini merak ediyor. Nihai sonuç ise herkes toplulukta kendine en uygun yeri buluyor. Ama düşün ki, yüzüncü adam kanalı tamamlayıp, diğer 99 kişiye “Eğer 10 dakikalık üretiminizi bana verirseniz size havzamdan su vereceğim” deyince diğerleri ona dönüp “Biz 99 kişiyiz sen bir kişisin. Biz ne kadar su istersek alırız. Sen bize engel olamazsın ve sana hiçbir şey vermeyeceğiz.” deselerdi ne olurdu? Meraklı aklın girişimlerde bulunma güdüsü giderdi. Eğer bütün zamanlarını hala kendi ihtiyaçları için harcayacaklarsa, problem çözmekle hiçbir şey kazanılmayacağını görürlerdi. Toplulukta hiç ilerleme olmazdı. Başlangıçtaki gerilikte kalınırdı. Boş bir hayat için bütün gün çalıştıkları hayat herkese yorucu olmaya devam ederdi.Fakat diyoruz ki 99 kişi yüzüncü adamın düşüncelerine engel olmadı ve topluluğun refah seviyesi yükseldi. Ve bir süre sonra yüz aile oldular. Çocuklar büyüdükçe, fark ettiler ki çocuklara yaşama yolları öğretilmeliydi. Artık yeterli üretim vardı, o yüzden birilerinin işten alınıp ödeme karşılığında gençleri eğitmesi mümkündü. Benzer şekilde, bilgi ve zekâ düzeyi arttıkça, doğanın güzelliği daha görünür oldu. İnsanlar çizimlere manzara ve hayvanları yerleştirdiler – ve sanat doğdu. Doğa ve insanlardan duyulan seslerden müzik gelişti. Çizim ve müziğe yeteneği olanların bütün zamanlarını sanatlarına harcamaları için, yarattıklarını, topluluğun ürettiğinin bir kısmı karşılığında diğerlerine vermesi mümkün oldu. Bu gelişmeler devam ettikçe, topluluğun her üyesi kendi becerisinden bir şeyler verirken, gittikçe diğerlerinin çalışmalarına bağımlı hale geldi. Ve çekememezlik, kıskançlık ve herkese faydalı dürüst girişimcileri kısıtlayan haksız yasalar olmadıkça gelişme devamlılığını temin etti diğerlerinden. Başkalarından bir şey almadan, herkesin hayatını kolaylaştıran bir girişimden kazanç olabileceğini ispat etmek için başka söze gerek var mı? Bu ilkeler hayali topluluğumuzda olduğu gibi, Amerika Birleşik Devletleri gibi büyük devletlerde de etkilidir. Teşviki öldüren ve dürüst girişimciyi sakatlayan yasalar ilerlemeyi geriletir. Doğru kazanç korkulacak bir şey değildir, çünkü herkesin faydasınadır. Biz başkalarının yaptıklarını yıkmak yerine yapmaya çalışmalıyız. Diğer insanlara adil olmalıyız aksi takdirde dünya bize adil olmaz. En içten dileklerimle,

Deden. (1) ---------- 1. http://www.ozgurtoplumundegerleri.com/res/Fred_Kent_Torununa_Mektup.pdf (Erişim 21/01/2017)

Metin AKGÜN

Maarif Müfettişi Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı

Metin AKGÜN

Metin AKGÜN

DİĞER YAZILARI Refleks Tepkiler, Ağır Bedeller Ödetir… 27-05-2019 01:32 Bir Nesli İnşa Ederken… 15-05-2019 22:04 Başkan Akgün’ün, “Avukatlar Günü’nü” Kutlama Mesajı. 05-04-2019 22:04 “Nevruz” Tarımsal Açısından Bir Fırsat Olabilir… 21-03-2019 20:36 Mesleki Eğitimde Paradigma Değişimi, Hayalin Alt Yapısıyla Başlar. (HAY) 02-03-2019 19:27 TARİFELİ UÇAĞI KAÇIRSANIZ NE HİSSEDERSİNİZ? 03-02-2019 15:35 Eğitimde 2023 Vizyonumuzda “Değerlerimiz” Yer Almalı…(I) 14-01-2019 12:33 “5N 1K” Uygulamasına Farklı bir Bakış… 14-12-2018 08:16 Eğitimde Kalite için; Öz Değerlendirme Şart… 18-10-2018 12:14 Her Şey Mutlu Yarınlarımız için… 07-10-2018 21:20 Çocuklarımızla Hayatı Paylaşalım…(2) 11-07-2018 00:03 Çocuklarımızla Hayatı Paylaşalım…(1) 22-06-2018 01:13 23 Nisan’ın Mana Derinliği, Bir Günde Bitmemeli… 26-04-2018 20:56 Çanakkale Ruhu, İstiklalimizin Teminatıdır… 17-03-2018 22:14 Eğitime Bakış Açımızı Sorgulamalıyız… 20-02-2018 13:57 Eğitim Sistemimiz “ERÖR” Veriyor… 22-01-2018 10:52 Mesuliyetimiz, Mefkûremizin Derinliğidir 12-01-2018 02:05 Teknik Eğitim Yarınımızdır… 25-12-2017 10:52 Toplumsal Yapıda Değişim, Kavramlarla Başlar. 11-12-2017 23:38 Farkında mıyız? Bu Gün 24 Kasım Öğretmenler Günü… 24-11-2017 00:30 Bugün 29 Ekim, “Cumhuriyetin” Mana Derinliğini Anlamak Gerek… 29-10-2017 00:32 “Neme Lazım Be Sultanım” Deme! 12-10-2017 21:23 Eğitimde “Şiir” Önemlidir… 03-10-2017 17:18 ÖFKE 27-09-2017 20:56 2017-2018 eğitim ve öğretim yılı başlıyor. 18-09-2017 21:56 Endüstri 4.0 ile Her Şey, “Toz Pembe” Olmayacak! 10-07-2017 02:20 Endüstri 4.0 Günlük Hayatımızda Neleri Değiştirebilir? 03-07-2017 01:18 Sanayileşmede 4. Evre Başlarken, İstikbal ve İstiklalimiz Merkezinde BİZ! 07-06-2017 09:05 Nefsin Doymazlığı Peşinde Nereye… 27-04-2017 23:42 İnanmak, Mutluluk İçin En Temel Şarttır… 09-04-2017 14:17 Çanakkale Ruhu, İstiklal Ve İstikbalimizin Teminatıdır 18-03-2017 16:27 Neslin İnşa Sürecinde “TİYATRO!” Önemlidir 16-02-2017 11:15 “Zaman Sana Uymuyorsa Sen Zamana Uyacaksın” Diyorlar! 21-01-2017 23:36 Mutluluk İstemekle Başlar... 20-11-2016 21:05 Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı Akgün'ün -10 Kasım Atatürk’ü anma- Mesajı 10-11-2016 08:00 Yaşadığımız Hayatı, Hissetmeliyiz! 17-10-2016 09:20 Şemdinli’deki Durak Jandarma Karakolu’na yapılan saldırıyı ve Van'da buluşan 16 ilden 181 aşiret temsilcisinin; PKK'ya gösterdikleri tepki 10-10-2016 10:54 Sevmek Ama Nasıl? 30-09-2016 22:02 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılı, Eğitimde Yeni Bir Başlangıç Olsun. 19-09-2016 19:17 '19 Eylül Gaziler Günü' Kutlama Mesajı 19-09-2016 18:09 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılı, Eğitimde Yeni Bir Başlangıç Olsun 19-09-2016 18:05 Çocuklarımızın Başarısız Olmasında Sebep Biz Olabilir miyiz? (2) 02-09-2016 00:44 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun. 29-08-2016 20:35 Basın Açıklaması 18-08-2016 21:14 Çocuklarımızın Başarısız Olmasında Sebep Biz Olabilir miyiz? (1) 07-07-2016 07:15 Bin Aydan Daha Hayırlı olan Kadir Gecemiz Mübarek Olsun 30-06-2016 20:08 İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki Hain Terör Saldırısını Nefretle Kınıyoruz 29-06-2016 09:26 İnsanın yaradılışındaki üç temel özellik ve EĞİTİM! 18-06-2016 20:13 Kardeşliğin Doğduğu, Sevgi Dolu Bir Ramazan Olsun… 05-06-2016 23:28 İnsan Olmak Önemli … 26-05-2016 09:05 Çocuklarımızın Satırlarında 19 Mayıs… 19-05-2016 12:10 Bütün Annelerimizin Mübarek Ellerinden Öpüyoruz. 08-05-2016 12:22 Bütün Annelerimizin Mübarek Ellerinden Öpüyoruz 07-05-2016 23:50 Miraç Kandili Fırsattır 02-05-2016 23:28 Mavi Kurdele! 26-04-2016 23:24 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun 22-04-2016 09:32 Küçüktük Ufacıktık Top Oynadık Acıktık… 06-04-2016 09:32 Çanakkale Zaferini Doğru Anlamalı ve Anlatmalıyız… 18-03-2016 20:08 Cemreler Gönüllere Düşsün! 07-03-2016 00:08 İnsan Olmak, İnsan Kalabilmek! 21-02-2016 09:47 Nasihat… 09-02-2016 01:19 Zan… 31-01-2016 05:28 İnşanın İnşası Mesuliyetimiz; Kriterlerimizi Doğru Seçmektir 16-01-2016 15:13 Mekke’nin Fethinin Maneviyatında 2016’ı Değerlendirmeliyiz! 31-12-2015 13:01 24 Kasım Öğretmenler Günümüzü Tebrik Ediyoruz… 23-11-2015 21:40 Eğitim Sürecinde Öğretmen Önemlidir… 22-11-2015 07:49 Çocuklarımız İstikbalimizdir… 10-11-2015 09:19 Bu Ahlaki Çöküşle Nereye Kadar! 29-10-2015 07:56 Metin AKGÜN ;Terörün Kıblesi Yok! 13-10-2015 06:18 Metin AKGÜN ; İSTİKAMET! 29-09-2015 08:02 Birlik ve Beraberlik İçin, Bayramlar Fırsat Olsun! 22-09-2015 21:09 Terörün Yarattığı Zulüm, Milletçe Ciğerimizi Dağlıyor… 12-09-2015 18:17 Bugün 30 Ağustos… 29-08-2015 09:05 Yarının Daha Güzel Olması İçin… 25-08-2015 06:16 AKLIMDASIN ALLAH’IM 14-08-2015 18:15 Baskil Kaysıları Türk Ocakları Genel Merkezinde 10-08-2015 18:17 Şehitler ölmez! Bilakis onlar diridirler 05-08-2015 07:11 Kardeşliğimize Sıkılan, Ciğerlerimizi Dağlayan Kurşun! 24-07-2015 05:35 Bayramlar Fırsattır… 18-07-2015 16:12 Tatilde Hikâyeler Anlatalım Çocuklarımıza! 04-07-2015 14:59 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan… 18-06-2015 13:34 Devlet… 05-06-2015 05:49 Beraat Gecesi Samimiyet İster… 01-06-2015 09:40 19 Mayıs 1919 Sıradan Bir Gün Değildi… 19-05-2015 11:16 Bağıranın Önüne Ot Atınca…. 16-04-2015 00:08 Toplumsal Çözülme Sürecine, Değer Eğitimi Odaklı Bakış! 05-04-2015 18:10 27 Mart Dünya Tiyatro Gününü 28-03-2015 13:59 Fedakarlığın Zirvesinin (İSAR) Yaşandığı ÇANAKAKLE… 19-03-2015 11:13 Değerlerimizi Kazandırmadığımız Nesil Nereye Gider? 21-02-2015 13:24 Toplumsal Değişim Yönetilebilmeli! 06-02-2015 11:58 Özgürlük ve Adalet Kavramlarında Yaşanan İkilem… 04-02-2015 11:09 Küreselleşme Süreci, Geleceğin Eğitimi ve Risklerimiz! 21-01-2015 12:59 M.Ö. 2000 Yıllarından Günümüze Yansıyan DUA! 12-01-2015 17:04 Çocuklarımızı Eğitiyor muyuz? 05-01-2015 12:29 Ekonomik Kalkınmanın Sağlam Temellere Oturması Sürecinde; İNSAN! 23-12-2014 09:48 SÜRÜCÜ MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ “SRC” EĞİTİMİ VE SINAVI YETERLİ Mİ? 01-12-2014 21:53 Eğitim, Geleceği Kazanma Savaşıdır… 21-11-2014 20:36 İnovasyon Hedefinde Yeni Nesil…(2) 21-11-2014 19:05 İnovasyon Hedefinde Yeni Nesil… 29-10-2014 00:24 “HANNAS”’IN VESVESESİ KISKACINDA BİZ! 12-10-2014 21:29 Orta Doğuda Yaşanan Kaos… 27-09-2014 14:21 Askeri Zaferlerin Devamı İçin “Eğitim” Önemli… 10-09-2014 21:44 “Ensar” Olmak Zor... 31-08-2014 16:00 KURT KUZUYU YEMEK İSTİYOR AMA! 24-07-2014 13:28 Kavramdan Manaya “RAMAZAN” 09-07-2014 15:23 Ramazan-ı Şerif Temizlenmek İçin Fırsattır. 01-07-2014 22:29 IRAK DA YAŞANAN KAOS... 17-06-2014 16:22 Adalet İstemek Yetmez, “Adalet” Emek İster. 06-06-2014 01:02 Depremle Yaşamak 27-05-2014 22:44 Analarımız bizim için “Cennettir” 11-05-2014 19:14 Bağımlılıklarımız Bizi Dönüştürüyor… 26-04-2014 21:20
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
23 Nisan 2018 Solo Türk Gösterisi
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
İYİ Parti ÇTSO ve Esnaf Odaları Ziyareti
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA