Puna GÜLEÇÖZ
Puna GÜLEÇÖZ
Giriş Tarihi : 19-06-2016 22:23

Puna GÜLEÇÖZ - KAHRAMAN IRK'IMA BİR NAME

 Ne istediğini bilmeyen yani programsız, plânsız olan insan gibi ne istediğini bilmeyen milletin de güçlükler, başarısızlıklar ve bozgunlarla karşılaşacağı muhakkaktır. Hele günümüzde milletlerin dörder veya beşer yıllık plânlarla kalkınma ve güçlenme savaşı yaptıkları bir sırada ne istediğini bilmenin, şuurunu kaybetmekle eşit bir felâket olduğu meydandadır.Tabiî, plân ve program derken, kalkınma derken, bunun yalnız maddî yönünü kastetmiyoruz. Ülküsüz maddecilik insanları hayvanlığa götüreceği için, kalkınmanın manevî tarafını da birlikte ele alıyoruz.Milletimiz tarih boyunca plânlı, istekli ve ülkülü yaşamış, ülkü olarak büyük devlet, yasa düzeni ve cihan hâkimiyeti fikirlerini benimsemiştir. Yalnız Orta Asya’da yaşadığımız çağlarda Mançurya ile Hazar Denizi arasındaki bölgeyi tek yasa altında birleştirip düzen kurmak Türk’lerin değişmez amaçlarıydı. Bu sınırlarda ileri gitme ve geri kalma olsa da cihana hâkim olmak düşüncesinde hiçbir değişiklik olmazdı. Selçuklular’la birlikte Önasya’nın alınmasından sonra ise hedefler değişmiş, eski cihan hâkimiyeti ve büyük devlet düşüncesi Kızılelma adını almıştı. Osmanlı fütûhatının nasıl büyük bir devlet plânına dayandığı gittikçe daha çok gün ışığına çıkmaktadır.Bundan ne kazandık diye sorulabilir.Tarihin diri ve yiğit milleti olduk. Azlık olmamıza rağmen çokluklara hükmederek büyük devlet kurduk. Büyük devletin tabiî sonucu olarak büyük kültür ve medeniyetler yarattık. Yüzyıllarca, dünyanın geniş bir bölgesinde düzen kurup yasanın hâkimiyetini sağladık. Savunmaya geçtiğimiz bu geniş toprakları bir hattan bir hatta koruyarak yok olup tarihten silinmeyi önlemiş olduk. Dahası ne? Ne kazandık diye sorunca her nesneye bir kulp takmak mümkündür. O zaman da sorulabilir: Eski Yunan medeniyeti oldu da ne oldu? Bugünkü teknik ilerlemeye Yunan felsefesinin ve sanatının ne etkisi olmuştur? İnsanlar nasıl olsa bu seviyeye ulaşacaklardı. Fakat bu düşünce temelinden sakattır. Bir milletin bin yılda on yıl yüksek yaşaması bir kazanç ve övünçtür.Günümüzde ise Türk milleti plânsızlığın, ülküsüzlüğün dağınıklığı içindedir. Uygulanmakta olan beş yıllık plânlar işin yalnız maddî tarafına aittir. Kalkınma düşüncesi millî bir ülküyle mânâlandırılmadıkça kısır kalmaya mahkûmdur.Beşer yıllık üç plânın da yüzde yüz başarı ile sonuçlandırıldığını kabul etsek bile; bu kalkınmış, İsveç seviyesine çıkmış memleketin, eğer bir millî ülküsü yoksa, geleceğine güvenle bakılabilir mi?Zengin kültürlü ve sağlam yapılı olduğu halde, hayatta isteği kalmamış olduğu için intihar eden insanlar gibi, gayesiz milletlerde ölüme mahkûm değil midir?Türk milletinin ülküden yoksun olduğu sık sık söylenmekte ve bunun açlığı, millî başarısızlığa uğradığımız zamanlarda daha çok duyulmaktadır. Kıbrıs konusunda, Birleşmiş Milletlerdeki son başarısızlık sırasında zamanın Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in gazetelere geçen bir sözü çok ilgi çekicidir. O zaman Gürsel: “Yunanlılar Kıbrıs’ı, Bulgarlar Trakya’yı, Ruslar Kars’ı istiyorlar. Biz ne istediğimizi bilmiyoruz” demişti. Buradaki “biz” zamiri şüphesiz Türkiye’nin resmî çevreleri, resmî sorumluları anlamında kullanılmıştır ve bu sorumlular cidden ne istediklerini bilmemektedir. Çünkü millî program yoktur. Siyaset bilgisi onlara göre “idare-i maslahat” tır. En büyük zekâ, köylü kurnazlığı ile karşısındakini kısa bir süre için aldatabilmektir. Bir tehlikeyi iki yıl üç yıl geriye atmak bir zaferdir. Oysa ki Türkiye’de ne istediğini bilen bir zümre vardır. Bu zümre Türkçülerdir ve bütün Türklerin tek devlet halinde birleşmesini istedikleri için, yerine ve zamanına göre maceracılık, emperyalistlik, faşistlik ve kafatasçılıkla suçlanmaktadırlar. Küçük ve zayıf Yunanistan kurulduğu günden beri Megalo İdea yani Bizans İmparatorluğunun diriltilmesi düşüncesinin ardında koşarken, dağınık ve geri Arap İran Körfezinden Atlas Denizine kadar Arap Birliği isteğinin arkasında iken, Afrika’nın yeni çelimsiz devletleri kendilerine göre birer dış hedef gözetirken, geçmişin nice büyüklerinin mirasçısı olan Türk milleti millî bir ülkü gütmekten alıkonuyor ve bunu dış düşmanlar değil, Türk aydını olarak bilinen bir güruh yapıyor. Bu uyuşuk güruh siyasî bir paratoner olan “yurtta barış, cihanda barış” formülünü bir hayat prensibi diye benimsemek istiyor. Peki ama senin dışarıda gözün yok diye başkalarının sende gözü olmayacak mı sanıyorsun budala? İşte örnekleri ortada: Sen uyuşuk uyuşuk oturduğun için, milletine dış hedef göstermediğin için başkaları seni dış hedef gösteriyor ve Kıbrıs’tan sonra sıranın İmroz’a, İstanbul’a ve Ege’ye geleceğini açıkça söylemekten çekinmiyor. Türkçüler, millî ülkünün temsilcisi olan kimselerdir. Bu türlü temsilcilikler demokratik seçimle değil, düşünceyi ileri sürmekle, onu savunmakla, uğrunda fedakârlığa, hatta belâya katlanmakla elde edilir. Bu temsilcilerin vergi kaçıran tüccarla, yalan söyleyen politikacı ile, satılık kalem sahipleriyle bir tutulmaya tahammülleri yoktur. Türkçülere: “ Milliyetçilik sizin tekelinizde mi ” diye sık sık sorulmuştur. Elbette öyledir. Herkes milliyetçi olsaydı, Türkiye bugünkü güç şartlar içinde bocalamazdı. Parti kavgaları, sınıf düşmanlıkları, kazanç ve kâr davaları tabiidir ki milliyetçilik olamaz. Bunlar bir milleti ancak batmaya götürür. Hele kelime kavramlarının alabildiğine kötüye kullanıldığı çağımızda, Türkçülük düşmanlarının “biz Türkçüler” diye yazı yazdığı, Moskova uşaklarının milliyetçilikten dem vurduğu günümüzde Türkçülük elbette küçük bir zümrenin tekelinde olacak ve Türkçülük olunca da en normal sonuç olarak ister istemez ırkçılığa gidecektir. Bu ırkçılık bir takım şarlatan maskaraların ileri sürdüğü gibi kafa ölçmek, kan tahlil etmek, yedi ata saymakla ilgili değildir. Irkçılık kan ve ırka dayanmakla beraber Türklük şuurunda olmak, yabancı bir ırkın şuuruna sahip çıkmamak davasıdır. Türkçülerin iç davası olan ırkçılık, Türkiye’nin kaderine Türklerin hâkim olması, kilit noktalarında Türklerin bulunması ilkesidir. Birinci Cihan Savaşında Osmanlı ordusundaki Arap ırkından subayların nasıl ihanet ettiğini okumak, o savaşlarda bulunanlardan dinlemek aklı başında olanlar için ebediyen unutulmayacak bir derstir. Balkan Savaşında Arnavutların, Cihan Savaşında Arapların topyekûn ihanetini gördükten sonra ve Arapların Türkiye’den bir Hatay isteği varken Türkiye’nin yerli Fellâhlarını Harp Okuluna alarak subay yetiştirmek, Mülkiyeden çıkararak vali yapmak, parti listelerinden mebus seçerek Bakanlığa getirmek doğru mudur, değil midir?Bugün Türkiye’de bir Kürtlük ve Kürtçülük akımı varken ve bunlar sıkı yönetim mahkemelerine kadar götürülmüşken bunları mebus ve senatör yapmak, bunları memleketin kilit noktalarına getirmek doğru mudur Türkçüler, Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünde Türk olmayanların ihanetlerinin en büyük rol oynadığını bilmekten doğan bir şuurla devlet makinesinin başında bunlardan kimse bulunmamasını ister. Bir insanın sadık mı, hain mi olduğunu kestirmeye tabiî imkan yoktur. Fakat o insan Türk topraklarında iddiası olan bir cemaate mensupsa ihanet etmesi daima ihtimal içindedir. Bu sebeple onu kilit noktasına getirmek, gaflet, hamakat ve ihanetten başka bir şey değildir.Türkçülerin dış prensibi bütün Türklerin birleşmesidir. Dışarıdaki Türklerin kaderiyle ilgilimizi kesmenin bize hiçbir güvenlik sağlamadığı son otuz yılın tecrübesiyle belli oldu. Irkdaşlarının yok edilmesine göz yuman bir millet zaten yok olmaya mahkumdur ve buna layıktır. Milletleri millet yapan, uğrunda ölecekleri yüksek ilkelere bağlanmış olmalarıdır. Bugünkü kuşaklar neye, hangi ülküye, nasıl bir düşünceye bağlanmıştır? Sağdan sola her topluluk tarafından sözde benimsenen Atatürkçülük genç kuşakları heyecanlandıracak bir ülkü müdür? Atatürkçülük denen nesne bir ilâç, bir panzehirdir. Hastalanmış veya zehirlenmiş bir ülkü değildir. Ülkü bir milleti iliklerine kadar heyecanla sarsan düşünce demektir. Uğrunda kanların ve canların harcandığı bir inançtır.Irkçılık ve Turancılıktan katışma olan Türkçülük bu milleti heyecanla birleştirip yeniden büyük devlet durumuna getirecek ilke olduğu için yürütücü kuvvettir. Başka her düşünce, bugün piyasada olan her ilke, her inanç, her doktrin bölücü, dağıtıcı, üstelik de yabancı köklüdür.Birleştirici, yürütücü, kalkındırıcı olan yalnız Türkçülüktür. Dışarıdan gelmemiş olan, millî ürün olan Türkçülük…Bundan dolayıdır ki biz ne istediğimizi biliyoruz. Mütareke yıllarında kurtuluş olarak Bolşevikliği yahut Amerikan mandasını gören soysuzlaşmış aydınlar gibi, bugün de yine Moskova veya Amerikaya yüz döndürmüş olan soysuz aydınlarla Türkiye’nin kurtuluş davası yürütülemez. Didişmelerini yalan ve iftira kampanyasıyla yapan siyasî partilerden hiçbir hayır yoktur. Oy toplamak için Kürt şeyhlerine yahut İmroz Rumlarına taâviz vermenin bir vatan ihaneti olduğunu anlamaktan âciz aşağılıkların millet kaderinde söz sahibi olması korkunç bir felâkettir. Atatürk’ün “Türk milleti, başına geçireceği insanların kanındaki cevher-i asliye dikkat etmelidir” sözü açık anlamı ile “Türk ırkından olmayanları başına geçirme” demektir. Bu söz mücerret bir övünme veya şatafat değil, acı denemelerden doğuş bir gerçek, yabancı soyluların getirdiği felâketlerden alınmış bir derstir. Bunu Atatürkçü geçinip de Türkçülük düşmanlığı yapanları uyarmak için hatırlatıyorum. Yoksa Atatürk bunu söylememiş olsaydı biz yine ırkçı olacaktık. Aklımız büyük olanlardan ders almayı emrettiği; tarih kendi derslerinden faydalanmayanları bağışlamadığı için ve en sonra yüzyılların gerisinden gelip bize şeref veren millî şuur ve gururumuz böyle gerektirdiği için ırkçı olacaktık.Şeref meselesine önem vermemiş toplumların sonu kölelik ve hayvanlıktır. Çünkü şeref yalnız insanlarda olan bir duygudur.Irkçı değil misin? Irkçılığa düşman mısın? Öyleyse sen günün birinde Atenagoras’ı Türkiye Cumhurbaşkanı görmekte sakınca bulmazsın. Belki de Batı Hıristiyan dünyasının sevgisini ve yardımını kazanırız diye düşünürsün.Sen bir Yahudi sarrafın maliye bakanı olmasına ses çıkarmazsın. Kendi kesesini doldurmasına ve İsrail’e transferler yapmasına rağmen bütçeyi kabartacağı için sevinç bile duyarsın. Hattâ kürt devleti kurmak için bunca Türk’ün kanına giren Şeyh Said’in torunlarından birinin başbakan veya devlet bakanı olmasına da ses çıkarmazsın.Sen yalnız Türkçülüğe karşı çıkar, Türk ırkçılığını yerer, Turancılığa düşmanlık edersin. Çünkü sen ya Türk ırkına yüzyıllarca kölelik etmiş bir milletin mensubu yahut da beyni işlemeyen, yobazlaşmış, okuduğunu sindirememiş bir budalasın.

Puna GÜLEÇÖZ

Puna GÜLEÇÖZ

DİĞER YAZILARI ORTADOĞU YENİDEN Mİ ŞEKİLLENİYOR? 26-12-2018 21:07 2 EKİM 2018 CEMAL KAŞIKÇI OLAYI 09-10-2018 08:43 ABD TİCARET SAVAŞI VE OLASI SONUÇLARI ANALİZİ 14-09-2018 19:37 Orta Doğu’da din üzerinden beklenilen savaş teorisi su savaşına mı evrilecek? 13-07-2018 21:26 PSİKOLOJİK KARŞI ATTACK 05-03-2018 10:56 BİLDİĞİM TEK ŞEY, HİÇ BİR ŞEY BİLMEDİĞİMDİR. 25-11-2017 01:17 GEÇMİŞİN ÇÖKEN MEDENİYETLERİNDEN ALINACAK DERSLER 12-11-2017 16:29 NÜKLEER GERÇEĞİMİZ 31-10-2017 23:58 PARADOX KİMİ ZAMAN ŞAŞIRTMA AMACI GÜDEN,AYKIRI DUYGU VE DÜŞÜNCE 23-10-2017 23:01 PSİKOLOJİK OPERASYON 12-10-2017 23:41 BUNUN SONU NEREYE VARACAK 04-10-2017 22:47 Şu mavi noktaya dikkatlice bakın. 24-09-2017 22:22 AÇLIK OYUNLARI (KUTSAL ZEYTİN’İN KATAR A CEZASI) 08-06-2017 16:18 İNSANLIĞIN SINAVIDIR ŞU YEMEN ELLERİ 15-05-2017 20:30 ALLAH’IN SINIRLARI İHLAL EDİLMİŞTİR 07-05-2017 10:26 23 Nisan 1920-∞ 22-04-2017 11:30 KURT VE ÇAKALIN HİKAYESİ .... 20-04-2017 19:19 ÜLKÜMÜZE…DAVAMIZA…BUNLARIN KAPSAMI OCAKLARIMIZA SAHİP ÇIKMA ZAMANIDIR 17-04-2017 18:17 LİBYA’YI 3’E BÖLME PLANINA GENEL BİR BAKIŞ(HER TARİH BİR MESAJ) 11-04-2017 19:08 HER TARİH BİR MESAJ (KÖRFEZ STRATEJİSİ NE İSE SURİYE STRATEJİSİ AYNIDIR) 07-04-2017 23:21 DÜŞMAN:”ÖNCE UYKU SONRA ÖLÜM” DİYOR! 31-03-2017 10:22 AKLIN TEMEL TAŞI MANTIK (BİR ARAŞTIRMAMIN KISA ÖZETİ) 29-03-2017 17:10 SON DÜNYA SAVAŞLARI ÜLKE SENERYOLARI-ANALİZLER 3 23-03-2017 09:04 SON DÜNYA SAVAŞLARI ÜLKE SENERYOLARI-ANALİZLER 2 12-03-2017 21:21 SON DÜNYA SAVAŞLARI ÜLKE SENERYOLARI-ANALİZLER 1 02-03-2017 10:38 SÜREKLİ OLARAK ŞEKİLLENDİRİLEN TARİHLER 17-02-2017 19:31 AGNOTOLOJİ (CEHALET BİLİMİ) 11-02-2017 15:29 ŞEYTANLA DANS EDEN KİRLENMEKTEN KURTULAMAZ 10-02-2017 17:41 ANLARSANIZ….!!!! 09-02-2017 21:19 EĞER ÜLKENİ KURTARACAK BİR LİDER BEKLEMEKTEYSEN BEN SİZE BİRŞEY ÖĞRETEMEMİŞİM DEMEKTİR./MUSTAFA KEMAL ATATÜRK. 27-01-2017 17:14 BARDAĞIN DOLU TARAFINA BAK 24-01-2017 21:38 KÜRESEL ANAYASA 15-01-2017 17:43 KISSADAN HİSSE... 10-01-2017 16:30 TARİH HATAYI AFFETMİYOR 9.KISIM. 04-01-2017 22:38 TARİH HATAYI AFFETMİYOR 8. KISIM 30-12-2016 13:20 TARİH HATAYI AFFETMİYOR 7.KISIM 20-12-2016 02:27 TARİH HATAYI AFFETMİYOR 6.KISIM 16-12-2016 08:18 TARİH HATAYI AFFETMİYOR 5.KISIM 14-12-2016 08:52 TARİH HATAYI AFFETMİYOR 4.KISIM 12-12-2016 08:07 TARİH HATAYI AFFETMİYOR 3.KISIM 09-12-2016 22:39 TARİH HATAYI AFFETMİYOR 2.KISIM 08-12-2016 10:26 TARİH HATAYI AFFETMİYOR…. 04-12-2016 18:19 VATAN VE İMAN İÇİN 06-08-2016 14:44 TÜRK BİR DEV HAYALİ YIKTIM GERÇEĞE YÜRÜYORUM 09-07-2016 03:15 Puna GÜLEÇÖZ- MADEM MİLLETÇİLİK, NEDEN RUHU YOK 27-06-2016 02:40 Puna GÜLEÇÖZ - KAHRAMAN IRK'IMA BİR NAME 19-06-2016 22:23 BENİM İMAN DOLU,GÖĞSÜM GİBİ SERHADDİM VAR 11-06-2016 12:44 BIR MILYON KERE BIR MILYONLUK BIR KUVVET...KISSADAN HİSSE ZAMANIMA... 01-06-2016 09:02 Puna GÜLEÇÖZ ; HÜRRİYET KASİDESİ.... 22-05-2016 23:15 BUYUK TURK BİRLİĞİ. ASLA İMKÂNSIZ DEĞİL... 16-05-2016 00:02 SİZİN HAKLARINIZ 3 MADDE VE HER YOL EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR... 08-05-2016 22:09 İHTİLALİ KİM YAPTI 02-05-2016 09:17 EN BUYUK AŞAMADIR MERKEZİ BİRLİK NE KADAR SAMİMİSİNİZ... 25-04-2016 09:35 NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!... 17-04-2016 20:41 TERÖR EYLEMLER STRATEJİSİ 10-04-2016 19:07 ZAMAN MAKİNASI VE KURTULUŞ YOLU 1.BÖLÜM 04-04-2016 00:54 ALGI STARTEJİSİ VE OYUNUN İÇİNDE OYUN KURALI 27-03-2016 21:49 VATAN BEYNİM SANA FEDA OLSUN 20-03-2016 19:02 “KEMAL PAŞA”1923 15-03-2016 15:22 TARİHİ UNUTAN GAFİLLER GÜÇ VEHMEDEBİLİR,AMA SONLARI HÜSRANDIR 08-03-2016 16:07 BALFOUR DEKLARASYONU 1917 03-03-2016 01:04 SYKES-PİCOT PLANI İYİCE İRDELENMELİDİR 28-02-2016 14:51 ALTIN VURUŞ 27-02-2016 02:58 DESİNLER Kİ BİR DE BİTLİSLİ EŞREF KOMUTAN VARDI 20-02-2016 01:27 BU BAHAR A İNDİRİM VAR 13-02-2016 03:26 BU BAHARA İNDİRİM VAR 12-02-2016 18:03 BEN KALEMİME MÜLTECİ DEĞİLİM HAKİMİM.. 12-12-2015 17:36 BENİM EGOM YOKTUR.FİKRİM VARDIR. BİLİMSEL (EZOTERİK)YOK OLUŞ 08-12-2015 05:37 MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNE GEÇEBİLİRMİYİZ ARTIK...!!! 30-10-2015 21:43 (Ata'sının kızı) Puna Güleçöz HARBİ ANALİZ...(ANALİZ-İ HARBİ) 12-09-2015 18:13 Vatan Sana Canım Feda Derken Çok Nettim! 31-08-2015 12:10 (Ata'sının kızı) Puna GÜLEÇÖZ TÜRKLER BU ÇAĞDA FİNALE Mİ OYNUYOR? 18-07-2015 22:47 KELEBEK ETKİSİ... 17-04-2015 19:32 Ata ’ya Mektup 16-04-2015 00:59
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
23 Nisan 2018 Solo Türk Gösterisi
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
İYİ Parti ÇTSO ve Esnaf Odaları Ziyareti
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA